Parti Birleşmeleri ve AKP'nin Geleceği Hakkında - Bekir Öztürk
Dışarıya karşı pazarlayan, içeriye karşı azarlayan bu iktidarı daha fazla taşımak istemeyen Türk Milleti, tıpkı Anavatan Partisi ve Doğruyol Partisi gibi, AKP' yide kapının önüne koyar. Gelin bundan sonrasıyla ilgili bir simülasyon yapalım, Yıl 2029, Yer Ankara Atatürk Spor Salonu,coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsnaproxennatrium go naproxen kruidvatfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acne
|
Bundan 28 yıl önceydi. Siyasetin iğdiş edildiği, siyasetle uğraşan herkesin korkutulduğu, yıldırıldığı bir dönemde, dönemin Genelkurmay Başkanı'nın "Oy vermeyin" diyerek bilmeden büyüttüğü bir parti gitmişti Türk Siyasi hayatına. Girmesiyle tek başına iktidara gelmeside bir olmuştu zaten. Partinin tonton Genel Başkanı karısına sözünü geçiremesede Türk Milletini evire çevire yönetmişti. Yıllarca askeri yönetimin uyguladığı kısıtlamalar ve yanlış politikalar nedeniyle sıfırlanan yatırımlar başlayıp, önünü görememekten kaynaklı para harcayamayan yurdum insanı kenara köşeye sakladığı paraları piyasaya sürünce Cumhuriyet tarihinde örneği görülmemiş bir yatırım ve tüketim çılgınlığı ile karşılaşmıştık. Ülkenin her yeri şantiye halindeydi. Bunun doğal sonucu olarak işsizlik azalmış, esnafın yüzü gülmüştü. Elektriksiz, susuz, telefonsuz köy kalmamış, bunların köylere girmesiyle elektronik, beyaz eşya ve benzeri ürünlerin satışında inanılmaz rakamlara ulaşılmıştı. Tonton siyasetçi, gerek 11 Eylül 1980 den önceki günlerin müsebbibi olarak görülen siyasi partiler ve siyasetçilere duyulan bilinçsiz kinin etkisi, gerekse konuşması, görünümü ve bir takım uygulamalarıyla milletin gönlünü kazanmıştı. "Benim memurum işini bilir" diyerek memurun rüşvet almasını meşru gösteren Tonton siyasetçi, sadece memuru değil hemen her kesimden insanları bu yeni düzene entegre etmişti. Şartların ortaya çıkardığı ve iktidara taşıdığı siyasi parti, ikinci tek başına iktidar sürecinden sonra erimeye başladı. Artık millet partinin ABD'ye çok yakın duran Genel Başkanının getirdiği yenilikler, Çikita Muzu, Fransız Peyniri, büyüme hızı ile hiç ilgili değildi. ( Hoş büyüme hızı da gerilemeye başlamıştı. ) Artık o, kimleri nasıl zengin ettiği, karısının papatyaları, kızının davulcu kocası ile anılır olmuştu. Birde halen terörün bu günki boyutlara gelmesinde çok büyük rolü olduğu tartışılan "Üç buçuk çapulcu" sözleriyle. Onun ve Emanetcisi Yıldırım'ın hakkında yüzlerce fıkra dolaşıyordu piyasada. Tonton'un son zamanlarında erimeye başlayan partisi, onun köşke çıkmasının ardından iyice kan kaybetti ve kaçınılmaz son ile yüz yüze geldi. Onun ikinci adamı olarak bilinen bir siyasetçinin kaptan köşküne oturduğu parti, ondan sonra dikiş tutmadı. Duruşu, bilgisi, temizliği tartışılmaz bir siyasetçinin büyük bir iddia ile partiyi yenileme çalışmaları dahi partinin siyasi yelpazede tutunmasında etkili olamadı. en son Merhum Tonton'un döneminde yapılan Genel Merkezi bir Alışveriş Merkezine kiraya verildi. 30.10.2009 günü yapılan bir kongre ile siyasi yelpazenin kendisi gibi "Merkez Sağ" ında bulunan sırayla Celal Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mehmet Ağar gibi önemli isimleri eskiten Demokrat Parti ile birleşti. Gelelim bu kaderi paylaşacağından zerre kadar şüphe taşımadığım bu günkü izdüşümüne, AKP'Yİ BEKLEYEN HAZİN SON Tıpkı Anavatan Partisi gibi "özel" bir dönemde kurulan,kurulur kurulmaz aynen onun gibi tek başına iktidara gelen, yapılan ikinci seçimde aynen onun gibi yeniden tek başına Hükümet kuran AKP'yide benzer bir sonun beklediği konusunda hemen tüm siyasi gözlemciler ittifak ediyor. 2008 yılında yapılan Yerel seçimlerde oy kaybı yaşanan AKP,
gerek izlediği yanlış dış politikalar, gerek işsizlik, gerekse
arkalarındaki lobilerin desteklerini çekmeleri nedeniyle güç
kaybetmeye başlar. Dışarıya karşı pazarlayan, içeriye karşı azarlayan bu iktidarı daha fazla taşımak istemeyen Türk Milleti, tıpkı Anavatan Partisi ve Doğruyol Partisi gibi, AKP' yide kapının önüne koyar. Gelin bundan sonrasıyla ilgili bir simülasyon yapalım, Yıl 2029, Yer Ankara Atatürk Spor Salonu, Merhum (Muhtemelen) Necmettin Erbakan'ın veliahdı Prens Fatih Erbakan'ın Genel Başkanı olduğu Saadet Partisi ile Genel Başkanlığını Necmettin Bilal Erdoğan'ın yaptığı, hakkında "Laikliğe Karşı Faaliyetlerin odağı olmak" suçlamasıyla kapatma davası açılan, Fetullah Gülen kontenjanından Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçilen iki üyenin muhalif oyuna karşılık dokuz üyenin oyu ile kapatıldıktan sonra isim değiştiren PAK Parti, barajı aşabilmek için güçlerini birleştirme kararı alırlar. Şatafatlı İktidar yıllarından sonra Türk Milleti tarafından
görmezden gelinen Pak Parti,
yıllarca barajı aşamamanın yılgınlığı ile, bir dönem "Gelenekçi"
diye dışladığı "hoca" larının partisinin çatısı altına
sığınmakta sakınca görmedi. Kongre günü her şeyde uzlaşan iki siyasi parti, salonda çalınacak şarkılar konusunda anlaşamıyor. Saadet partililer Genel Başkanlarının adı ve gelenekleri nedeniyle, "Fatihin İstanbul'u fethettiği yaştasın" marşını isterken, Onlara göre daha yumuşak olan PAK Partililer "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısını istiyorlar. Tartışmalıda olsa gerçekleşen birleşmenin ardından PAK Parti'nin bir süredir Alık Holdinge kiralanmış olan Genel Merkezi'ninde Saadet Partisine devredilmesi kararı alınıyor. Alınan bilgilere göre birleşmenin gerçekleştiği 30 Ekim 2029
Cumartesi gününden sonra bir kaç gün, Binanın zemin katında bulunan
Pak Parti İrtibat Bürosunun telefonları hiç susumamış.
İşte böyle dostlar, Bazen bu günler yarının aynasıdır. Temennimiz odurki 2029 yılına kalmadan bu hayırlı birlikteşme bir an önce gerçekleşsin. Ne demişler "Birlikte Rahmet Ayrılıkta Azap Vardır"
|