Vatan Sağolsun... - Nurten Akyazılılar
Kurşunun vızıldayarak gelen sesiyle birlikte şehidin kanı sanki izleyenlerin de yüzüne sıçrıyor. Şehit asker için oracıkta tutanaklar tutulup, helikopter ile ailesine teslim edilmek üzere gönderiliyor. Asker nöbette uyumaz da halkımızın da gerçekleri görmek için nöbet vakti gelmedi mi? Film, bu girişle başladıktan sonra iki ay kadar evvel gösterilen o hafızalardan gitmeyecek olan içtima sahnesinde yüzbaşının birliğine; “Uyursan ölürsün, sen uyursan herkes ölür” sesi yankılanıyor.levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis forum cialis prodaja cialis bez receptasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects
|
Bir yandan Kürt açılımı bir yandan da şehit haberleri… İşte tam bu atmosferin içinde, 16 Ekim'de ‘Nefes’ adındaki film gösterime girdi...
'Nefes',
2365 metre yükseklikteki Karabal Tepesi’ndeki röle istasyonunu
korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki kırk askerin
hikâyesi...
Levent Semerci'nin yönetmenliğini yaptığı film, Antalya'nın Kemer İlçesi yakınlarındaki Tahtalı Dağı'nda çekilmiş. Film için dağda, 2365 metre yükseklikte, küçük bir karakol kurulmuş. Gerçek bir hikâyeden kurgulanmamış ama bugüne kadar görülen, duyulan ve yaşanan olaylar birbirine eklenerek, tamamen kurmaca olaylar ve karakterler yaratılmış. Kırk askeri canlandıracak yetenekli, zamanı bol ve ünlü olmayan konservatuar mezunu isimler seçilmiş.
Filmin
girişinde; sınır ötesi harekâtın başlamasıyla, operasyona katılan
birliklerin haberleşmesi açısından telsiz röle istasyonunun bulunduğu
Karabal Jandarma Karakolu’nun önemi artıyor. Güneydoğu’da, Irak
sınırına yakın bir ilçedeki Komando Tugayında görevli bir yüzbaşı ve
emrindeki askerler bu karakolun korunmasına destek olmak için yoğun
tipi ve karla mücadele ederek karakola ulaşmak için çaba harcarken
teröristlerin pususunda bir asker şehit oluyor.
Asker nöbette uyumaz da halkımızın da gerçekleri görmek için nöbet vakti gelmedi mi?
Film,
bu girişle başladıktan sonra iki ay kadar evvel gösterilen o
hafızalardan gitmeyecek olan içtima sahnesinde yüzbaşının birliğine;
“Uyursan ölürsün, sen uyursan herkes ölür” sesi
yankılanıyor. “Televizyona
bile çıkarsınız. 45 saniyeliğine kahraman olursunuz. Çıkar süslü bir
karı, hüzünlü sesle anlatır: ‘Hekim Bulut, karakol baskınında şehit
düştü’. 45 saniye... Sonra da magazin haberleri”
...
Her yer kar, öyle yüksekteki karakol bulutların arasında adeta... Direkteki bayrak bile soğuğa dayanamıyor. Mehmetçik nöbetini, üzeri teneke tente ile örtülü, her yeri açık bir yerde, tipi ve kar soğuğunda tutuyor. Bu doğal şartların zorluğuna ve stratejik konumuna rağmen karakolda üst bir teknoloji ve konfor göremiyorsunuz; küçük bir kömür sobası ile ısınıyorlar. Yurdun her yerinden gelmiş askerler kendi aralarında acılarını, sevinçlerini, hasretlerini, korkularını paylaşıp, eğlenmek için fırsatlar yaratarak, şartları katlanabilir kılmayı başarıyorlar.
İlk yarı bitip de ikinci yarı başladığında, gerçek terör mücadelesini görüyorsunuz. Özellikle son 15 dakikadaki o hain terör baskını neticesinde askerin orada hangi koşullarda ne ile mücadele verdiğine tanık oluyorsunuz.
Bu kanlı baskın gecesinde öyle çok kurşun ve bomba patlamaları duyuyorsunuz ki yerler mermi kovanlarıyla silme kaplanırken karakol binası tanınmayacak, yıkıntı bir hale geliyor. Ve öyle çok kan dökülüyor ki duvardaki Atatürk büstüne sıçrayan kanlar, Atamızın adeta gözlerinden süzülüyor!
Her şey bittiğinde yaralı bir asker yerinden kalkıp, dışarıda yere devrilen o ağır Atatürk büstünü yerden alıyor; kucağında temizleyerek ona öyle bir sarılıyor ki... Filmi izleyen herkes eminim, şu mesajları da alıyordur:
Bu vatan bölünmez...
Kaç nesil geçerse geçsin aradan, Atatürk sevgisi yüreklerden silinmez...
Güneydoğu’da vatani görev yapan asker aileleri huzurla uyuyamaz…
Ve bu öyle bir acı ki yüzbaşının eşi, gelen ambulans ve askeri aracı görünce kendisine verilecek haberin ne olduğunu hissederek; evine sığınıp, kulaklarını onların ısrarla çaldıkları zile tıkıyor...
Evet,
film klasik kahramanlık efsaneleri ya da Amerikan aksiyon filmleri
gibi değil. Belki sırf bu yüzden bile eleştiren kişiler olacaktır.
Gerçeklerin yüzünüze tokat gibi indiği ve sizi olduğunuz yerde
sendeletecek kadar etkili bir film…
Neye açılıyoruz?!. Millete rağmen bu başlıklarda açılmak mümkün mü?
Bir
yandan barış süreci, açılım gibi süslü püslü laflar havada kol
gezerken, bir yandan da işte dağın başında, o zorluklalarda ana
kuzucukları vatan uğruna şehit ediliyor, gazi oluyor...
Toplumda
infial olmasın diye hükümet yetkililerince bu şatafatlı karşılamalara
müsaade edilmeyeceği belirtildi ve hemen ardından, “Avrupa’dan
gelecek ekibin yurda girişi şimdilik engellendi” açıklaması
yapıldı.
Evet, oyunun kurallarını görebilmek için mutlaka izlenmesi gereken bir film; NEFES…
Oyuncular: Akan
Atakan, Barış Aydın, Cüneyt Deniz, Doğukan Polat, Ekin Bulut, Engin
Baykal, Ersin Cem Bilgin, Ertunç Atar, Faruk Uysal, Turgay Atalay,
Utku Duman Senaryo: Levent Semerci, Mehmet İlker Altınay, Hakan Evrensel Müzik: Fırat Yükselir Süre: 127 dk
|