Dış Politika11 Ekim 2009 00:00

Afganistan’daki ABD Askerleri Ruhsal Bozukluk İçinde

İki din adamı Kabil'deki askeri karargahtan verdikleri röportajda askerlerin psikolojisini şöyle özetledi: "Birçok asker hayatlarını nafile bir görev için riske attıklarını ve Afgan halkının kendilerine yardımcı olmak için hiçbir şey yapmadığını söylüyor. Çoğu depresyon ve umutsuzlukla boğuşuyor ve sadece ailelerine geri dönmek istiyorlar." escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaabilify abilify alkohol abilifydiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Afganistan'daki ABD birliklerinde dokuz aydır görev yapan iki papaz,
İngiliz Times gazetesine konuştu.

NTV'nin haberine göre vaiz Jeff Masengale ve Sam Rico, Afganistan'daki
Amerikan askerlerinin depresyonda ve hayal kırıklığna uğramış durumda
olduğunu söyledi.

İki din adamı Kabil'deki askeri karargahtan verdikleri röportajda askerlerin
psikolojisini şöyle özetledi: "Birçok asker hayatlarını nafile bir görev
için riske attıklarını ve Afgan halkının kendilerine yardımcı olmak için
hiçbir şey yapmadığını söylüyor. Çoğu depresyon ve umutsuzlukla boğuşuyor ve
sadece ailelerine geri dönmek istiyorlar."

BU SAVAŞI SONA ERDİRMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ

İki vaiz, hiç görülmemiş oranda askerin kendilerine yardım istemek için
geldiklerini söylüyor:

"Çok sert görünen adamlar bile, bu çadırdan mabede gelip diz çöküyor. Net
bir ilerleme ve amaç görememeleri onları büyük hayal kırıklığına sürüklüyor.
En büyük sorular, 'Bu savaşı sona erdirmek için ne yapmalıyız? Birini mi
yakalamalıyız? Bir hedefe mi saldırmalıyız?' 'Taliban'ı durdurmak' cevabı
ise onları tatmin etmiyor, çünkü bunun neredeyse imkansız göründüğünü
söylüyorlar."

TEK İSTEKLERİ EVE CANLI DÖNMEK

Askerlerin Afganistan'da bulunma isteklerini kaybettiklerini söyleyen
vaizler, onların tek amacını şöyle özetliyor:

"Askerlerin tek istedği canlı bir şekilde evlerine, çocuklarına, eşlerine
dönebilme ve hayatını burada kaybeden arkadaşlarını aileleri ile buluşmak".
Kendilerinin de burada büyük stres altında olduğunu belirten vaizler,
mücadele için birbirlerinden güç aldıklarını söylüyorlar.

NEDEN BURADA OLDUĞUMUZU BİLMİYORUM

Times muhabiri, konuştuğu bazı Amerikan askerlerinin görüşlerine de yer
veriyor.

20 yaşındaki Raquime Mercer hislerini şöyle anlatıyor: "Kaybolmuş
durumdayız. Neden burada olduğumuzdan tam olarak emin değilim. Eğer burada
yaralanacaksam veya öleceksem net bir amaca ihtiyacım var."

37 yaşındaki çavuş Christopher Hughes, altı arkadaşını kaybetmiş ve iki kez
bombalı saldırıdan kurtulmuş. Kendisine, "Bu görev gerçekten değerli mi?"
diye sorulduğunda şöyle cevap veriyor: "Eğer görevin ne olduğunu bilseydim
bu soruya cevap verebilirdim, ama bilmiyorum. Burada işlerin iyi gittiğini
düşünen tek askerler ofiste çalışanlardır."

DIŞARI ÇIKMAYA KORKUYORLAR

Birliğin ruh sağlığından sorumlu çavuş Erika Cheney de askerlerin durumundan
endişeli:

"Yorgun, hayal kırıklığına uğramış ve korkmuş durumdalar. Birçoğu dışarıya
çıkmaya korkuyor."

Karargahlarda uykusuzluk ve öfke nöbetlerinin sıklıkla yaşandığı söyleniyor.
Ruhsal durumu dışarıdaki görevlere dayanmalarına el vermeyen kişiler ise
masa başı işlere yönlendiriliyor.