|
"Ergenekon" davası bir yönü ile fotoğraflar davası. Zekeriya
Öz'ün savcı olabildiği bir ülkede insanlar bir kişi ile aynı fotoğraf
karesinde göründüğü gerekçesi ile o kişi ile aynı örgütün üyesi
olmakla suçlandılar.
"Örgüt üyesi olduğuna" dair tek
delil bir fotoğraf olanlar aylarca içeride yattı. Bugün ise OdaTV ;
halen bir çok gazetenin ve haber sitesinin görmeyi reddettiği bir dizi
fotoğraf yayınladı.
Fotoğraflarda "Ergenekon" operasyonunu
yürüten polisler, savcılar ve hakimler hayli samimi pozlarda boğaz
gezisinde ve sonrasında bir koruda akşam yemeğinde görülüyor.
Savcı ve polislerin aynı karede görünmesinin hukuki
prosedürler ve harcadıkları mesai açısından bir dereceye kadar
makul karşılanabilir ama o resimlere; iki tarafa da eşit mesafede
durması gereken ve en önemlisi iddia makamı ile savunma makamına eşit
mesafede durması gereken hakimleri kattığınızda o ülkenin hukuku da,
demokrasisi de zan altında kalır.
O ülkeyi Tayyip Erdoğan'ın
demokrasi açılımı bile kurtaramaz.
Zamanında "Ergenekon"
sanıklarının piknikte yanyana çektirdiği resimleri, "Ergenekonun
Aile Albümü" , "Bombacıların Aile Fotoğrafı" gibi
başlıklarla yayınlayan zeka ve karakter özürlülülerin de
anlaması için durumun vehametini bir karşı soru ile netleştirelim :
"Ergenekon hakimlerini ve savcılarını Ergenekon sanıkları
ve hatta avukatları ile aynı masada gösteren fotoğraflar çıksaydı
yaygarayı koparmaz mıydınız?"
Bir hukuk devletinde adalet
bakanının hatta hükümetin düşmesine kadar ciddi bir siyasi süreci
başlatması gereken fotoğraflar bugün OdaTV'de yayınlandı ve henüz
Vatan Gazetesi'nin Internet sayfası dışında kimse bu fotoğrafları
görmedi. Görmelerini de beklemiyoruz.
O yüzden sizlere
Kuddusi Okkır'ın ölüm döşeğindeki gözlerinin fotoğrafı ile özdeşleşen
"Ergenekon Davası"nın en son resimlerle birlikte çeşitlenen fotoğraf
albümünü yeniden hatırlatıyoruz....
Kuddusi
Okkır ....Savcı Zekeriya Öz; kendisine arkadaşları tarafından
iletilen "ölüyor, tedbir alın" dilekçelerini gözardı ettiği için
tutukluyken hayatını kaybeden "Ergenekon" sanığı. Zekeriya Öz hakkında
bu nedenle mahkeme sürecinde ölüme sebebiyet verme suçlaması ile suç
duyurusunda bulunuldu fakat bu suç duyurusu mahkeme tarafından dikkate
alınmadı. "Neden?" sorusunun neden anlamsız bir soru olduğunun
cevabı aşağıdaki fotoğraflarda gizli.

Rasim
Görüm....Aşağıdaki fotoğraf mahkemede, "Ergenekon"'un diğer
sanıkları ile örgütsel ilişkisinin kanıtı olarak sunuldu ve bir yıl
hapis yattı. Bu fotoğraftaki sanıklarla, iddianamede var olduğu iddia
edilen gizli toplantı tarihinde aynı yerde bulunmadığını gsm kayıtları
ile duruşmalar başladıktan hemen sonra kanıtladı ama buna rağmen
aylarca içeride yatmaya devam etti. "Neden?" sorusunun neden
anlamsız bir soru olduğunun cevabı aşağıdaki fotoğraflarda
gizli.

Kuddusi
Okkır-Oktay Yıldırım-Fikri Karadağ-Hüseyin Görüm. Bu fotoğraf
"Ergenekon" örgütünün en önemli kanıtlarından biri olarak medyada
günlerce döndürüldü. Mahkeme süresince bu fotoğraftaki kişilerin
Şile'deki bir muhtarlığın pilav günü için biraraya geldikleri , bir
çoğunun ilk kez orada karşılaştıkları ve bir çoğunun da bir daha hiç
görüşmedikleri mahkeme süresince ortaya kondu. Kuddusi Okkır vefat
etti; diğerleri aynı örgütün üyesi oldukları suçlaması ile hala
yatıyor. "Neden?" sorusunun neden anlamsız bir soru olduğu
aşağıdaki fotoğraflarda gizli.

Muzaffer Tekin ,
Veli Küçük ; Kemal Kerinçsiz Beyazıt meydanında. "Ergenekon"
davasının en önemli fotoğraf havuzu Beyazıt Meydanındaki Boğazlıyan
Kaymakamı mitingi sırasında elde edildi. Bu fotoğraf sanıkların örgüt
bağının en önemli delillerinden biri olarak aylarca medyada
döndürüldü. Teknede sarmaş dolaş oturanların, binlerce kişinin
katıldığı bir mitingde aralarında bir kaç metre yanyana duranları bu
fotoğraflara dayanarak neden "örgüt üyesi" olarak suçladığı
sorusunun neden anlamsız olduğu aşağıdaki fotoğraflarda
gizli.

"Ergenekon" davası
sanıklarından ve medyayı kan gölüne çevirmekle tehdit eden
Şamil Tayyar gibilerin (Bkz : Şamil Tayyar'ın "İnceldiği
Yerden Kopsun" başlıklı yazısı) "1 Numara"
olarak aylarca lanse ettiği Veli Küçük, Türk Ortodoks kilisesinin bir
davetinde yemekte görülüyor. Aslında Veli Küçük; Tayyip Erdoğan'ın
yapacağı açılımı yıllar öncesinden görmüş ve ülkedeki
ortodoks vatandaşlarımızın bir davetine icabet
etmiş. Yüzyıllardır kapalı tuttukları
"kin kapılarını" bile açmayanlarla aynı masaya oturmakta
beis görmeyenlerin, Mustafa Kemal'in kurdurduğu bir
kilisenin bir yemek davetine icabet edenleri nasıl
terörist ilan edebildiği sorusunun neden anlamsız bir soru olduğu
aşağıdaki fotoğraflarda gizli.
"Ergenekon" sürecinin hukuken ve etik
olarak mesafeli durması gereken taraflarının samimiyetlerini
ortaya koyan "Ergenekon"'un taze çıkan fotoğraf albümü ise
aşağıda.
Tepedeki fotoğraflar bu davanın
başlangıcını şekillendirmişti; aşağıdaki fotoğrafların ise sonunu
şekillendirmesi büyük ihtimal.

"Ergenekon"
mahkemesinin kıdemli üyesi Özese ; Zekeriya Öz ile samimi bir şekilde
boğazı seyrediyor. Özese; en son, sanıklar tutuklu olduğu halde
evlerinin dinlenmeye devam etmesi yolundaki kararın altına imza atması
ile eleştirileri üzerine çekmiş ve bir çok sanık heyetten çekilmesi
talebinde bulunmuştu.

"Ergenekon" mahkemesinin
başkanı Şengün; istihbarattan sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali
Fuat Yılmazer ile yanyana aynı masada.

"Ergenekon" davasında bir çok aşamada
görev alan hakimler, savcılar ve polisler yanyana aynı teknede

"Ergenekon" davasında bir çok
aşamada görev alan hakimler, savcılar ve polisleri boğaz gezisinde
yanyana gösteren bir diğer kare

"Ergenekon" mahkemesi kıdemli
üyesi Özese'nin Zekeriya Öz ile teknede sergilediği samimiyetin
tesadüf olmadığının ek bir göstergesi olan bu karede Özese ve Öz
masada da yanyana oturuyor.

"Ergenekon" sürecinde bir çok tutuklama
kararının altında imzası bulunan 11. Ağır Ceza Hakimi Özçelik
Emniyetçilerle yanyana

Ve Şamil Tayyar gibilerin aylarca
Veli Küçük ile Danıştay sanığı Alparslan Aslan'ın örgütsel ilişkisinin
kanıtı olarak medyada döndürdükleri fotoğraf. Şamil
Tayyar'ın bir çok iddiası gibi bu fotoğrafın da sahte olduğu,
fotoğraftaki şahsın Alparslan Aslan değil, Azerbaycan Kongresi'ne
katılan bir Azeri genç olduğu mahkeme sürecinde
kanıtlandı .
Sahte kanıtlarla ve iddialarla onlarca insanı zan
altında bırakan Şamil Tayyar gibilerin hala neden "Ergenekon" uzmanı
olarak lanse edildiğinin sırrı ise yukarıdaki fotoğraflarda gizli.
Bu gidişle; medyanın sahte ve zorlama
fotoğraflarla gündemde getirdiği "Ergenekon" sürecinin, hukukun
Türkiye'deki durumunu bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren net
fotoğraflarla devam edeceği anlaşılıyor.
Açık İstihbarat
|