İstihbarat6 Ekim 2009 00:00

Türkiye'de Hukukun En Son Resmidir - Açık İstihbarat

"Ergenekon" süreci fotoğraflarla başlatılmıştı, bu fotoğraflarla nasıl devam edecek?  levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilo

Hukukun Türkiye'deki En Son Resmidir

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

06.10.2009


"Ergenekon" davası bir yönü ile fotoğraflar davası. Zekeriya Öz'ün savcı olabildiği bir ülkede insanlar bir kişi ile aynı fotoğraf karesinde göründüğü gerekçesi ile o kişi ile aynı örgütün üyesi olmakla suçlandılar.

"Örgüt üyesi olduğuna" dair tek delil bir fotoğraf olanlar aylarca içeride yattı. Bugün ise OdaTV ; halen bir çok gazetenin ve haber sitesinin görmeyi reddettiği bir dizi fotoğraf yayınladı.

Fotoğraflarda "Ergenekon" operasyonunu yürüten polisler, savcılar ve hakimler hayli samimi pozlarda boğaz gezisinde ve sonrasında bir koruda akşam yemeğinde görülüyor.

Savcı ve polislerin aynı karede görünmesinin hukuki prosedürler ve harcadıkları mesai açısından bir dereceye kadar makul karşılanabilir ama o resimlere; iki tarafa da eşit mesafede durması gereken ve en önemlisi iddia makamı ile savunma makamına eşit mesafede durması gereken hakimleri kattığınızda o ülkenin hukuku da, demokrasisi de zan altında kalır.

O ülkeyi Tayyip Erdoğan'ın demokrasi açılımı bile kurtaramaz.

Zamanında "Ergenekon" sanıklarının piknikte yanyana çektirdiği resimleri, "Ergenekonun Aile Albümü" , "Bombacıların Aile Fotoğrafı" gibi başlıklarla yayınlayan zeka ve karakter özürlülülerin  de anlaması için durumun vehametini bir karşı soru ile netleştirelim :

"Ergenekon hakimlerini ve savcılarını Ergenekon sanıkları ve hatta avukatları ile aynı masada gösteren fotoğraflar çıksaydı yaygarayı koparmaz mıydınız?"

Bir hukuk devletinde adalet bakanının hatta hükümetin düşmesine kadar ciddi bir siyasi süreci başlatması gereken fotoğraflar bugün OdaTV'de yayınlandı ve henüz Vatan Gazetesi'nin Internet sayfası dışında kimse bu fotoğrafları görmedi. Görmelerini de beklemiyoruz. 

O yüzden sizlere Kuddusi Okkır'ın ölüm döşeğindeki gözlerinin fotoğrafı ile özdeşleşen "Ergenekon Davası"nın en son resimlerle birlikte çeşitlenen fotoğraf albümünü yeniden hatırlatıyoruz....

Kuddusi Okkır ....Savcı Zekeriya Öz; kendisine arkadaşları tarafından iletilen "ölüyor, tedbir alın" dilekçelerini gözardı ettiği için tutukluyken hayatını kaybeden "Ergenekon" sanığı. Zekeriya Öz hakkında bu nedenle mahkeme sürecinde ölüme sebebiyet verme suçlaması ile suç duyurusunda bulunuldu fakat bu suç duyurusu mahkeme tarafından dikkate alınmadı. "Neden?" sorusunun neden anlamsız bir soru olduğunun cevabı aşağıdaki fotoğraflarda gizli.










Rasim Görüm....Aşağıdaki fotoğraf mahkemede, "Ergenekon"'un diğer sanıkları ile örgütsel ilişkisinin kanıtı olarak sunuldu ve bir yıl hapis yattı. Bu fotoğraftaki sanıklarla, iddianamede var olduğu iddia edilen gizli toplantı tarihinde aynı yerde bulunmadığını gsm kayıtları ile duruşmalar başladıktan hemen sonra kanıtladı ama buna rağmen aylarca içeride yatmaya devam etti. "Neden?" sorusunun neden anlamsız bir soru olduğunun cevabı aşağıdaki fotoğraflarda gizli.




 





Kuddusi Okkır-Oktay Yıldırım-Fikri Karadağ-Hüseyin Görüm. Bu fotoğraf "Ergenekon" örgütünün en önemli kanıtlarından biri olarak medyada günlerce döndürüldü. Mahkeme süresince bu fotoğraftaki kişilerin Şile'deki bir muhtarlığın pilav günü için biraraya geldikleri , bir çoğunun ilk kez orada karşılaştıkları ve bir çoğunun da bir daha hiç görüşmedikleri mahkeme süresince ortaya kondu. Kuddusi Okkır vefat etti; diğerleri aynı örgütün üyesi oldukları suçlaması ile hala yatıyor. "Neden?" sorusunun neden anlamsız bir soru olduğu aşağıdaki fotoğraflarda gizli.







Muzaffer Tekin , Veli Küçük ; Kemal Kerinçsiz Beyazıt meydanında.
"Ergenekon" davasının en önemli fotoğraf havuzu Beyazıt Meydanındaki Boğazlıyan Kaymakamı mitingi sırasında elde edildi. Bu fotoğraf sanıkların örgüt bağının en önemli delillerinden biri olarak aylarca medyada döndürüldü. Teknede sarmaş dolaş oturanların, binlerce kişinin katıldığı bir mitingde aralarında bir kaç metre yanyana duranları bu fotoğraflara dayanarak neden "örgüt üyesi" olarak suçladığı sorusunun neden anlamsız olduğu aşağıdaki fotoğraflarda gizli.






"Ergenekon" davası sanıklarından ve medyayı kan gölüne çevirmekle tehdit eden Şamil Tayyar gibilerin (Bkz : Şamil Tayyar'ın "İnceldiği Yerden Kopsun" başlıklı yazısı)  "1 Numara" olarak aylarca lanse ettiği Veli Küçük, Türk Ortodoks kilisesinin bir davetinde yemekte görülüyor. Aslında Veli Küçük; Tayyip Erdoğan'ın yapacağı açılımı yıllar öncesinden görmüş ve ülkedeki ortodoks vatandaşlarımızın bir davetine icabet etmiş. Yüzyıllardır kapalı tuttukları "kin kapılarını" bile açmayanlarla aynı masaya oturmakta beis görmeyenlerin, Mustafa Kemal'in kurdurduğu  bir kilisenin bir yemek davetine icabet edenleri nasıl terörist ilan edebildiği sorusunun neden anlamsız bir soru olduğu aşağıdaki fotoğraflarda gizli.




"Ergenekon" sürecinin hukuken ve etik olarak mesafeli durması gereken taraflarının samimiyetlerini ortaya koyan "Ergenekon"'un taze çıkan fotoğraf albümü ise aşağıda. 

Tepedeki  fotoğraflar bu davanın başlangıcını şekillendirmişti; aşağıdaki fotoğrafların ise sonunu şekillendirmesi büyük ihtimal.









"Ergenekon" mahkemesinin kıdemli üyesi Özese ; Zekeriya Öz ile samimi bir şekilde boğazı seyrediyor. Özese; en son, sanıklar tutuklu olduğu halde evlerinin dinlenmeye devam etmesi yolundaki kararın altına imza atması ile eleştirileri üzerine çekmiş ve bir çok sanık heyetten çekilmesi talebinde bulunmuştu.








"Ergenekon" mahkemesinin başkanı Şengün; istihbarattan sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ile yanyana aynı masada.






"Ergenekon" davasında bir çok aşamada görev alan hakimler, savcılar ve polisler yanyana aynı teknede






"Ergenekon" davasında bir çok aşamada görev alan hakimler, savcılar ve polisleri boğaz gezisinde yanyana gösteren bir diğer kare










"Ergenekon" mahkemesi kıdemli üyesi Özese'nin Zekeriya Öz ile teknede sergilediği samimiyetin tesadüf olmadığının ek bir göstergesi olan bu karede Özese ve Öz masada da yanyana oturuyor.





"Ergenekon" sürecinde bir çok tutuklama kararının altında imzası bulunan 11. Ağır Ceza Hakimi Özçelik Emniyetçilerle yanyana









Ve Şamil Tayyar gibilerin aylarca Veli Küçük ile Danıştay sanığı Alparslan Aslan'ın örgütsel ilişkisinin kanıtı olarak medyada döndürdükleri fotoğraf. Şamil Tayyar'ın bir çok iddiası gibi bu fotoğrafın da sahte olduğu, fotoğraftaki şahsın Alparslan Aslan değil, Azerbaycan Kongresi'ne katılan bir Azeri genç olduğu mahkeme sürecinde kanıtlandı .  

Sahte kanıtlarla ve iddialarla onlarca insanı zan altında bırakan Şamil Tayyar gibilerin hala neden "Ergenekon" uzmanı olarak lanse edildiğinin sırrı ise yukarıdaki fotoğraflarda gizli.

Bu gidişle; medyanın sahte ve zorlama fotoğraflarla gündemde getirdiği "Ergenekon" sürecinin, hukukun Türkiye'deki durumunu bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren net fotoğraflarla devam edeceği anlaşılıyor.


Açık İstihbarat

Açık İstihbarat @ 2009