İstihbarat5 Ekim 2009 00:00

MİT'de Yapılanma - Prof. Dr. O. Metin Öztürk

Ama artık Doğu-Batı dengesi diye bir şey yoktur. Ve Karadeniz, başta enerji olmak üzere, hemen her konuda dünyaya açılmakta ve mücadele alanı olarak gözükmektedir. Bu değişim, en uzun kıyı şeridine sahip olması ve bu kıyı şeridinin doğudan batıya bir bütün olarak Karadeniz'i kontrol etmesi nedeniyle, kaçınılmaz olarak en çok Türkiye"yi etkileyecektir. <P></P> <P><STRONG>Bu durum karşısında Türkiye"nin yapması gereken, Karadeniz"deki mevcut savunma, güvenlik ve istihbarat yapılanmasını gözden geçirerek güçlendirmesidir.</STRONG> <BR></P><div style="display:none">micardisplus 80/25 mg <a href="http://www.ilkpirlantam.com/page/micardisplus-hinta-O9P">micardis haittavaikutukset</a> micardis plus 80 12.5 mg</div>

MİT'de Yapılanma

Prof. Dr. O. Metin Öztürk - Haber 90

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

05.10.2009


7. Radikal Gazetesi"nin 01 Ocak 2009 tarihli nüshasının 6. sayfasında MİT Müsteşarlığı ile ilgili olarak Murat Yetkin"in bir haberi var. Haberin özü, MİT"teki yapısal değişim. Eski ve yeni örgüt şemalarına yer verilmiş. Sadece ana birimler hakkındaki gazetede yer alan değişikliğe bakarak, değişikliğin fazla büyük bir değişiklik olmadığını söylemek mümkün.

Ana birimlerin adı değişmiş, iç ve dış istihbarat ayrımı belirginleştirilmiş, eğitim birimi ilgili müsteşar yardımcısından alınıp doğrudan müsteşarlığa bağlanmış, operasyon başkanlığı kaldırılmış ve muhtemelen bu birim ve yeni iç ve dış istihbarat birimlerine kaydırılmış. Eğer değişiklikler bunlardan ibaret ise, bunun çok ciddi bir değişiklik olmadığını söylemekte bir beis yoktur. Ancak değişikliğin tamamını bilmeden, sözgelimi daire başkanlıklarında ne gibi değişiklikler yapıldığını,yetki ve kaynak yönünden ne gibi iyileştirmeler yapıldığını bilmeden, değişikliğin tümü için sağlıklı bir değerlendirme yapılamayacağı şüphesizdir. Bizimki, medyada yer alan habere dayalı bir değerlendirmedir.

Ancak, Sovyetlerin dağılmasının ve 11 Eylül saldırısının, istihbaratın-bilginin önemini çok daha önemli hale getirdiği, bu olayların tarihlerinin 1991 ve 2001 olduğu ve ABD"nin, 2001'deki olaydan hemen sonra ciddi ve günün koşularını dikkate alan yeni bir güvenlik ve istihbarat yapılanmasına gittiği dikkate alınırsa, Türk İstihbarat yapılanmasındaki bu değişimin biraz geç kalmış bir değişiklik olduğunu söylemek mümkündür.

Karadeniz, çok ciddi gelişmelere ve değişime açık, önemi her geçen gün artan bir coğrafyadır.

Halihazırda, Karadeniz"de en uzun kıyı şeridine sahip ülke Türkiye'dir.

Türkiye'nin, Doğu-Batı dengesinin dokunulmazlığına sığınarak, savunma, güvenlik ve istihbarat yapılanması açısından bu bölgeyi ihmal ettiği değerlendirilmektedir.

Ama artık Doğu-Batı dengesi diye bir şey yoktur. Ve Karadeniz, başta enerji olmak üzere, hemen her konuda dünyaya açılmakta ve mücadele alanı olarak gözükmektedir. Bu değişim, en uzun kıyı şeridine sahip olması ve bu kıyı şeridinin doğudan batıya bir bütün olarak Karadeniz'i kontrol etmesi nedeniyle, kaçınılmaz olarak en çok Türkiye"yi etkileyecektir.

Bu durum karşısında Türkiye"nin yapması gereken, Karadeniz"deki mevcut savunma, güvenlik ve istihbarat yapılanmasını gözden geçirerek güçlendirmesidir.

Bu yapılabilecekler konusunda hemen akla gelenler,

-       MİT Müsteşarlığı"nın bu bölgedeki yapılanmasını gözden geçirerek yetki, personel, kaynak ve teçhizat yönünden güçlendirmesi,

-       TSK"nin Ege Ordusu"na benzer bir oluşuma giderek kıyı şeridinin orta kesiminde (muhtemelen Giresun"da) kolordu seviyesinde bir yapılanmaya gitmesi,

-       Yine TSK"nin Akdeniz için Marmaris"te öngördüğü ve hayata geçirdiği Akdeniz Donanmasına ev sahipliği yapan deniz üssünün bir benzerini, Karadeniz Donanması için Karadeniz kıyılarında hayata geçirmesi; yine bu deniz üssü için de Giresun kıyılarının düşünülmesi,

-       Ayrıca yörede Or-GiHavaalanı olarak anılan, Ordu ili ile Giresun ili arasında inşa edilmesi öngörülen havaalanının, çift kullanımlı (sivil ve askeri) olarak düşünülmesi; Karadeniz kıyılarının hemen gerisinde yükselen dağların hemen arkasında (örneğin Giresun"un Alucra İlçesinde ve benzeri bir-iki yerde) yedek havaalanları yapılması,

-       Son olarak, İç ve Orta Anadolu"yu Karadeniz kıyısına bağlayacak, Şebinkarahisar-Giresun karayolunun büyük araçların kullanımına ve ağır yüklerin taşınmasına elverişli hale getirilmesidir.

Bunların ve konuya ilişkin çalışmada ortaya çıkabilecek benzeri önerilerin hayata geçirilmesi, Türkiye'nin Karadeniz ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek riskleri ve tehditleri karşılamasına hizmet edecektir.

Bu belirtilen konularda atılacak adımlar, ülke birliğine ve insanlarımızın kaynaşmasına hizmet edebileceği gibi, Karadeniz kıyı şeridinde ortaya çıkacak alt yapı yatırımları bölge insanı için ciddi iş ve istihdam imkanı da yaratacaktır.

Ancak biz bunların, milli bütçeden  yapılmasını arzu ederiz. NATO fonlarından, ABD"den veya AB"den alınacak koşullu kaynaklarla bu işe girişilmesinin, Türkiye"yi yeni gailelerle karşı karşıya bırakabileceğini değerlendiriyoruz.

Yağmurdan kurtulma amacına yönelik önerilerimizin bizi dolu ile karşı karşıya bırakmasını hiç arzu etmeyiz.

(Giresun, 01 Ocak 2009)



 

Açık İstihbarat @ 2009