Siyaset28 Eylül 2009 00:00

Çandar'ın "Ergenekon" ve Anayasa Mahkemesi'nde Tanıklığı Elzem Oldu - Açık İstihbarat

Cumartesi günü Vatan gazetesinde bir röportaj yayınlandı. Röportaj'ı yapan Türk entellijanciasıının Demirelvari ailesi Altan'ların yeni kuşağı Sanem Altan; röportajın yapıldığı kişi ise eski militan, yeni "opinion-maker" Cengiz Çandar'dı.Ekranların ve gazetelerin ; körler-sağırlar birbirini ağırlar sofrasına dönüştüğünü hepimiz biliyoruz. Artık sadece "aşiret içi" değil, aile için röportajlar yapıp, kendisi haber olan medya ve gazeteciler çağındayız. Bu röportajda da Altan, aynı düşünsel ve çıkar familyasından Çandar'ı ağırlıyor ve soruların cevaplarını çanakla toplayıp, okuyucuna sunuyor. escitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkohol

Çandar'ın "Ergenekon" ve Anayasa Mahkemesi'nde Tanıklığı Elzem Oldu

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

25.09.2009

  

Cumartesi günü Vatan gazetesinde bir röportaj yayınlandı. Röportaj'ı yapan Türk entellijanciasıının Demirelvari ailesi Altan'ların yeni kuşağı Sanem Altan; röportajın yapıldığı kişi ise eski militan, yeni "opinion-maker" Cengiz Çandar'dı.

Ekranların ve gazetelerin ; körler-sağırlar birbirini ağırlar sofrasına dönüştüğünü hepimiz biliyoruz. Artık sadece "aşiret içi" değil, aile için röportajlar yapıp, kendisi haber olan medya ve gazeteciler çağındayız.

Bu röportajda da Altan, aynı düşünsel ve çıkar familyasından Çandar'ı ağırlıyor ve soruların cevaplarını çanakla toplayıp, okuyucuna sunuyor.

Bu röportaj bünyesinde Çandar'ın Özal'ın kürt politikasının mimarı olma veya "kendi insiyatifi" ile Özal'a izlenim aktarmak için Öcalan ile görüşmesi ile ilgili iddialarını  Vatan gazetesinin ilgili sayfasında okuyabilirsiniz. Eğlenmek sizin de hakkınız.  

Çandar'ı; "Ortadoğu hakkında en çok okuyan yazar olmakla" övündüğü ve Irak'taki direnişin bittiğini Pentagon ağzı ile bittiğini müjdelediği günleri hatırlarsınız. Bu yazıların hemen ertesinde Irak'taki direniş en şiddetli ve kanlı safhasına girdiği zaman , bu böbürlenmelerin temelinin ne kadar sağlam olduğunu net bir şekilde ortaya çıkmış ve Çandar'ın ne okuyorsa boşa okuduğu anlaşılmıştı.

Çandar; bu röportajda da, her zamanki olduğu gibi önce kendine kefil oluyor ve sonra o müthiş bilgeliğinden bizi yararlandırıyor. 

Ve bunu yaparken kendisi de zora sokabilecek iki önemli ifşaatta bulunuyor.

Birincisi; Cengiz Çandar'ı Ergenekon'da en iyi ihtimalle tanık, en kötü ihtimalle sanık yaptıracak cinsten. 

Birinci Ergenekon iddianamesinde ; var olduğu iddia edilen "Ergenekon"  örgütü, PKK ile görüşmeler yapmakla; hatta bazı yerlerde kurmakla, bazı yerlerde de kullanmakla suçlanıyor. "Ergenekon" sürecinin amigoluğunu yapan isimlerden Orakoğlu'nun malum ekranlara çıkıp çıkıp, nasıl bu görüşmeleri tespit ettiklerini anlattığını hatırlayın.

İşte "Ergenekon" davalarında; "Ergenekon" terör örgütünün faaliyetleri arasında sayılan PKK ile görüşmelerin sadece "Ergenekon"a mahsus olmadığı anlaşılıyor.

Cengiz Çandar; Avrupa'da Sabri Ok ile görüşüldüğünü söyledikten sonra iddiasını daha da ileri götürüp, Öcalan ile MİT Müsteşarı düzeyinde görüşüldüğünü duyduğunu belirtiyor.

Bu durumda ; Cengiz Çandar'ın ;"Kürt Açılımı" başlığı altında yürütüldüğü anlaşılan bu görüşmelerin de "Ergenekon" tarafından yapılıp, yapılmadığı ve bu görüşmeleri yapanların da "Ergenekon"a üye olup olmadıklarını aydınlatması gerekecek gibi.

Ya; "Kürt Açılımı"'na "Ergenekon" da katkıda bulunuyor; ya da PKK ile görüşmek bazıları için suç, bazıları için değil.

Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük gibi isimlerin Bekaa Vadisii ziyaretleri (ki; bu iki isim adına asla açıklayamacakları, hiç bir kılıfa sığdıramayacakları anlardır)  "Ergenekon" iddianamesine konu olurken; Cengiz Çandar ve Hasan Cemal gibilerin ziyaretlerine neden hacılık muamelesi yapıldığının sağduyu adına açıklaması gerekiyor.  

"Ergenekon" davalarında bu karışıklığın giderilmesi için Cengiz Çandar'ın en azından tanık olarak dinlenmesine ihtiyaç duyulabilir. Ve hatta Öcalan'la ilk görüşen kişi olarak; ne kadar bunu kendi insiyatifi ile yaptığını iddia etse de, bu görüşme konusunda "Ergenekon"la bir bağlantısı olup olmadığı sorulabilir.

Cengiz Çandar'ın ikinci ifşaatı doğrudan tanıklığına dayanıyor.

Çandar; Avrupa Parlamentosu'ndaki Kürt toplantısı sırasında Ahmet Türk'le yanındaki "PKK'nın siyasi komiseri" olarak adlandırdığı kişi arasındaki konuşmayı aynen şöyle aktarıyor :

Ocak ayında Avrupa Parlementosu’nun Kürt toplantısı vardı. PKK’nın komünist grubunun yaptığı, PKK’lılar egemen. Ahmet Türk’ün yanında PKK’lılar var sürekli, kontrol amaçlı. Siyasi komiserler. Ahmet Türk’le beraber sigara içmeye çıktık, içeri tekrar girerken birkaç adım geride kaldım,

Ahmet Türk’ün tekrar yanına geldiğimde o siyasi komiserden biri Ahmet Türk’e “Genel başkan dün açıkladınız belediye başkan adaylarını Kızıltepe’yi açıklamadınız” dedi.

Ahmet Türk de “Yahu kardeşim ne bileyim dağdakilerin arasında itilaf mı vardır nedir, isim bildirmediler” dedi. Beni gördü. Bembeyaz oldu.

“Bunlar bildiğimiz şeyler rahat olun, ama bir önerim var hazır Brüksel’e gelmişiz Sabri Ok şurada duruyor -PKK’nın siyasi örgütünün başı- gidin sorun, verin adını gitsin ne dağdan haber bekliyorsunuz”

dedim.




Gördüğünüz gibi ; Cengiz Çandar, DTP'nin liderinin doğrudan PKK'dan talimat beklediğine bizzat şahit oluyor. Şahit olunan sahnenin vehametinin farkında olan Ahmet Türk, büyük bir açık verdiğini düşünerek "bembeyaz oluyor".

Fakat Türk o kadar şanslı ki; karşısında her türlü açığı o müthiş zekası ile kapatan bir Cengiz Çandar var ve bir siyasi parti liderine bir terör örgütünün üst düzey yöneticisi ile görüşmesi yolunda telkinde bulunuyor.

Bu ülkenin Anayasa Mahkemesi'nde ; DTP'nin kapatılması ile ilgili dava yıllardır sürüyor. En son yapılan açıklamalarda, davanın geçen Temmuz ayında sonuçlandırılacağı belirtildiği halde, "Kürt açılımı" hatırına yargı yine o meşhur bağımsızlığına bağlanmış durumda, beklemede.

İşte en görmek istemeyen gözlerin bile reddedemeyeceği nitelikte bir kanıt.

Bu ülkenin en anlı şanlı gazetecilerinden biri; DTP Lideri Ahmet Türk'ün PKK'dan talimat beklediğine bizzat şahit olmuş durumda.

"Ergenekon" mahkemesi gibi, Anayasa Mahkemesi'nin de Cengiz Çandar'ı huzura çağırıp bu kanıtı değerlendirmesi gerekiyor.

Ve sonra da bu ülkede Savcı Zekeriya Öz gibi cesareti ve karakteri ile ünlü bir savcının çıkıp; bir siyasi parti liderini bir terör örgütü elebaşı ile görüşmeye teşvik eden gazeteciyi karşısına alıp bu ülkedeki Terörle Mücadele Kanunlarını hatırlatması gerekiyor.

Yoksa biz bilmiyoruz da; Cengiz Çandar bu ülkedeki gerçek "Ergenekon" namı diğer "Gladio"'ya mı çalışıyor?

 



 

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009