Bekir Öztürk’ten Zaman ve Habertürk’e Yalanlama
Kuvvavi Milliye Derneği eski başkanı Bekir Öztürk, bir gizli tanığın ifadesine dayanılarak yapılan haberi tekzip etti: “Çamlıca Kız Lisesine hayatım boyunca gitmedim. Dolayısıyla böyle bir toplantıya katılmadım. Yalancı gizli tanık beni de dahil ettiğine göre bu toplantı yüzde yüz yalandır. Haberin Başlığına bakıldığında Benim ve diğer kişilerin 2007 Nisan ayından itibaren Teknik Takipte olduğumuz iddiası gündeme gelir ki buda Ümraniye de bombalar bulunduğu ve bu operasyonun ondan sonra başlatıldığı iddiasını çürütür. Bizim tezimizi ise doğrular…” acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadaescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnecleocin 150 mg read cleocin 300 mg
Yalan habere cevaplarım..
1- Çamlıca Kız Lisesine hayatım boyunca gitmedim. Dolayısıyla böyle bir toplantıya katılmadım. Yalancı gizli tanık beni de dahil ettiğine göre bu toplantı yüzde yüz yalandır.
2- Nisan yada Mayıs 2007 de bir toplantı yaptığımız doğrudur. Ama bu toplantı Validebağ Öğretmenevi’nin bahçesinde, onca insanın arasında yapılmış bir toplantıdır. Toplantının konusu ve gündemi derneğimizin İstanbul Temsilciliğinin açılmasıdır.
3- Bu toplantıya Basın Sözcümüz Aziz Ergen'in isteği ile derneğimize yardım edeceğini söyleyen açık tanık Mümin Geleş ( Muhtemelen gizli tanık kısgaç ) da katılmıştır. Ben toplantıdan bir gün önce Aziz Ergen'in vermiş olduğu numaradan kendisini aradım. Bana Tercüman Tesislerinin kendisine ait olduğunu ve tesislerin içinde Çavuşoğlu Otomotive gelmemi istedi. Bir arkadaşımla birlikte tesise gittiğimde kapıdaki güvenlik görevlisinin Mümin Geles'i tanımamasından yalan söylediğini anlamakla birlikte Aziz Ergen'i kırmamak adına onu Validebağ Öğretmenevinde yapacağımız toplantıya davet ettim. Toplantıda kendisinin 49 yıllığına kiralamış olduğu bir araziyi otopark yeri yada çay bahçesi yaparak derneğe gelir temin etmemiz amacıyla bize tahsis edeceğini vaadetmiştir. Ancak daha sonra Eski karısı ile evli olan Osman Gürbüz ile arasındaki husumeti bizim üzerimizden çözme isteği ortaya çıkmış ve bir daha kendisiyle görüşülmemiştir.
4- Toplantıya "Mehmet Fikri Karadağ, Neriman Aydın, Birol Başaran, Ahmet Ceyhan, Ayşe Asuman Özdemir, Güler Kömürcü, ölen şüpheli Kuddusi Okkır ve kalabalık bir grubun" katıldığı kuyruklu bir yalandır. Toplantının resimleri benim yargılanmam sırasında heyet tarafından sorulmuştur. Oradanda anlaşılacağı gibi adı geçen şahısların hiç biri olmadığı gibi, iddia edildiği şekilde büyük bir kalabalıkta yoktu. En fazla 20 - 30 kişilik bir topluluktu.
5- "Oktay Yıldırım'ın da bu sırada kalabalığa karşı hararetli konuştuğunu, Hrant Dink davasından bahsettiği" de kuyruklu yalandır.
6- " Bu toplantıda yakalarında Kuvayi Milliye rozeti taşıyan askerî öğrencilerin de bulunduğu" da kuyruklu yalan. Ne rozertli ne de rozetsiz bir tane bile askeri öğrenci bu toplantımıza yada başka bir toplantımıza katılmamıştır.
7- "Askerî öğrencilerin "Vatan elden gidiyor, biz bu yola canımızı koyduk.", Ahmet Ceyhan'ın "Gerekirse tetik çekeriz." dediği" de kuyruklu yalandır. Bu toplantıya Ahmet Ceyhan da katılmamıştır. Askeri öğrencilerin katılmadığını zaten belirtmiştim.
8- Haberin Başlığına bakıldığında Benim ve diğer kişilerin 2007 Nisan ayından itibaren Teknik Takipte olduğumuz iddiası gündeme gelir ki buda Ümraniye de bombalar bulunduğu ve bu operasyonun ondan sonra başlatıldığı iddiasını çürütür. Bizim tezimizi ise doğrular. Zira söz konusu tarihlerden çok önce, Bekir Öztürk, Adil Serdar Saçan isimleri ve sahibi olduğum kuvvaimilliye.net sitesinin Başbakana şema halinde gittiği hem Milliyet Gazetesinde hem de Yenişafak Gazetesi Ali Bayramoğlu köşesinde yazılmıştır.
Bütün bu uydurmaların Savcı zoru ile muhtemelen daha önceki bir çok sanığa yapıldığı gibi. "..................... şekilde ifade verirsen seni bırakırız, aksi takdirde 39 yıl yatarsın" tehdidi ile alınmış bir ifadedir. Haberin ne şekilde yapıldığını anlatmama sanıyorum gerek yok. Herkes görevini yapıyor..
--------------------------------------------------------------------------------------
Zaman gazetesi ve Habertürk televizyonunda yayınlanan haber şöyle:
Teknik Takip Gizli Tanıkları Doğruluyor..
"Ergenekon davasında sanıklar, gizli tanıkları deşifre etmeye, ifadeleri de yalanlamaya çalışıyor. Ancak teknik incelemeler, söz konusu girişimleri boşa çıkarıyor. Bunun en önemli örneklerinden biri 'Kıskaç' isimli gizli tanığın beyanlarında yaşandı. Kıskaç, Nisan 2007'de Mehmet Fikri Karadağ ve Veli Küçük'le görüştüğünü anlattı. Aynı tarihlerde sanıklar Oktay Yıldırım, Neriman Aydın, Güler Kömürcü ve ölen şüpheli Kuddusi Okkır'ın da aralarında bulunduğu bir grubun Çamlıca Kız Lisesi'nde toplantı yaptığını söyledi. Emniyet'in yürüttüğü teknik takip, söz konusu iddiaları doğruladı. İfadede geçen isimlerin kullandığı telefon hatları incelendi. Telefonların, 22-25 Nisan 2007 tarihleri arasında Üsküdar, Sabiha Gökçen Havalimanı, Çamlıca Kız Lisesi çevresindeki baz istasyonlarından sinyal verdiği tespit edildi.
Üçüncü Ergenekon iddianamesinde yer alan gizli tanık Kıskaç, Sabancı suikastı hükümlüsü Mustafa Duyar'ı öldürme işinin kendisine teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini açıklamasıyla gündeme geldi. Ancak Kıskaç'ın ifadesinin ayrıntılarında Ergenekon sanıklarının örgütsel bağlantısını ortaya çıkaran bilgiler var. Kıskaç, Nisan 2007'de Mehmet Fikri Karadağ'ın isteği üzerine kendi arabasıyla onu Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan aldığını anlatıyor. Karadağ'ın Osman Gürbüz'den, elindeki 13 bin hain listesinden bahsederek, "Ortalığı birilerine mi bırakacağımızı sanıyorlar. Benim elimde Güneydoğu'da savaşmış bir sürü emekli asker var. Bizim bir gün elimize silahları alarak Meclis'i basacağımızdan tırsıyorlar." dediğini aktarıyor.
Oktay Yıldırım'ın kendisini arayarak "Veli Paşa gelecek, seninle görüşecek." diyerek Çamlıca Kız Lisesi'ne çağırdığını ve Küçük ile bu lisenin bir odasında görüştüklerini ifade ediyor. Küçük'ün burada kendisine, "Osman Gürbüz vatanseverdir. Bizim adamımızdır. Davandan vazgeçeceksin, yoksa senin için iyi olmaz." dediğini, kendisinin vazgeçmeyeceğini belirtmesi üzerine, "Sana para verelim. Bir milyon dolar verelim, davadan vazgeç." önerisinde bulunduğunu aktarıyor.
ÇAMLICA KIZ LİSESİ'NDE TOPLANTI
2007 Nisan ayında Çamlıca Kız Lisesi'nde Mehmet Fikri Karadağ, Oktay Yıldırım, Bekir Öztürk, Neriman Aydın, Oktay Yıldırım, Birol Başaran, Ahmet Ceyhan, Aziz Ergen, Ayşe Asuman Özdemir, Güler Kömürcü, ölen şüpheli Kuddusi Okkır ve kalabalık bir grubun toplantı yaptığını belirtiyor. Oktay Yıldırım'ın da bu sırada kalabalığa karşı hararetli konuştuğunu, Hrant Dink davasından bahsettiğini kaydediyor. Bu toplantıda yakalarında Kuvayi Milliye rozeti taşıyan askerî öğrencilerin de bulunduğunu söylüyor. Askerî öğrencilerin "Vatan elden gidiyor, biz bu yola canımızı koyduk.", Ahmet Ceyhan'ın "Gerekirse tetik çekeriz." dediğini anlatıyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün 3 Mart 2009'da Ergenekon dosyasına sunduğu belgede, Gizli Tanık Kıskaç'ın ifadesinin, baz istasyonu sinyalleri ile doğrulandığını tespit ediyor. Mahkeme kararıyla elde edilen ve ek klasörlerde yer alan HTS raporlarına göre, Mehmet Fikri Karadağ'ın 0 539 655 xx xx numaralı telefon hattı ile gizli tanığın beyan ettiği telefon numarası arasında 24 Nisan 2007'de iki kez görüşme yapıldığı yer alıyor. Birincisinde Karadağ'ın Adana/Seyhan'da olduğu, ikinci görüşmede ise Sabiha Gökçen Havalimanı/Kurtköy olarak görüldüğü aktarılıyor.
Aynı raporda Bekir Öztürk'ün kullandığı 0 505 451 xx xx numaralı hat ile Kıskaç arasında 21-22 Nisan tarihlerinde İstanbul'da birer kez görüşme yapıldığı yer alıyor. Oktay Yıldırım'ın kullandığı 0 505 810 XX XX numaralı hat ile Veli Küçük'ün kullandığı 0 506 240 XX XX numaralı hat ile ilgili HTS raporları üzerinde yapılan incelemede, Yıldırım'ın 25 Nisan 2007 günü saat 11.00 ile 23.00 arasında değişik saatlerde 5 kez görüştüğü aktarılıyor. Aynı gün Veli Küçük'ün telefonunun da Üsküdar ilçesinde baz sinyali verdiği, Çamlıca Kız Lisesi'nin de Üsküdar'da olduğu anlaşıldığı ifade ediliyor. Bu şekilde Yıldırım'ın "Veli Paşa gelecek, seninle görüşecek." diyerek gizli tanık Kıskaç'ı Çamlıca Kız Lisesi'ne çağırdığı ve burada görüşme yapıldığının doğrulandığı ifade ediliyor. Adı geçen diğer şüphelilerin de kullandıkları cep telefonlarının Çamlıca Kız Lisesi'ne yakın bölgelerdeki baz istasyonlarından sinyal vermelerinin Kıskaç'ın beyanlarını teyit eder mahiyette olduğu vurgulanıyor. "