Ekonomi23 Eylül 2009 00:00

TSK Avrupa'nın En Çevreci Ordusu Olma Yolunda(!) - Dr. Erol Özensoy

Aşağıda  verilen  yasa, tüzük  vs     bile  mevcut   tesislerde    önemli düzenlemeler  gerektirmektedir: *  EPA 17 kanunu   (ABD- NATO)  (Eski  bir  yasa  ama  askeri şartnamlerde  çok önemlidir). Tüm MIL SPEC ler buna uymak durumundadır. *  REACH Tüzüğü (Avrupa Birliği )  ( Türkiye de bu tüzüğün uygulamaya girmesiyle  endüstri ne yazıkki  çok büyük engellemelerle karşı karşıya kalacaktır. Kayıt yoksa  ticaret yok  prensibi  olduğu için  üretim  durma noktasına gelebilir veya AB orijinli  malların ve maddelerin  hegemonyasına girebilir)  cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciefusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acne

TSK Avrupa'nın En Çevreci Ordusu Olma Yolunda!

Dr. Kim.Y.Mühendisi Erol Özensoy

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

23.09.2009

(Açık İstihbarat : AB ve NATO'ya uyumun Genelkurmay nezdinde nasıl bir önceliğe sahip olduğunu aşağıdaki yazı bir kez daha ortaya koyuyor.. Kendi sanayiini zora sokma pahasına ABD-NATO-AB uyumlu çevre düzenlemelerinin hayata geçirilmesinde gösterilen cevvallik ; yıllardır çam dikerek çevrecilik yapanların çevrecilikte yeni bir eşiği aştıklarını göstermektedir.Bazılarınız ne kadar çevreci bir ordumuz var diye sevinebilir; bazılarımızda AB-D-NATO entegrasyonunda bu cevvalliğin arkasındaki senkron zihniyete üzülebilir. Takdir sizin.)

--------------------------------------------------------------------------------

Özellikle son iki aydır  çıkan yasalar,tüzükler,tebliğler   üretim ve  RD projelerinde  çok ciddi  kısıtlamalar getirmektedir.  Buna  savunma sanayi  özellikle dahildir.

Son 25 yıldır duyduğum, "burası    Türkiye  ..." ile   başlayan   konuşmalar  ve  "burası Askeri tesis   bu yasalar vs  bizde uygulanmaz ...."  görüşleri artık  doğru  da değildir.  

Zira  yeni çıkan TSK Çevre  Tüzüğü bu tesislerin kapatılmasını  emreden  tüzük yayınlamıştır. 

Özellikle  askeri ve  savunma sanayine yönelik tesislerin  üretim proseslerini  ciddi bir şekilde   gözden geçirmeleri gerekmektedir. Savunma sanayine yönelik tesisler  askeri tesis  değillerdir ancak ürettikleri veya üretecekleri ürünler  TSK tarafınca kullanılacaksa  bu tüzüğe  uymak durumundadırlar.

Daha önce REACH ve VOC direktifyle ilgili yaptığımız uyarıların artık uygulamaları    herkesin başına bela olmaya başlamıştır.

     Aşağıda  verilen  yasa, tüzük  vs     bile  mevcut   tesislerde    önemli düzenlemeler  gerektirmektedir:

EPA 17 kanunu   (ABD- NATO)  (Eski  bir  yasa  ama  askeri şartnamlerde  çok önemlidir). Tüm MIL SPEC ler buna uymak durumundadır.

REACH Tüzüğü (Avrupa Birliği )  ( Türkiye de bu tüzüğün uygulamaya girmesiyle  endüstri ne yazıkki  çok büyük engellemelerle karşı karşıya kalacaktır. Kayıt yoksa  ticaret yok  prensibi  olduğu için  üretim  durma noktasına gelebilir veya AB orijinli  malların ve maddelerin  hegemonyasına girebilir) 

İdame   ve bakımda kullanılacak ürünlerin girişi olamayacağı için  nasıl   bakım yapılacağı şimdiden  planlanmalıdır    .

CLP  Tüzüğünün (bu tüzük yaklaşık 1300  sayfadır) 1 sene sonra devreye girmesiyle  herkes daha sıkıntılı  günler yaşayacaktır. 

Konuyla ilgili   12-14 Ağustos 2009 da Ankara sanayi Odasında  bir eğitim programı  düzenlenmişitr.  Katılımcı sayısı sadece 70 dolayındaydı.  Bu da  sanayicilerimizin konuya ne kadar duyarsız olduklarını göstermeye yeterlidir.  

Savunma sanayi  şirketlerinden sadece ikisi  bu toplantıya katılmıştır. Tüm Türkiyedeki  şirketlerin ön  kayıt sayısı  1700  kimyasal   dolayındayken   Kimetsan Kimya Grubu  nun ön kaydı 2100  kimyasaldır.  

Bu da REACH tüzüğüne  ülkemizin ne kadar iyi intibak edeceğinin  bir göstergesidir.  REACH  AB Parlementosunca   kabul edilmiştir.   Bu kadar az kayıtla  Türk Sanayisinin geleceği  için artık iyimser  olunamayacağı da açıktır. Mutlaka radikal tedbirlerin  alınması kaçınılmazdır. 

Askeri kimyasallar Avrupa Kimya Ajansınına  bildirim  ile  REACH ten muaf tutulmuştur.  Ancak İngiltere hariç hiç bir ülke  böyle liste vermemiştir.  Dolayısıyla muafiyet  söz konusu olmayacaktır. REACH te tedarik zinciriyle  malzemenin üretimi veya ithalatı  engellendiği için  kullanımı  mümkün olmayacaktır.   REACH  e ilaveten buna ilintili olarak  sürekli  EC  yasaklı kimyasallar  listeleri yayınlanmaktadır.  Zaten bu  direktifler ile  tedarik zinciri  engellenmektedir.(Örneğin aşağıda verilen 552/2009  direktifi)

            *  EC 552/2009  (22 Haziran 2009 da yayınlanmıştır) (AB direktifiyle üretimi,üretimde kullanımı   ve ithali    bu direktifle yasklanmıştır) 

**Milli  kanunlar ve mevzuatlar:

*  30 Temmuz 2009 imzalanan  Stokholm Sözleşmesi  (Tehlikeli  Hava Kirleticiler- HAPs)

*   Ulusal mevzuat: 5898  numaralı kanunla  Uçucu maddelerin zararlarından insanları koruma  

           (16 Mayıs 2009  tarihli resmi gazete)  

*  TSK   Çevre   Yönetmeliği     (24 temmuz 2009  tarihli resmi gazete)

Özellikle  24 Temmuz  2009 daki resmi gazetede yayınlanan   TSK Çevre tüzüğünde  Madde 17 Faaliyetlerin durdurulması  maddesi  ÇOK  SIKINTIYA yol açacaktır.

             MADDE 17 – (1) Denetlemeler esnasında veya herhangi bir sebeple yapılan tetkikler sonucunda çevre mevzuatına uygun olmayan hususların tespit edilmesi durumunda, söz konusu aksaklıkları düzeltmek amacıyla ilgili birlik/kuruma bir yılı aşmamak üzere süre verilir. Verilen süre kapsamında aksaklık giderilmemiş ise tesisin faaliyetinin belirli bir süre durdurulması konusunda ilgili kuvvet komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına teklifte bulunulur.

             (2) Tespit edilen aksaklıkların çevre ve insan sağlığı yönünden tehlike yaratması durumunda süre verilmeksizin faaliyetlerin durdurulması için hemen işlem başlatılır. 

Yni özetle ASKERİ TESİSLER  çevreye zararlıysa ürün  veya proses kullanıyorsa en fazla  bir yıl düzeltmek  için süre verilmekte  ancak İNSAN SAĞLIĞI VE  ÇEVRE    sorunu varsa uyarıya  gerek görmeden kapatmadan bahsetmektedir. Bu tüzük MSB ve Genel Kurmay ca hazırlandığı için  artık   bir  özür de  bulunmamaktadır. 

Bu tüzükte hem ulusal hemde uluslararası  yasaların geçerli olduğu  belirtilmektedir (ÇOK ÖNEMLİDİR).    552/2009  direktifin de    toluen ve  111 Triklor etan  kullanımını insan sağlığına verdiği ağır tahribattan yasaklamıştır. (maks %0.1   kullanıma izin verilmektedir) .  Kullanılan boya sökücülerinde de metilen klorür vardır.  Bu ürünün insan sağlığı ve çevreye   verdiği tehlike sınıflanmasıyla ilgili de 1000  sayfanın üzerinde literatür bulunmaktadır.  Bunun gibi   çok fazla   SVHC  (Substance very high concern)   listesinde ürün bülunmaktadır. Yeni listeye   ana bakır bileşikleri de  girmek üzeredir (bakır Sülfat,Bakır Oksitler, Bakır Oksi Klorür vs) 

Örneğin ABD den ithal edilen CARC boyalarda   111triklor etan buklunduğu  için   hem ; EPA 17 kanunu   (ABD- NATO)EC 552/2009   AB  (listeden  çıkarılarak daha  etkin olan Montreal Protokü listesine alınmıştır)  yasalarınyla   yasaklanmıştır. 

(30 Temmuz 2009 imzalanan  Stokholm Sözleşmesi  (Tehlikeli  Hava Kirleticiler)    ve Ulusal mevzuat: 5898  numaralı kanunla  Uçucu maddelerin zararlarından insanları koruma  (16 Mayıs 2009  tarihli resmi gazete)   da ciddi aykırılıklar vardır).  111 triklor etan aynı zamanda ozon tabakasına zararlı ürün listesinde olduğu  için  Montreal Protokolüne  göre de değerlendirilmelidir. 

Üstelik  CARC boyalar IR  görünmezlik teknolojisini kapsadığı için (NIR   bölge ) , bu boyaların ithalatı 5201 sayılı  yasa  11f  bendiyle MSB Teknik Hizmetler Dairesinin ithal iznine tabidir.  Bu CARC boyalar  toluen ve 111 Triklor etan (Her iki ürün kanserojendir) etmesi nedeniyle  TSK  Çevre Tüzüğü çerçevesinde  ithalat lisansı alması söz konu da değildir.  

Bilindiği üzere  hem 5201 sayılı yasa (izinsiz  ürün tedriki nedeniyle) hemde   Türkiye İthalat Mevzuatı (kaçakçılık ve sahte

belge kullanma  cezaları )   çok ağır yaptırımlar uygulanmaktadır. Örneğin NIR özellikli CARC  boyayı ithal edenler  5201  sayılı  yasadaki cezalarla birlikte    ürünü ithal ederken  gerekli  izin belgelerini  gümrük otoritelerine   sunmadıkları için  sahte belge ile   ürün çekmekten ve    kaçakçılıktan yargılanmaları kaçınılmazdır.  (Malesef bu husus  anlaşılması   zor   olduğundan herkesin tepki vermesi   normaldir. Ne ilgisi var sorusunu sormadan konuyu önce gümrük müşavirlerine sormaları özellikle tavsiye edilir). 

Bu  hususların ne kadar ciddi olduğunu  şirketler  yöneticlerinin   gümrük müşavirlerine ve  hukuk  danışmananlarına   sormalarını da özellikle  salık veririz.


Nikelaj ve Kromaj yapmayan   bakım merkezi var mıdır? 

Örneğin Cr+6   kanserojen olduğundan dolayı yasaklanmıştır.   Bu nedenle herkesin uyumlu bir teknolojiyi uygulaması gerekmektedir.  Her  ne kadar  Kromatlamada  Cr+3 kullanıldığında çok iyi netice alınamasa da  Cr+6   yı kullanmaları artık mümkün değildir.  Halen kumlama kullanan  birliklerin var  olduğunu söyleme yede gerek yoktur. Kumlama ile boya sökme ,pas temizleme vs  silokosiz e neden olduğu için (Akciğer Zarı Kanseri) de kullanılması  mümkün değildir.    


TSK  Çevre Tüzüğünün yayınlamasıyla MSB ve Genel Kurmay Başkanlığı     çok radikal  uygulamaları   seçerek   hızlı bir düzenleme ile    çevreye ve insan sağlığına duyarlılık konusunda    tüm endüstriye de   yol göstermektedir. 

Sağlık Bakanlığı işi daha da uç noktalara taşıyarak    5898 sayılı kanunla   uçucu maddelerin zararlarından insanları koruma    hususunda radikal bir uygulamaya  gitmiştir. Bu kanunun  ne anlama geldiği konusunda bir iki örnek verildiğinde  işin vehameti de anlaşılabilir.

Örnek 1 :  Mehmet bey  A Hipermarketinden 1 kg   solvent bazlı   boya satın almış  ve evine götürerek pencerelerini boyamıştır. Mehmet beyin 18 yaşından küçük  1 oğlu vardır.     Ne kadar normal ve hergün yaptığınız bir işlem değilmi.?
              
  Bu durumda   A hipermarketinin   müdürü  /satış elamanı   1 kg solvent bazlı boyayı Mehmet beye satmadan önce kendisine evde 18 yaşından küçük  çocuk olmadığını sormak ve bu konuda uyarmak zorundadır. Eğer çocuk varsa bu ürünü SATAMAZ.            
               Sattığında hem A Hipermarketinin  müdür/satıcısı hemde Mehmet bey 1 yıl hapis ve 5.000 TL  para cezasıyla cezalandırlırlar.   Üstelik insan sağlığını tehlike  sokmaktan yargılanırlar.

Örnek 2 :  Askeri Lise ye  defter ,kitap aldınız.  Ne kadar masum değil mi ?   Bu defterler ve kitaplarda   solvent bazlı   mürekkep kullanıldığı için    yukarıdaki ceza tüm ilgililere uygulanır.  Buna ilaveten   Askeri Lise   insan sağlığına zararlı  malzeme  kullandığı için  Hem 5898 sayılı yasayı hemde TSK Çevre Denetimi Yönetmeliği  Madde 17 hükümleri uygulanmak durumundadır.    VEYA  BU ÜRÜNÜ  hiç bir zaman satın alamayacaktır.  


Genel Örnek : Ülkemizdeki Gazetelerin solvent bazlı mürekkeple basıldığı  söylersem sanırım hepinizin keyfi  de kaçacaktır. Savcılar ve hakimler bile evlerine  gazete götürmektedir!!


Bu yasaları  dikkatli okumanızı  tavsiye ederim. Özellikle 5898 sayılı  yasa da  çocukları korumadan  hemen genel  uygulamaya  geçen  hükümler vardır. 

AB REACH  tüzüğünün  uygulamasının zaten amacı tehlikeli kimyasalların tedarik zincirinden çıkarılarak  kullanımının engellenmesidir.  Bu nedenlerden dolayı TSK Avrupa da      çevreyi  ve bireylerini  en iyi koruyan ordulardan birisi  olacağı aşıkardır.    Bunun bedeli ağır olsada   AB ye entegre olmak istiyen Türkiye  için önemli bir adımdır. Zaten  2013 REACH  uygulamasıyla   bundan çok daha ağır yaptırımlar olacağı için  bu tüzüğe hazırlık açısından da çok önemli bir merhaledir.

Bu örnekleri  çoğaltmak mümkündür.


Yasaların  uygulanıp uygulanamayacağını tartışmak  bizim işimiz değildir.  Hepimiz bu yasalara ve yönetmeliklere  uymak durumundayız.   Sigara yasağına   kamu kuruluşlarında uyumun %99 un üzerinde olduğu TC Sağlık Bakanlığınca geçen hafta  yayınlanmıştır.   

 



 

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009