Siyaset14 Eylül 2009 00:00

Bize Gerekli Olan Nasıl Bir 'Zentropa'(ABD) Yahut 'Europa'dır(AB) ? - Neslihan Yalman

Filmi izleyenler hafızalarını şöyle bir yoklasınlar. Amerika’dan gelen Alman asıllı Leopold Kessler etrafında geçen filmde, merkezde yer alan Zentropa adlı trenin sahibini gözlerinin önüne getirsinler. Ailesiyle birlikte saygın bir ulaşım şirketi sahibi olan, savaş sırasında Naziler’e destek verip, savaş bitince bu desteğin üstünü örtmeye çalışan Max Hartmann’ı düşünsünler. İyice bir düşünsünler bakalım. Acaba fiziki özellikleri ve maruz kaldığı durum Aydın Doğan’ınkine benzemiyor mu? Filmi ilk izlediğimde böyle bir izlenime kapılıp, bu durumu arkadaşımla paylaşmıştım. discount drug coupons site printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena

Bize Gerekli Olan Nasıl Bir "Zentropa"(ABD) Yahut "Europa"dır(AB)?

Neslihan Yalman - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

14.09.2009

 

21 Kasım 2008 gecesi TRT 2’de Lars von Trier’in faşistliğe, arada kalmışlığa, savaşa ve karmaşaya vurgu yaptığı -1945’li dönemlerin Almanya’sında geçen- ‘Zentropa’(Europa) filmi gösterilmişti. O dönemde Ergenekon operasyonları tüm hızıyla devam ediyor; Tayyip Erdoğan ve Aydın Doğan arasındaki restleşmenin dozu artıyor; AKP Deniz Feneri davası yüzünden sıkıştırılmaya çalışılıyordu.  

 

Filmi izleyenler hafızalarını şöyle bir yoklasınlar. Amerika’dan gelen Alman asıllı Leopold Kessler etrafında geçen filmde, merkezde yer alan Zentropa adlı trenin sahibini gözlerinin önüne getirsinler.

Ailesiyle birlikte saygın bir ulaşım şirketi sahibi olan, savaş sırasında Naziler’e destek verip, savaş bitince bu desteğin üstünü örtmeye çalışan Max Hartmann’ı düşünsünler. İyice bir düşünsünler bakalım. Acaba fiziki özellikleri ve maruz kaldığı durum Aydın Doğan’ınkine benzemiyor mu? Filmi ilk izlediğimde böyle bir izlenime kapılıp, bu durumu arkadaşımla paylaşmıştım.

 

AKP’nin Aydın Doğan’a yüklendiği ve Fehmi Koru’nun yazılarında Ergenekon operasyonlarında sıra Doğan medyasında imasını yaptığı bir dönemde, filmde intihar eden oyuncunun Aydın Doğan’a benzemesi tesadüf olabilir miydi?

AKP’ye yakınlığıyla bilinen İbrahim Şahin’in genel müdürlüğe getirildiği TRT’de aşırı bir tarafgirlik sezinlenmiyor muydu? TRT 2 el değiştireli ‘Dünya Sineması Kuşağı’ndan tutun da birçok programa kadar içerikler değiştirilmemiş miydi?

Dün Samanyolu TV’de gördüğümüz aktörler bugün TRT’ye transfer olmamışlar mıydı? Böylesi bir ortamda ‘Zentropa’ gibi bir filmin dünya sineması diye seyirciye takdim edilmesi salt entelektüel bir tesadüf şeklinde mi okunmalıydı?

 

Filmde ‘Kurt Adamlar’(Werwolf) adlı yeraltı Nazi milislerine karşı düzenlenen baskınlara da vurgu yapılıyordu. Kurt Adamlar Amerikalılara destek veren Almanları öldürüyorlardı. Üstelik, Max Hartmann’ın kızı Katharina bu örgütün gizli bir üyesiydi. Tam bu noktada Amerikalı albay Haris, Kessler’den kendilerine yardımcı olmasını istedi. Oysa, Leopold ve Katharina çoktan evlenmişlerdi.

 

Ben ‘Werwolf’ avcılığının yapıldığını da gösteren bu filmin kasım 2008’de gösterilmesinin, Doğan medyasına verilmek istenen gözdağı dışında bir nedeni daha olduğunu düşünüyorum. Ergenekon operasyonundan içeri alınan yahut alınmaya çalışılan insanlara aba altından sopa göstermek…

 

Diyeceksiniz ki bu sopa bir filmle gösterilebilir mi? Söz konusu AKP’yse ve bu parti medyanın hemen hemen tümüne hakim olmaya çalışıyorsa ve sinema propaganda anlamında pastada büyük bir paya sahipse… Bal gibi de bu sopa televizyon izleme oranı yüksek bir toplumda insanlara gösterilebilir. Tek tesellimiz orta sınıf halk kitlesinin çoğunluğunun TRT 2’yi izlememesi…

 

TRT 2 yoksunluğu daha da vahim bir tablonun ortaya çıkmasına neden oluyor. Çünkü, ikitadara yakınlığıyla bilinen ATV’de seviyesi hayli düşük diziler cirit atıyor. Diğer kanallardaki gibi bir, iki, üç dizden değil, diziler furyasından bahsediyorum. Dikkat ederseniz ATV sürekli bu dizileri ve bunların tekrarlarını yayınlıyor. Kabul etmeliyiz ki, toplumsal anlamda -özellikle medya kullanılarak- apolitikleştirilmeye çalışıyoruz. Hepimiz aparkat yiyip duruyoruz.

 

Böylesi intizamsız bir ortamda gazetelere ve televizyonlara bakın. Her şey birbirinin içine girdi. İç hatlarda kafa ütüleyici haberler yapıldığı ve kimi haberlerin magazinleştirildiği görülürken, dış hatlara dair hiçbir şeyden haberdar olamaz duruma geldik.

Örneğin; Yemen’de ve Sudan’da gerilimin tırmandığından, Tayland’da Müslümanlara saldırıldığından bihaber yaşayıp gidiyoruz. Urumçi olaylarını bile unuttuk gitti.

 

Anlayacağınız, Aydın Doğan AKP arasında harlanan atışma yeni gündemimiz… Kürt açılımı saçılımı, Ermenistan’la sıcak temas haberleri derken yeniden sunî bir gündem yaratıldı. Ergenekon operasyonları, suçları netliğe kavuşmadan içeride tutulanların durumları, ünlü şov adamı Tuncay Güney unutulalı çok oldu. 

 

Artık bu ülkenin bağrından çıkan bir yönetmenin kendi ‘Zentropa’sını çekme vakti gelmiştir.

İktidar ve medya patronları tekrar karşı karşıya gelmişlerken…
Milliyetçilik ve ulus-devlet kavramı tartışmaya açılmışken…
14 Ekim 2009’da AB İlerleme Raporları açıklanacakken…
2010 Avrupa Kültür Başkenti olacak diye diye İstanbul’u sel götürürken…
Bununla birlikte büyük adamlar dediğimiz insanlar AB fonlarını ve milyoncukları ceplerine indirirlerken…
Amerika Irak’tan çekilmeye hazırlanırken…
Afganistan karışırken…
Ortadoğu’nun fitili tutuşurken…
Türkiye’deki demiryolu ağları henüz rayına oturacak seviyeye erişememiştir.

Yazık ki tren devrilmekle devrilmemek arasında gidiş gelişlerdedir!..

 

 

 

 



 

 

.

   
    

       

 

 
 
www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009