Dış Politika5 Eylül 2009 00:00

Davutoğlu ve Kürt Meselesi - Mehmet Ali Güller

Davutoğlu, Kürt Meselesini, Stratejik Derinlik isimli kitabının, "Küresel ve  Bölgesel Dengeler Açısından Kürt Meselesi, Kuzey Irak ve Türkiye" başlıklı  bölümünde ele almış. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, 17 sayfalık bölümünde özetle ve döne döne tek şeyi savunuyor.Davutoğlu'na göre, Irak'ın kuzeyi, Türkiye'ye bağlanmalı! acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Davutoğlu ve Kürt Meselesi

Mehmet Ali Güller - InternetAjans 

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

03.09.2009

 

AKP'nin "Kürt açılımı" ile birlikte her ne kadar Koordinatör sıfatıyla  İçişleri Bakanı Beşir Atalay ön plana çıktıysa da, konuyla ilgili en önemli  isim, kuşkusuz, AKP'nin iktidara geldiği günden bu yana dışpolitikasına  hükmeden isimlerden Ahmet Davutoğlu'dur.

Davutoğlu, Kürt Meselesini, Stratejik Derinlik isimli kitabının, "Küresel ve  Bölgesel Dengeler Açısından Kürt Meselesi, Kuzey Irak ve Türkiye" başlıklı  bölümünde ele almış.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, 17 sayfalık bölümünde özetle ve döne döne tek şeyi savunuyor.

Davutoğlu'na göre, Irak'ın kuzeyi, Türkiye'ye bağlanmalı!

*"Kuzey Irak, Türkiye'yle bütünleşecek"!*

Davutoğlu, makalesinin girişinde Kuzey Irak'ın önemini analiz ettikten hemen
sonra, şu tarihi! saptamayı yapıyor:

*"Geçiş bölgesi açısından bu derece önemli bir konuma sahip olan bu  coğrafyanın bir iç jeopolitik bütünlük oluşturamamasının en önemli sebebi  doğrudan bir deniz bağlantısının olmayışıdır. Bu da bu coğrafyanın deniz  bağlantısı olan bir bölge ülkesi ile bütünleşmesini kaçınılmaz kılmaktadır."
(Sayfa 438)*

Yani, Bakan Davutoğlu, ABD'nin uzun yıllardır Türkiye'ye dayattığı ancak  TSK'ya kabul ettiremediği "Türkiye himayesinde Kürdistan" planını dile  getiriyor. Ve ekliyor:

*"Küresel ölçekli büyük bir gücün güvenlik garantisi bile bu coğrafyanın  bağımsız bir jeopolitik alan oluşturması için yeterli olamaz" (Sayfa 438)*

Yani Bakan Davutoğlu,

"ABD'nin garantisi bile Kürdistan'ın bağımsızlığını  güvenceye alamaz"

diyor. Ve sürdürüyor:

*"Bunun farkında olan büyük güçler de bölgesel güçler ile olan ilişkilerinde  bu olguyu önemli bir parametre olarak gündemde tutmaktadır." (Sayfa 438)*

Yani Bakan Davutoğlu'na göre ABD, Türkiye ile ilişkisinde bu durumu göz  önünde bulundurmaktadır.

*"Irak'ın parçalanması kaçınılmaz"!*

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, daha ABD'nin Irak işgalinden bile önce, gayet  yalın bir halde, Irak'ın parçalanması gerektiğini yazıyor:

*"Artık kronikleşen iki belirsizlik alanı olan Filistin ve Irak'ın siyasi  egemenlik alanı ile ilgili net düzenlemeler yapılmaksızın Ortadoğu'da cari  uluslararası hukuk sınırları ile de facto durum arasındaki gerilimin  giderilmesi mümkün değildir." (Sayfa 442)*

*"... egemenlik alanı ile bölünmüşlük arasında hassas bir dengede gidip gelen  Irak'ın statüsü ile birlikte Güney ve Kuzey Irak'ta bu belirsizlik döneminde  ortaya çıkan statüsüz yapıların geleceğinin netleşmesidir." (Sayfa 442)*

Bu arada Ahmet Davutoğlu'nun bu satırları, 2001 yılından önce yazdığının  altını çizelim! İlk baskısı Nisan 2001'de yapılan "Stratejik Derinlik"  kitabı piyasaya çıktığında ne  "11 Eylül" yaşanmıştı, ne de ABD Irak'a  saldırmıştı!

Türkiye'nin resmi politikasının "Irak'ın toprak bütünlüğü ve siyasal  birliğinin korunması" şeklinde kayda geçirildiği bir dönemde, Davutoğlu  açıkça "Irak'ın parçalanması"na taraf olmakta ve kuzey parçasının da  Türkiye'ye bağlanmasını talep etmektedir!

*"ABD'nin Ortadoğu Hesabı"*

Bakan Davutoğlu, küresel ölçekli gücüne her sayfasında övgüler dizdiği  ABD'nin "stratejik hesabı"nı da ilan etmektedir:

*"ABD'nin gerek Kuzey Irak'taki belirsizlik ve iç çekişmelerdeki gerekse  Irak'ı fiilen üçe bölen statükodaki uzun dönemli stratejik hesabı ve  prensibi açıktır: Bölgeyi mümkün olduğunca daha küçük ölçekli birimlere  indirerek bölgesel güç temerküzü gerçekleştirebilecek ülkelerin sayısını
azaltmak ve bu küçük ölçekli birimlerin iç çekişme ve ittifaklarını  kullanarak müdahil pozisyonunu sürdürebilmek."
(Sayfa 443) *

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında sınırları değiştirilecek 22 ülkenin  masaya yatırıldığı 2001 yılında bunları yazan Davutoğlu'na göre, acaba Irak  dışında "küçük ölçekli birimlere indirilecek" diğer bölgesel güçler  kimlerdir?

*Türkiye'nin rolü*

Davutoğlu, kitabının ilgili bölümünün sonuna doğru, ABD'nin "Türkiye  himayesinde Kürdistan" planını bir kez daha ve farklı argümanlarla  pazarlamaktadır:

*"Bugün parçalanmış görünen ve bu parçalanmışlık içinde bölge üzerinde hesap  kuran büyük güçlerce istismara açık bir yumuşak karın oluşturan 'Kürt  jeopolitiği' uzun dönemde aidiyet hissini en yoğun bir şekilde yaşadığı  bölgesel bir güç ile bütünleşme süreci içine görecektir. Uzun dönemde  meselenin odak noktası bölge halkının aidiyet hissini pekiştiren bir kader
birliği meşruiyeti ile çözümlenecektir"


(Sayfa 448-449)*

Yani Bakan Davutoğlu'na göre, Türkiye-İran-Irak ve Suriye'ye dağılmış olan  Kürtler, aidiyet duygusunu en kuvvetli hissedecekleri ülkeyle (?) eni sonu  birleşecekler. Tabi bu birleşme sırasında diğer üç ülke de bölünmüş olacak!

Üstelik Bakan Davutoğlu'na göre *"Türkiye, Kürt nüfus barındıran diğer bölge
ülkelerine göre önemli avantajlarına sahiptir"!
(Sayfa 449)*

"Büyük Teorisyen" olarak sunulan, müthiş "domino teorisi" (bölgedeki iyi bir  gelişmeyi iyi gelişmeler, kötü bir gelişmeyi kötü gelişmeler izler!!!) en  çok satan ABD gazetelerine konu olan Davutoğlu, 2001 yılında işte bunları  yazıyor.

Dışişleri Bakanı olarak atanan Davutoğlu'nun kitabı ve görüşleri, " 'Kürt  açılımı' yerli mi, yabancı mı" tartışmalarına da ışık tutuyor. Dış  politikamızın hangi görüşlere emanet edildiğini görmek bakımından önem  arzeden kitabı, önümüzdeki günlerde de ele almayı sürdüreceğiz.

 
 
www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009