Siyaset20 Ağustos 2009 00:00

Vali Ali'nin Pisuvar Operasyonu-Rahmi Yıldırım

Diyelim vatandaş fena halde sıkıştı. Öyle hemen helâya koşup pisuvaraçöğdüremeyecek. Çünkü artık pisuvar olmayacak. Pisuvar yerine boş kubur deliğine tam isabet çöğdürmek de yasak. Çünkü Vali Ali, artık Türkiye’nin valisidir, “Ayaktabevletmek itikada terstir!”  Bu nasıl fetvadır, nasıl icraattır Ali kardeşim? Romatizmalısı, romatoidartridlisi nasıl çömecek? symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Erkeklerin kadınlara üstün bir tarafı da ayakta işeme kabiliyeti!
Hele mevsim kış ise, etraf tenha ise kar üzerinde çişiyle adını yazmaktan,
arkadaşlarıyla en uzağa işeme rekabetinde galip gelmekten nasıl mutlu olurlar.
Bir de “Ayakta kot elde şişe, erkeklik bu değil kızım, erkeksen ayakta işe!”  diye
manitaya hava atmaktan.

 

 “Sihirli koni”icat olduğunda bu üstünlüklerini yitirir gibi olmuşlardı. Lakin bozgun
havasını çabuk atlattılar, üstünlükleri kendilerine kaldı.
Hani cinsel anatominin Piri Reis’i Freud, kadınların çocukken “Benim neden pipim
yok, neden ayakta çiş yapamıyorum?” diye komplekse kapıldıklarını söylemiş;
feministler de erkeklerle yarışmak için kahvehanelere baskın veriyorlar, ayakta çiş
yapmanın yollarını arıyorlardı ya.

İşte o günlerde cinsel kimlikleriyle yetinmeyip erkekler gibi ayakta çiş etmeye
heves eden kadınlardan yolunu bulmak isteyen bazı uyanık erkek girişimciler,
kadınları ayakta işetecek aleti piyasaya sürmüşlerdi. Büküldüğünde huni haline gelen
kâğıttan ibaret, tek kullanımlık “sihirli koni” Türkiye’ye de ithal edilmiş, Hürriyet gazetesinin kadın yazarları denedikleri koniyi “Son derece fantastik” diye
parlatmışlardı. Erkekler kadınlar karşısındaki yegâne üstünlüklerini yitirmek
üzereydiler. Fakat kadınlar ne kadar uğraştılarsa da çiş etmekte erkeklerin hızına
yetişememişler, sihirli koni unutulup gitmişti.
Erkeklerin hızına yetişemezlerdi. Çünkü, ayakta çiş etmek için pantolonu indirip
koniyi kuşanmaları zorunluydu. Erkeklerinse fermuarı çözmeleri yeterliydi.

 
Ayak yolunda imana getirmek!
Hürriyet’in kadın yazarları erkeklerin ayakta işeme üstünlüklerini sona
erdiremeseler de erkekler galiba kendi içlerinden bir haine yenik düşecekler.
İçlerinden çıkan hain sıradan biri olsa mesele değil, kolay başa çıkılır, çiş
selinde boğulur gider, mesele kalmaz.

Lakin bu erkeklik haini, Vali unvanı taşıyor. Başa çıkmak kolay değil.
Ordu Valisi olarak, “ayakta bevletmek itikadımıza ters, üstelik hijyen değil”
diyerek erkeklerin ayakta işeyebildikleri pisuvarları sökmeye başlamış.
Şimdilik Ordulu erkeklerin üstünlüğüne son verdi. Türkiye’ye vali olursa, vay
başımıza gelecekler…

Diyelim vatandaş fena halde sıkıştı. Öyle hemen helâya koşup pisuvara
çöğdüremeyecek. Çünkü artık pisuvar olmayacak. Pisuvar yerine boş kubur deliğine tam isabet çöğdürmek de yasak. Çünkü Vali Ali, artık Türkiye’nin valisidir, “Ayakta
bevletmek itikada terstir!”

 

Bu nasıl fetvadır, nasıl icraattır Ali kardeşim? Romatizmalısı, romatoid
artridlisi nasıl çömecek?
- Ne diyorsun efendi, çömmesin, günaha girsin! Zaten günahkâr ki Allah bir de
romatizma vermiş, artrid vermiş; şimdi çifte günahkâr olsun. Hikmetinden sual etmek
beşerin haddine mi? “Doğu da, Batı da Allah’ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru
yola iletir.” (Bakara; 142) “Allah, kimi dilerse onu şaşırtır. Kimi dilerse onu
dosdoğru yol üzere kılar.” (En’am: 39)
- İyi de sıkıştık Vali abi, bırak çömeyim.
- Olmaaaz! Önce “Pislikten ve pis olmaktan sana sığınırım.” diye dua edeceksin.
- Tamam, ettim duamı, bırak çömeyim.
- Olmaaaz! Bak helâya sağ ayakla girdin. Helâya sağ ayakla girilmeeez. Şimdi gerisin
geri çık, tevbe duası oku!
- Tamam tövbe ediyorum: Estagfîrullah, Estagfîrullah, Estagfîrullah.
Estagfîrullahelazîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh.
- İşte şimdi oldu, ayak yoluna geldin. Ayak yoluna sol ayakla adım atılır. Pis ve
necis yerlere sol ayakla girilir. Solcular pis ve necistirler.
- Vali dayı sıkıştım, sağcılığın solculuğun sırası değil, bırak çömeyim.
- Sağcılığın solculuğun sırası değil de ne demek efendi? Meğer ne kalbi mühürlü bir
günahkâr imişsin? Vahy-i ilahî’de ne buyuruluyor, bilmez misin? “Amel defterleri
sağdan verilen sağcılara ne mutlu. Amel defterleri soldan verilen solcuların
durumları ne kadar da acıklıdır?” (Vakıa, 8/9)
- Vali amca kurbanın olayım, solcuların Allah belasını versin. Bak sol ayakla
girdim. Bırak artık çömeyim.
-  Çömeceksin de, kıbleye yönelik çömme. Zinhar unutma, gaflete düşüp ayakta
bevletme, yoksa torbada artık kalır, prostat olursun. Sonra üstüne başına
sıçrayabilir. İki cihanın serveri bir hadîs-i şerîf'te buyuruyor ki, “İdrardan çok
korununuz; çünkü kabrin bütün azabı ondandır.”
- Allah gaflete düşürmesin, kabir azabından esirgesin başvalim.
- İstinca ve istibra ederken, sol elle taharetleneceksin. Sol el şeytanın elidir.
Hadîs-i şerîf'te, “Sizden biriniz küçük su dökerken, uzvunu sağ el ile tutmasın.
Helâdan sonra da sağ eliyle silmesin.” buyurulmuştur. Rahmetli üstad Necip Fazıl da
ünlemişti ki, “Kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim, Görevi olmasaydı sol elimi
keserdim.”
- Allah senden razı olsun vali hoca, irşat ettin, iki cihanda saadetin yolunu
gösterdin.
- Allah senden de razı olsun kardeşim. Taharetten sonra helâdan sağ ayakla
çıkacaksın ve “Elhamdü lillâhi'llezî ezhebe annî'l-ezâ ve âfânî.” diye dua
edeceksin. Şimdi geç bakalım.
- Lüzumu kalmadı başvezirim başvalim… Olan oldu, Allaf affetsin…

Vali Ali Türkiye’ye vali olursa aynen böyle mi bevledilir, başka şeyler mi olur,
Allah bilir.
Meğer bugüne değin ayakta işiyoruz diye kadınlara üstünlük taslarken ne günahlar
işliyormuşuz da haberimiz yokmuş.
Dahası, ayakta işemekle prostata davetiye çıkarıyormuşuz da bevliyeciler piri Dr.
Nedim İnce bizleri irşad etmemekle günahın katmerlisini işlemiş. Amel defteri artık
ne taraftan verilir, kendisi düşünsün. Şimdiden tezi yok, günde 25 defa tevbe ve
istiğfar duası okusun.

Vali Ali’nin müftülük eliyle fetva yayımlayıp pisuvarları sökmeye başlaması iyi
oldu. Günahın neresinden dönülse kârdır.

Gerçi, 657 sayılı Kanun’dan maaşlı evliyalardan Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri
Yüksek Kurulu Üyesi Prof.Dr. Hakkı Ünal, kişinin üzerine idrar sıçramaması
bakımından pisuvarların daha hijyen olduklarına fetva verdi.
İkinci Cumhuriyet peygamberi Prof. Dr. Mehmet Altan da ilk kez AKP’yi eleştirir gibi
yaptı; “Anti-pisuvar vali” başlığıyla Hacı Ali’nin icraatının AKP’ye oy
kaybettireceğini yazarak Başvezir Recep Tayyip Bey’i ikaz etti.

Ancak, Hakkı Hoca’nın fetvasının da İkinci Cumhuriyet peygamberinin ihbarının da
Vali Ali’nin fetvası için “yürütmeyi durdurma fetvası” yerine geçeceği kuşkuludur.
Yani, “ayakta işemek mekruhtur” fetvasının esastan iptali söz konusu değildir.
* * *
 
Şaka bir yana, Vali Ali’nin, gözü yaşlı vaizin gazetesine “pisuvar lincinin
arkasında fındık lobisi var” diye beyanat vermesi çok ucuz bir demagoji ki, temsil
ettiği makamın ağırlığıyla hiç mi hiç bağdaşmamıştır. İnsan hiç değilse, fındık
emekçileri için neler yapmış da fındık lobisinin hışmına uğramış, Ordu’nun sel
baskınına kurban gitmemesi için ne gibi tedbirler düşünmektedir, onlar hakkında
konuşur da kubura ve pisuvara sıkışan tartışmayı doğru mecraına akıtır.
Ayakta bevletmek münakaşası bundan sonra nasıl seyreder, bilmek istemiyorum.
Dilerseniz bir fıkrayla rahatlayalım.
 
Hijyenik çiş!
Malum, bir tarihe kadar memleketin kaderi “Harbiye, Mülkiye, Tıbbiye”ittifakının
elindeydi. Sonra memleketin kaderi sermayenin eline geçti, emperyalist sermaye de
memleketin kaderine ortak oldu. Ama, “Harbiye, Mülkiye, Tıbbiye”arkadaşlığı
nostaljik de olsa sürüyor.
Arkadaşlar Silivri’de mahkemede sanık sandalyesindeler. Celse arası verilince
ihtiyaç gidermek için jandarma nezaretinde tuvalete koşmuşlar.
Abdest bozma sonrası temizlik esnasında tıbbiyeli defalarca ellerini sabunla
yıkamış, beş peçete birden kullanıp kurulamış ve arkadaşlarını iğnelemiş :
- Bize okulda hijyenin önemini de öğrettiler!
Mülkiyeli altta kalmamış. Ellerini bir defa sabunlayıp yıkamış, bir peçeteyle
kurulayıp yanıtını yapıştırmış:
- Bize okulda milli serveti israf etmemeyi de öğrettiler!
İkisi birden harbiyeliye bakmışlar. Harbiyeli ne ellerini yıkamış ne de peçete
kullanmış. Müstehzi bir gülümsemeyle taşı gediğine koymuş:
- Bize okulda ellerimizi kirletmeden çiş yapmasını da öğrettiler!

Sadece bir fıkraydı.
Umarım, kimse alınmaz,  Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ bir suç
duyurusunda daha bulunmaz!