Siyaset20 Ağustos 2009 00:00

Fatih Altaylı Şaşırmış : Kimler Genelkurmay Başkanı Oluyormuş!

Açık İstihbarat : Genelkurmay'daki akıl tutulmasını 2002 yılında kaleme aldığımız "Hac yolunda Değil Haç Yolunda"başlıklı raporumuzdan beri defalarca yazdık. Bazıları yeni uyanıyor. Türkiye'de gazeteci olmanın da, Genelkurmay başkanı olmanın da; kısacası yükselmenin tek şartı var: Geç uyanmakve uyanana kadar geçen sürede ise, sizden önce uyananları komplo teorisi ve oyunbozanlıkla suçlamak . Biz bu ülkede Genelkurmay Başkanı olanlara da, gazeteci olanlara da şaşırmıyoruz. Öcalan'a entellektüel muamelesi yapılan bir ülkede Hilmi Özkök gibi birine niye entellektüel muamelesi yapılmasın. Başına çuval geçirilince başına çuval geçirene "hizmetindeyim" mesajı veren sadece Öcalan mıydı?Askerinin başına çuval geçireni sadece iki gün sonra makamında ballı börekli ağırlayan kimdi?discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkohol

 Fatih Altaylı Şaşırmış : Kimler Genelkurmay Başkanı Oluyormuş!

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

18.08.2009

(Açık İstihbarat : Genelkurmay'daki akıl tutulmasını 2002 yılında kaleme aldığımız "Hac yolunda Değil Haç Yolunda"başlıklı raporumuzdan beri defalarca yazdık. Bazıları yeni uyanıyor. Türkiye'de gazeteci olmanın da, Genelkurmay başkanı olmanın da; kısacası yükselmenin tek şartı var: 

Geç uyanmak

ve uyanana kadar geçen sürede ise, sizden önce uyananları komplo teorisi ve oyunbozanlıkla suçlamak . Biz bu ülkede Genelkurmay Başkanı olanlara da, gazeteci olanlara da şaşırmıyoruz. Öcalan'a entellektüel muamelesi yapılan bir ülkede Hilmi Özkök gibi birine niye entellektüel muamelesi yapılmasın. Başına çuval geçirilince başına çuval geçirene "hizmetindeyim" mesajı veren sadece Öcalan mıydı?Askerinin başına çuval geçireni sadece iki gün sonra makamında ballı börekli ağırlayan kimdi? )



---------------------- Fatih Altaylı'nın 18.08.09 tarihli HaberTürk'teki Yazısı -------------------------------

NE duyduklarıma inanabiliyorum, ne okuduklarıma.
Memlekette ciddi bir akıl tutulması var.
Bir eski Genelkurmay Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti ve hatta toplam Türk tarihindeki o makamda oturmuş birinden çıkabilecek en "abuk sabuk" lafları ediyor.
Terör örgütü liderlerinden bile öteye giderek Türkiye'nin adını tartışmaya açıyor. Ama "Türkiye'nin adını tartışmaya açtığım zannedilmesin" diyerek.
Herkes eşek, o uyanık ya.
Terör örgütünün hapisteki liderinin de eski Genelkurmay Başkanı'ndan geri kalır tarafı yok. Ama biraz daha haddini biliyor.
O da Türkiye'nin adı hariç her şeyini tartışmaya açıyor.
Çok da fazla talebi yok. Federasyon istemiyor. Sadece ayrı bir savunma gücü, ayrı bir ordu istiyor. Örneği dünyada olmayan bir şekilde.
Ayrı bir devlet istiyor da açıkça söylemiyor. O da şimdilik.
Zannedersin ki, 1999'da yakalanıp hapse atılan o değil de benim.
Belli ki, zafiyeti hissetmiş, konuşuyor.
Dün İstanbul'da bir Kürt çalıştayı daha vardı.
Gitmedim.
Tatilde olduğum için değil, gitmek istemediğim için gitmedim.
Bu "zırva ekseninde" konuşmak istemediğim için gitmedim.
Ama dün HABERTÜRK'ün manşetine Öcalan'ın "o çok beklenen" açılımını koyduk.
Çalıştayda okuyup görsünler diye.
Belli ki, artık PKK'dan gelecek öneriler doğrultusunda bir açılım yapmak mümkün değil.
Öcalan'ın sözleri bunu ortaya koyuyor.
Zaten onu aratmayan eski Genelkurmay Başkanı'mız var.
Bakalım şimdiden sonra siyasetçilerimiz, Türkiye'yi yönetenler ne diyecekler.
Var mı bir planları, yoksa bilmeden mi bir yerlere doğru sürüklüyorlar memleketi?
Göreceğiz.
Ama gördüğümüz bir şey var.
Türkiye'nin çivisi çıkmış. Çok belli.
Yerine tekrar çakılır mı emin değilim.
Çakmaya çalışırken çekici parmağımıza indirmezsek ne âlâ!

Emekli generallere konuşma yasağı

HERHALDE emekli olmak generallere yaramıyor.
Hilmi Özkök'ün sözlerini okuyunca bu kanaatim pekişti.
O büyük gücü kaybettikleri an sudan çıkmış balığa ya da eşekten düşmüşe döndükleri için olsa gerek akılları başlarından gidiyor.
Gündem olabilmek, manşete çıkabilmek, konuşulabilmek için başlıyorlar saçmalamaya.
Başka türlüsü mümkün değil.
Öyle olmasa böyle laflar etmeleri mümkün değil.
Aklı başında ferd-i vahidin, emekli generallerin söylediklerini söylemesi hayal bile edilemez.
Ya saçmalıyorlar, ya darbe hayalleri kuruyorlar, ya da sermayenin emrine giriyorlar.
Hepsi değil elbet ama birçoğu.
Bence Türk Silahlı Kuvvetleri, generallerle bir sözleşme imzalamalı ve emekli olduktan sonra konuşma yasağı getirmeli.
Konuşanı da Hayırsız Ada'ya sürmeli.
Çünkü hiç ama hiç kimse Türk Silahlı Kuvvetleri'ne emekli bir general kadar zarar veremiyor.

 
 
www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009