İstihbarat18 Ağustos 2009 00:00

Duruşmalar Mobese'den İzleniyor İddiası

"Duruşma salonundaki kameralardan biri mobese sistemine bağlıdır. Hollanda'daki mobese sistemi de, İsrail tarafından kurulmuştu. Ancak Hollandalılar, bir yıl sonra Mossad'ın bu görüntüleri on-line olarak izlediğini anladılar ve derhal sistemi iptal ettiler. Yani anlayacağınız görüntüler sadece İstanbul ve Ankara'dan izlenmiyor. Bu işleri aslında cemaatçi emniyetçilerin gayri-resmi danışmanlığını yapan eski kuaför hanımefendinin , otel güvenlikçisi kocasının bilmesi gerekirdi. Bu hatayı anlamak mümkün değil"new prescription coupons lilly cialis coupon online cialis couponscialis forum cialis prodaja cialis bez receptarenovation vejle renovation skive renovacialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer coupondiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

 Duruşmalar Mobese'den İzleniyor İddiası

Ulusal Kanal

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

18.08.2009



Ergenekon tertibi kapsamında tutuklu olan avukat Serdar Öztürk, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede, çarpıcı iddialarda bulundu.

SİLİVRİ CEZAVİ'NDE ERGENEKON DURUŞMALARININ YAPILDIĞI SALONDAKİ KAMERALARDAN BİRİNİN MOBESE SİSTEMİNE BAĞLI OLDUĞUNU BELİRTEN ÖZTÜRK, DURUŞMALARIN MOSSAD TARAFINDAN ONLİNE OLARAK İZLENEBİLECEĞİNİ İFADE ETTİ.

Emekli bir yüzbaşı ve aynı zamanda avukat olan Serdar Öztürk, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede, Silivri Cezaevi'ndeki duruşma salonunda bulunan kamera sistemine ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu.

MOBESE sisteminin İsrail'li bir firma tarafından kurulduğunu hatırlatan Öztürk, MOSSAD'ın duruşmaları izleyebileceğini belirtti:

"Duruşma salonundaki kameralardan biri mobese sistemine bağlıdır. Hollanda'daki mobese sistemi de, İsrail tarafından kurulmuştu. Ancak Hollandalılar, bir yıl sonra Mossad'ın bu görüntüleri on-line olarak izlediğini anladılar ve derhal sistemi iptal ettiler.

Yani anlayacağınız görüntüler sadece İstanbul ve Ankara'dan izlenmiyor. Bu işleri aslında cemaatçi emniyetçilerin gayri-resmi danışmanlığını yapan eski kuaför hanımefendinin , otel güvenlikçisi kocasının bilmesi gerekirdi. Bu hatayı anlamak mümkün değil"

Ümraniye kapsamında gözaltına alınan Serdar Öztürk'ün, üsteğmen olarak görevliyken 1994'te mayına basıp yaralanınca malulen emekli edildiği ortaya çıktı.

Öztürk, Cumhurbaşkanlığı'na yazdığı dilekçede

"İnsan, hem kahraman, hem terör örgütü üyesi olamaz. Övünç madalyasını makamınıza iade zorunluğu doğmuştur"

dedi.

Şırnak Silopi'de 1994 yılında, henüz üsteğmenken PKK ile çatışmada yüzüne şarapnel parçaları isabet etti. Sol gözünü kaybetti, gazi oldu.

Bakanlar Kurulu kararı ile Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Övünç Madalyası ve beratı ile ödüllendirildi. İki yıl hastanede yattı. Malulen emekli olan Serdar Öztürk, Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Avukat oldu.

Göktaş'ın avukatı

Ümraniye son dalga operasyonları sırasında önceki gün emekli Albay Levent Göktaş'ın avukatı Serdar Öztürk, Ankara'da gözaltına alındı. Gözaltına alınan Serdar Öztürk, önceki gün akşam saatlerinde Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne getirildi.

Avukat olduğu için ifadesi soruşturmayı yürüten savcıların eşliğinde alınacak olan Serdar Öztürk, dün avukatı Demet Reçber ile görüştü. Bu görüşmede Öztürk, Reçber'e, üstün hizmet madalyası ve beratının Cumhurbaşkanı'na iade edilmesi talimatını verdi.

Öztürk, gözaltında bulunduğu Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde de Cumhurbaşkanlığı makamına iletilmek üzere şu dilekçeyi yazdı:

"1985 yılında binlerce Kara Harp Okulu subayı gibi gerekirse vatan uğrunda canımı feda etmeye yemin ederek askerlik mesleğine adım attım.

Askerlik hayatım boyunca yeminime sadık kaldım. 1993-1994 tarihleri arasında Şırnak ili Silopi İlçesi Çalışkan köyü bölgesinde konuşlu Eren bölüğünde bölük komutanı olarak görev yaptım.

Bu görevim esnasında 13 Ekim 1994 tarihinde Kuzey Irak sınırında icra edilen operasyon sırasında bubi tuzağına basmak suretiyle ağır yaralandım. İki hafta komada kaldım. İki yıl tedavi gördüm. Bir gözümü ve bazı iç organlarımı tamamen kaybettim. Bu nedenle devletim tarafından şahsıma devlet övünç madalyası verilmiştir. 3 Haziran 2009'da İstanbul Özel yetkili 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkımda terör örgütü üyeliği iddiası ile yakalama kararı verilmiştir.

Bir insan, hem devletinin övüncüne mazhar olmuş bir kahraman, hem de terör örgütü üyesi olamaz. Yaptığım hizmet, feda ettiğim gençliğim ve sağlığım. Devletime helaldir. Ancak bu çelişkinin giderilmesi maksadıyla Sayın Cumhurbaşkanlığı'nca tarafıma verilen devlet övünç madalyasını makamınıza iade etmek zorunluluğu doğmuştur."

 

 
 
www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009