Ergenekon tertibi kapsamında tutuklu olan
avukat Serdar Öztürk, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği
dilekçede, çarpıcı iddialarda bulundu.
SİLİVRİ CEZAVİ'NDE
ERGENEKON DURUŞMALARININ YAPILDIĞI SALONDAKİ KAMERALARDAN
BİRİNİN MOBESE SİSTEMİNE BAĞLI OLDUĞUNU BELİRTEN ÖZTÜRK,
DURUŞMALARIN MOSSAD TARAFINDAN ONLİNE OLARAK İZLENEBİLECEĞİNİ İFADE
ETTİ.
Emekli bir yüzbaşı ve aynı zamanda avukat olan Serdar Öztürk,
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede, Silivri
Cezaevi'ndeki duruşma salonunda bulunan kamera sistemine ilişkin
çarpıcı iddialarda bulundu.
MOBESE sisteminin İsrail'li bir firma tarafından kurulduğunu
hatırlatan Öztürk, MOSSAD'ın duruşmaları izleyebileceğini
belirtti:
"Duruşma salonundaki kameralardan
biri mobese sistemine bağlıdır.
Hollanda'daki mobese sistemi de, İsrail tarafından
kurulmuştu. Ancak Hollandalılar, bir yıl sonra Mossad'ın bu
görüntüleri on-line olarak izlediğini anladılar ve derhal sistemi
iptal ettiler.
Yani anlayacağınız görüntüler sadece
İstanbul ve Ankara'dan izlenmiyor. Bu işleri aslında
cemaatçi emniyetçilerin gayri-resmi danışmanlığını yapan eski kuaför
hanımefendinin , otel güvenlikçisi kocasının bilmesi
gerekirdi. Bu hatayı anlamak mümkün
değil"
Ümraniye kapsamında gözaltına alınan Serdar
Öztürk'ün, üsteğmen olarak görevliyken 1994'te mayına basıp
yaralanınca malulen emekli edildiği ortaya çıktı.
Öztürk, Cumhurbaşkanlığı'na yazdığı dilekçede
"İnsan,
hem kahraman, hem terör örgütü üyesi olamaz. Övünç madalyasını
makamınıza iade zorunluğu doğmuştur"
dedi.
Şırnak Silopi'de 1994 yılında, henüz üsteğmenken PKK ile
çatışmada yüzüne şarapnel parçaları isabet etti. Sol gözünü
kaybetti, gazi oldu.
Bakanlar Kurulu kararı ile
Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Övünç Madalyası ve beratı ile
ödüllendirildi. İki yıl hastanede yattı. Malulen emekli olan Serdar
Öztürk, Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Avukat oldu.
Göktaş'ın avukatı
Ümraniye son dalga operasyonları sırasında önceki gün emekli
Albay Levent Göktaş'ın avukatı Serdar Öztürk, Ankara'da gözaltına
alındı. Gözaltına alınan Serdar Öztürk, önceki gün akşam saatlerinde
Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele
Şubesi'ne getirildi.
Avukat olduğu için ifadesi soruşturmayı yürüten savcıların
eşliğinde alınacak olan Serdar Öztürk, dün avukatı Demet Reçber ile
görüştü. Bu görüşmede Öztürk, Reçber'e, üstün hizmet madalyası ve
beratının Cumhurbaşkanı'na iade edilmesi talimatını verdi.
Öztürk, gözaltında bulunduğu Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde
de Cumhurbaşkanlığı makamına iletilmek üzere şu dilekçeyi yazdı:
"1985 yılında binlerce Kara Harp Okulu subayı gibi gerekirse
vatan uğrunda canımı feda etmeye yemin ederek askerlik mesleğine
adım attım.
Askerlik hayatım boyunca yeminime sadık kaldım.
1993-1994 tarihleri arasında Şırnak ili Silopi İlçesi Çalışkan köyü
bölgesinde konuşlu Eren bölüğünde bölük komutanı olarak görev
yaptım.
Bu görevim esnasında 13 Ekim 1994 tarihinde Kuzey
Irak sınırında icra edilen operasyon sırasında bubi tuzağına basmak
suretiyle ağır yaralandım. İki hafta komada kaldım. İki yıl tedavi
gördüm. Bir gözümü ve bazı iç organlarımı tamamen kaybettim. Bu
nedenle devletim tarafından şahsıma devlet övünç madalyası
verilmiştir. 3 Haziran 2009'da İstanbul Özel yetkili 11'inci Ağır
Ceza Mahkemesi tarafından hakkımda terör örgütü üyeliği iddiası ile
yakalama kararı verilmiştir.
Bir insan, hem devletinin
övüncüne mazhar olmuş bir kahraman, hem de terör örgütü üyesi
olamaz. Yaptığım hizmet, feda ettiğim gençliğim ve
sağlığım. Devletime helaldir. Ancak bu çelişkinin
giderilmesi maksadıyla Sayın Cumhurbaşkanlığı'nca tarafıma verilen
devlet övünç madalyasını makamınıza iade etmek zorunluluğu
doğmuştur."