Siyaset14 Ağustos 2009 00:00

ABD Büyükelçisine "Çete Açılımı" Soruları - Açık İstihbarat Özel

"Kürt açılımı" da bu "non-policy"lere güzel bir örnek. Ortada bolca ziyaret, bolca yaygara, bolca emekli meczup ve bolca laf var. Buna toplu olarak "gündem mühendisliği" deniyor. Maki boylu, selvi hırslı Mümtaz'er Türköne gibi kurşun fetişistlerinin de dahil olduğu "12 Dev Adamlar"; Taraf gibi polis bültenleri ve bizzat polis akademisi üzerinden demokrasi açılımı yapan örnek ülke Türkiye'de bu tarz "non-policy"leri uygulamak çok da zor olmasa gerek. Fakat bu fırsatı kullanarak kamuoyunu salak yerine koyan ABD Büyükelçisine bir kaç soru sormak lazım. cleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg

ABD Büyükelçisine "Çete Açılımı" Soruları

Açık İstihbarat Özel

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

14.08.2009



Geçenlerde ABD Büyükelçisinin bir demeci medyada yeraldı. Kamuoyunu; "Kürt açılımı" olarak isimlendirilen "çadır tiyatrosunun" sahibi olmadıklarına inandırmaya çalışıyordu.

İçişleri Bakanlığı ile ABD Büyükelçiliği arasındaki iletişim trafiğini bilenler açısından bunlar en hafif tabirle "iddia". O yüzden ABD Büyükelçisi bu demeçleri ile ancak emekliliğinde TRT'de yorumcu kadrosunu garantileyebilir.

İnsanların "Potomya"yı istedikleri gibi adlandırma özgürlüğüne sahip oldukları; AKP'ye ise sadece "AK Parti" diyebildikleri Goebbels Demokrasi ile taçlanmış ülkemizde "Kürt açılımı" tipik bir AKP "non-policy". Varmış gibi yapılan ama aslında olmayan bir politika açılımı.

AKP'ye "Goebbels propaganda tekniklerini" öğreten çok özel danışmanların eseri olan bu "non-policy"lere Türkiye daha öncede şahit oldu.

"Türban açılımı" ilk akla gelen örneklerden. Aslında türbanlıların önünü açmayan bir yasa değişikliği üzerinden; çapsız muhalefet ve medyanın da desteği ile koparılan fırtına sonunda ne türbanlılar eğitim haklarına kavuşabildi, ne de Türkiye "türban sorunu"ndan kurtulabildi. AKP ise her zamanki "sisteme karşı kahramanca mücadele ettim ama olmadı" edası ile mazlumluk sicilini kabarttığı ile kaldı.

"Kürt açılımı" da bu "non-policy"lere güzel bir örnek. Ortada bolca ziyaret, bolca yaygara, bolca emekli meczup ve bolca laf var. Buna toplu olarak "gündem mühendisliği" deniyor.

Maki boylu, selvi hırslı Mümtaz'er Türköne gibi kurşun fetişistlerinin de dahil olduğu "12 Dev Adamlar"; Taraf gibi polis bültenleri ve bizzat polis akademisi üzerinden demokrasi açılımı yapan örnek ülke Türkiye'de bu tarz "non-policy"leri uygulamak çok da zor olmasa gerek.
Fakat bu fırsatı kullanarak kamuoyunu salak yerine koyan ABD Büyükelçisine bir kaç soru sormak lazım.

Soruyu sormadan önce kendi çapımızda bir gündem mühendisliği yapıp, Florida'dan bir haberi dikkatinize sunalım...

Geçenlerde Florida'da polis; aralarında 14 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 15 kişiyi tutukladı. Tutuklananlar; geçen sene Florida'da çıkan bir yasadan kaynaklanan 5 sene hapis cezası gerektiren suçlamalarla karşı karşıya.

Bu kişilerin suçu ne?

Çete propagandası yapmak...

Çete propagandasını nasıl yapmışlar?

Bir tanesi ; Facebook gibi bir sosyal ağ/arkadaşlık sitesi olan Myspace sitesine, bölgedeki çetelerden birinin renkleri ve çetenin el işareti ile poz verirken bir fotoğrafını asmış.

Bunca senedir anca onlarla ifade edebilecek , lokal sokak çatışması olarak tarif edebilecek kayıplara sebebiyet veren çetelerle ABD'nin mücadele ederken uyguladığı demokrasi ve yasa standartları yukarıda görüldüğü gibi.

ABD Büyükelçisinin akıl satmaya çalışarak o çok değerli aklını zorladığı Türkiye'de ise onbinlerce vatandaşımızın canına ve malına mal olan PKK'nın ve başındaki Gladyo ajanı Narko Teröristin propagandasını yapmak artık marjinal unsurların değil, emekli devlet görevlilerinin görev tanımına giriyor.

İmralı'dan canlı yayına ramak kaldı ve gerçekleşince kimsenin şaşırmayacağı psikolojik ortam sağlandı. Bunda; kendilerini ilgilendirmeyen konulara karışmayı "politika" zannedip, esas taraf  olmaları gereken konuda suskunluğunu koruyan çapsızların sessizliğinin de büyük rolü var.

Bu şartlar altında ABD Büyükelçisi'ne ABD'deki demokratik ve özgürlük ortamının çağdaş Türkiye seviyesine taşınması adına bir kaç soru sormamız gerekiyor :

1) Ülkenizde bizdeki "Kürt Açılımı" benzeri bir "Çete açılımı" gerçekleştirmeyi düşünür müsünüz?

2) Ülkenizdeki çete liderlerinin yattıkları yerlerden çetelerine mesaj yayınlamasına izin veriyor musunuz?

3) Ülkenizde emekli CIA mensupları gazete ve televizyonların başköşelerinde çete liderleri ile gizlice görüşülmesi gerektiği ve hatta muhatap alınmaları gerektiği konusunda ahkam kesiyorlar mı?

4) Ülkenizde çete mensuplarının kamuoyu açıklamaları merakla bekleniyor ve bu çete mensuplarının - ki onların da bir sosyal tabanı ve denk düştükleri bir sosyal gerçeklik var - kendi mahallerindeki taleplerinin yerine getirilmesi gerektiği yönünde politika hazırlıkları yapılıyor mu?

5) "Kürt açılımı" konusundaki tecrübelerine dayanarak; AKP'den olası bir "çete açılımı" konusunda destek almayı düşünür müsünüz?

Açık İstihbarat




 
 
www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009