"Ulusal Kanal Program yapımcısı TEOMAN ALİLİ
Ergenekon savcılarının talimatıyla gözaltında. 11 Ağustos Salı günü
İstanbul Emniyeti Yabancılar Şubesi tarafından gözaltına alınan
ALİLİ, dün Terörle Mücadele Şubesine getirildi.
Gözaltı
kararının Ergenekon savcılarının talimatıyla gerçekleştirildiği
bildirildi. ALİLİ’nin şu saatlerde evi aranıyor. Ev aramasında
avukatlarına bilgi verilmedi.
Ulusal Kanal’da uzun süredir HABER MASASI adlı
programı hazırlayıp sunan TEOMAN ALİLİ’nin gözaltına alınması ULUSAL
KANAL’a yapılan saldırıların son halkasıdır.
Bilindiği gibi
21 Mart 2008 tarihinde Ulusal Kanal İstanbul Ankara ve İzmir
büroları aynı anda yüzlerce polisin katılımıyla baskına uğramış ve
Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Ferit İlsever ile 5
yönetici ve görevlimiz gözaltına alınmıştı. İlsever’le birlikte
Haber Dairesi Başkanımız Dr. Serhan Bolluk Ulusal Kanal YK üyesi
gazeteci Adnan Akfırat, Ankara haber müdürümüz Hikmet Çiçek, İzmir
temsilcimiz Hayati Özcan gözaltına alınanlar arasındaydı.
Aylarca tutuklu kaldıktan sonra Ferit İlsever, Dr.
Serhan bolluk ve Adnan Akfırat serbest bırakıldılar.
Hikmet
Çiçek ve Hayati Özcan ise 17 aydır Silivri cezaevinde tutuklu
bulunuyor.
Ulusal Kanal’a yapılan saldırılar bununla da sınırlı
kalmadı. Mersin temsilcimiz Yusuf
Buldu, Ulusal Kanal danışmanı Prof. Dr. Uçkun Geray, reklam
görevlimiz Nuran Gökdemir sözümona Konya Ergenekon adıyla düzenlenen
operasyonda gözaltına alındılar..
Bu dalga gözaltılarının
tamamı birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.
3 yıldır her hafta düzenli olarak programı
yayınlanan Prof. Dr. Erol Manisalı ilerleyen tarihlerde gözaltına
alındı.
Bu gözaltı ve tutuklamaların bütünüyle
kanunsuz ve iktidarın siyasi hedefleriyle ilgili olarak
sahneye konduğu bugün ortaya çıkmış bulunuyor.
Ulusal Kanal, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi
kapsamında yürürlüğe koyduğu şu sözümona Kürt açılımı nedeniyle
saldırıya uğramaktadır. Ulusal Kanal Türkiye’nin ABD planlarına
direnen merkez olduğu için, o planları deşifre edip milletimize
açıkladığı için saldırıya uğramaktadır. Bu çok açıktır.
Zaten Savcı Zekeriya Öz, Ergenekon davasının
merkezinde “İşçi Partisiyle birlikte Ulusal Kanal var”
açıklaması yaparak süreci itiraf etmiştir.
Program yapımcımız Teoman Alili gözaltına alınmadan
önceki son programında çok önemli bir gerçeği açığa
çıkarmıştı.
Kamuoyu, Tayip Erdoğan ve Abdullah Gül’lerin açtığı yolda, Abdullah Öcalan’ın 15
Ağustos’ta açıklayacağı sözümona yol haritasına odaklandığı bir
sırada, merkezi ABD’de bulunan American Kurdish
İnternational Network ya da bilinen adıyla AKİN isimli düşünce
kuruluşunun açıklamaları yayınlanıyor.
Bu açıklamada Abdullah Öcalan’ın 15 Ağustos’ta
açıklayacağı muhtemel talepler sıralanmaktadır.
İşte açıklamadan bu taleplerin bazı
başlıkları:
Operasyonların durdurulması, dağdan inen kadrolara
siyasi haklar verilmesi, Belediyelerin bölgedeki yer altı ve yer
üstü kaynaklardan yararlanmasının sağlanması, Kürt halkının
iradesinin tanınması…
AKİN, (American Kurdish İnternational Network)
Türkçe açılımıyla Kürt Amerikan İletişim grubu’nun başında ise
PKK’nın ABD temsilcisi olarak bilinen Kani Gulam var..
Sık sık parçalanmış Türkiye haritaları
yayınlamasıyla tanınan AKİN aynı zamanda ABD’de bir kamu kuruluşu
olarak görülüyor. Türkiye’nin talebi üzerine ABD makamları Kani
Gulam’ı sözümona yargıladı ve “400 saat kamu hizmetinde çalışma
cezası verdi” . Ancak mahkeme kararına göre bu kamu cezası AKİN
kuruluşunda yapılacaktır.
Apo’nun muhtemel taleplerinin bu kuruluştan sızması,
“Kürt açılımı”nın nerede pişirildiğini açık bir şekilde ortaya
koymaktadır.
İşte, Teoman Alili ve Ulusal Kanal’ın bir kez daha
hedef alınması herhalde bu şekilde açıklanabilir.
TEOMAN ALİLİ KİMDİR?
Alili 1978 Türkiye doğumlu. İlkokul, ve Lise
tahsilini Türkiye’de yaptı. Makedonya doğumlu Türk kökenli bir
ailenin çocuğu. Kendini çok iyi yetiştirmiş, en az 4 yabancı dili
çok iyi konuşan bir aydın. Uzun süredir Ulusal Kanal’da tamamen
gönüllü olarak çalışmakta ve Haber Masası adıyla çok izlenen ve ses
getiren bir program yapmaktaydı.
"TEOMAN ALİLİ DERHAL SERBEST
BIRAKILSIN"
Türk basını tarihinde görülmemiş bir kuşatma ve
saldırı altındadır. 1920’lerin işgal altındaki mütareke basınıyla
kıyaslanabilecek bir durum söz konusudur. Ergenekon tertibinden önce
operasyon basına yapılmıştır. Bir plan dahilinde büyük devlet
olanakları da seferber edilerek yandaş medya yaratılmıştır.
Diğer yandan muhalif ve vatansever basına, ABD'nin
ve iktidarın planlarına direnen basın işte bu tür gözaltı ve
tertiplerle sindirilmeye çalışılmaktadır.
Ancak Ulusal Kanal direnecektir. Baskılar bizi
yıldıramaz. Biz Namık Kemal’lerin, Abdi İpekçi’lerin, Uğur Mumcu’ların, Ahmet
Taner Kışlalıların damarındanız. Gerçekleri açıklamayı daha güçlü
olarak sürdüreceğiz.
Basına uzanan eller kırılacaktır. Bu kanunsuz
tertipler cezasız kalmayacaktır. Türkiye tarihi bu şekilde ibret
örnekleriyle doludur.
Türk basınını ve kamuoyunu göreve çağırıyoruz.
Dayanışmaya çağırıyoruz. Saldırıları elbirliğiyle püskürtmeye
çağırıyoruz.
Dayanışma başlamıştır. Cuma
akşamı Teoman Alili’nin haber sunduğu koltuğa gazeteci Ümit
Zileli oturacak ve programı sunacaktır. Bu
akşam ise TGS Genel başkanı Ercan İpekçi dayanışma için Haber
Masası programında
bulunacaktır.