|
Rusların
Avrasyacı ideologu ve görüşlerinden Rusya Başbakanı Vladimir
Putin'in de etkilendiği söylenen Aleksandr Dugin, Rus yetkililerin,
hakimiyeti altındaki bölgelerde, yerel talepleri göz önünde
tutmaları gerektiğini söyledi.
Avrasyacılık akımının en
önemli ideologu olan Aleksander Dugin, Dağıstan'da yayınlanan ve tüm
Rusya'da dağıtılan Nastoyaşeye Vremya adlı haftalık gazeteye verdiği
demeçte, bugün sadece Kafkaslar'ın değil Rusya'nın tamamının
ideolojik ve siyasi bir kriz içerisine girdiğini,
Kremlin'in de sorunun farkında olduğunu öne sürdü.
Rusya'da
yaşayan aydınların Ortadoks düşüncenin daha fazla ülke politikasını
etkilediğini düşündüklerini ama bunun doğru olmadığını söyleyen
Dugin şunları söyledi:
"Şu anda Rusya'nın Ortadoks
İmparatorluğu olduğunu söylememiz için çok erken. Ancak ben bunu çok
isterdim. Hatta bunun için gerekli her türlü desteği vermeye de
hazırım. Bence maneviyatsız toplumlar, yaşama şansı bulamaz. Nitekim
bunu Müslüman ülkeler de göstermekte. Bugün tüm sosyal zorluklar ve
ekonomik krizlere rağmen, Müslüman ülkeler inanılması güç siyasi,
sosyal ve kültürel aktiflik göstermekte. Rus İmparatorluğu'nun da
sabırlı ve hoşgörülü olması gerekiyor. Tarihte bunu Altınordu
devleti başardı. Devletin hakimi Özbekler olsa da, azınlık durumunda
olan Ruslar muhafaza edildiler."
Ulus devlet
anlayışının doğru olmadığını ifade eden Dugin'e göre, ulus
devletin bir halkı, bir dili, bir dini ve aynı kültürü olması
gerekiyor.
"İmparatorluk çeşitlilik demektir ve
orada her halkın, dinin kendine özgü yeri bulunmaktadır"
diye konuşan Dugin,
"Bugün
Rusya'da ulus devlet anlayışını savunan ve Kafkasya halklarının yok
olmasını arzu eden insanlar bulunmakta. Bu tür projeler Anatoli
Çubays ve Leonid Gozman tarafından ortaya atıldı"
şeklinde konuştu. Dugin sözlerine şöyle devam etti:
"İmparatorluk projesi AB'ye benzemekte.
Hayalimdeki imparatorlukta hem Kafkasya hem de Rusya'nın
diğer bölgelerinde yaşayan Müslümanlar, sosyal haklara ve politik
statüye sahip olacak. Bazı bölgelerde ise İslam şeriatı uygulanacak.
Bu manada Çeçenistan lideri Ramzan Kadırov ve İnguşetya lideri
Yunusbek Yevkurov'un düşüncelerini destekliyorum."
Kremlin'in yerel taleplere kulak vermesi gerektiğini ve
onlar dile getirilmeden önce harekete geçmesi gerektiğini düşünen
Dugin, en ilginç görüşünü ise dazlaklar hakkında dile getirdi:
"Onların ve genelde de Rus faşizminin, ABD ve Batı
ülkelerinin ürünü olduğunu düşünüyorum. Düşmanlarımız bölgesel
isyanları ve aşırı akımları destekledi. İstediklerini elde
edemediklerinde ise yapay bir şekilde Rus ırkçılığına oynamağa
başladı. Bu ABD'nin Rus toplumuna karşı yürüttüğü savaşın bir
parçasıdır. Bu konuda özel araştırmalarım oldu ve kanaatimin doğru
olduğuna inanıyorum."
Dugin'in açıklamalarında halen
Londra'da faaliyet gösteren Putin karşıtı ünlü oligark Boris
Berezovski ile Rus muhalefetinin önemli ismi eski satranç şampiyonu
Kasparov da 'Batı ajanı' olarak yaftalandı.
Ergenekon operasyonlarının başında 'Tutuklamalar
Rusya'ya meydan okumaktır' başlıklı duyurular yayınlayan
Avrasyacı grubun önderi Dugin, inaçlı bir Ortodoks olarak biliniyor.
Türkiye'de Küre Yayınları tarafından yayınlanan 'Rus
Jeopolitiği - Avrasyacı Yaklaşım' adlı kitabında ise Dugin, Türklüğe
karşı İran'la ittifak öneriyor, 'Rusların dünya hakimiyeti
mücadelesi bitmemiştir' diyerek, 'Kafkasya ve Orta Asya'nın İran'ın
nüfuzuna terk edilmesini' istiyordu.
Son
söyleşisinde, Rus periferisi olarak gördüğü Kafkasya gibi yerlerde
Müslümanlara dini özgürlük verilmesini savunan Dugin, Rus toprakları
olarak gördüğü Tataristan ve Başkortistan gibi yerlerdeki Türk
asıllı nüfusun asimile edilmesini savunuyor.
Geçtiğimiz
aylarda Los Angeles Times ile mülakat yapan Dugin'in bürosunda
muhabirin ilk fark ettiği ise tüm odanın üzerinde Birleşik Rusya
yazan bayraklar donanmış olmasıydı.
Aleksandr Dugin'in
düşüncelerinin özü ise kendi ağzından söyle:
"İlke
olarak, Avrasya ve bizim alanımız, Rusya heartland'ı, bir yeni
anti-burjuva, anti-Amerikan devrimin başlatılacağı yerdir. Yeni
Avrasya imparatorluğu ortak düşman temel ilkesi üzerinde
kurulacaktır:
Atlantikçiliğin ve ABD'nin stratejik
denetiminin ve ayrıca liberal değerlerin bize hükmetmesinin reddi.
Siyasi ve stratejik birliğimizin temeli, bu ortak uygarlık dürtüsü
olacaktır."
|