Siyaset26 Temmuz 2009 00:00

Üniversiteye Sokulmayan Siyasi Lider Kim? - Meyyal Uygur

Aşağıda anlatacağım olay gerçektir ve çok yakın zamanda Türkiye’de yaşanmıştır. Bu hafta içinde medyaya yansıyan şu üç olay olmasa, yazmayacaktım, ama artık boynumun borcu. Zira Türkiye’nin nereye götürüldüğünü, “görmeyen gözleri, duymayan kulakları, hissetmeyen kalpleri” belki bir nebze uyandırır diye umuyorum. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesacheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadaescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

Üniversiteye Sokulmayan Siyasi Lider Kim?

Meyyal Uygur - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

26.07.2009


Aşağıda anlatacağım olay gerçektir ve çok yakın zamanda Türkiye’de yaşanmıştır.

Bu hafta içinde medyaya yansıyan şu üç olay olmasa, yazmayacaktım, ama artık boynumun borcu. Zira Türkiye’nin nereye götürüldüğünü, “görmeyen gözleri, duymayan kulakları, hissetmeyen kalpleri” belki bir nebze uyandırır diye umuyorum.

İzin almadığım için kahramanların ismini vermiyorum. Kızacaklarını sanmıyor, yine de peşinen özür diliyorum. Aslında keşke yazımız, olayın en ince detayına kadar kamuoyuyla paylaşılmasına vesile olsa ve Türk Milleti, “Korku Cumhuriyeti”nin geldiği noktayı birinci ağızlardan duysa!..   

Önce şu üç olay;

 

1- Başbakan Erdoğan 18 Temmuz’da İstanbul Kongre Vadisi inşaatında incelemelerde bulunmaya giderken Maçka’da Unirock Festivali’ne katılan gençleri görür, manzaradan rahatsız olur ve ertesi gün partisinin Ankara İl Kongresi’nde “Bu şekilde sınırsız, kontrolsüz bir ahlaki erozyonun olduğu bu yapılanma bizi dertlendiriyor. Kendi başına bırakılan unutmayın ya davulcuya, ya zurnacıya…”der. Sonradan ortaya çıkar ki, Başbakan’ın geçişi sırasında gençler “metalci selamı” vermiş, hemen ardından 5’i Başbakanlık korumalarının talimatıyla, “devlet büyüğüne saygısızlık”tan gözaltına alınmış. 21 saat karakolda tutulan gençlere, “siyasi görüşleri, seçimlerde hangi partiye oy verdikleri, Cumhuriyet mitinglerine katılıp, katılmadıkları” sorulmuş.               


 2-  Semra-Suat Aydın çifti, 9 aylık kızlarını doktor ihmali neticesinde kaybettiklerini, ancak sorumlular hakkında dava açılmasına izin verilmediğini iddia etmektedir. Seslerini, Erzurum’u ziyaret eden Gül’e duyurmak isterler. Sadece bir mektup vermek için polisten yardım isterler. Anlatılanlara göre polis, yardımcı olacağını belirterek, çifti, 6 ve 7 yaşındaki iki çocuklarıyla birlikte karakola götürür. Aileye, Gül, Erzurum’dan ayrılana kadar gözaltında tutulacakları söylenir. İtiraz üzerine de ellerine kelepçe vurulur, hatta aile boyu dayak atılır.  

 

3- Üniversiteliler, hem harç zamları, hem de üniversite sorunlarının öğrenciler olmaksızın konuşulması sebebiyle, hafta sonu İstanbul’da düzenlenen “Yükseköğretim Sorunları Çalıştayı”nı protesto eder. Polis, göstericileri gözaltına alır. Daha sonra iki öğrencinin salona girmesine izin verilir, ancak bunlar da, arkadaşlarının gözaltına alınmasını protesto etmeye kalkınca, Prof. Burhan Şenatalar’ın ifadesiyle, “Böcek gibi ezilir”.

Bence bu olayda en dikkat çeken husus, Türkiye’de sergilenen “Özgürlükçülük ve Demokrasi Oyunu”nun üç havarisinden Prof. Eser Karakaş’ın,  öğrencileri, “sözlerinde durmamakla” suçlayıp, “kınaması”dır.

 

Geliyoruz, öyle ufak-tefek değil, etkili ve yetkili bir siyasi liderin yaşadıklarına;

 

Yaklaşık bir ay önce, bir gece yarısı ev telefonu çalar, kendisi açar. Arayan bir hanımdır. Aralarında mealen şu konuşma geçer:

 

-Filancayla mı görüşüyorum?

-Evet benim, buyurun…


-Efendim ismim şu. Gece yarısı rahatsız ettiğim için özür ilerim. İş veya torpil için aramıyorum, bir iki dakika beni dinleyebilir misiniz?


-Ne demek?..Elbette, buyurun…


-Efendim, bu yıl şu üniversiteden derece ile mezun oldum.
Şu tarihte mezuniyet törenimiz var. Bu en mutlu günümde sizi aramızda görmek ve diplomamı sizin elinizden almak istiyorum, törenimize gelebilir misiniz, lütfen?..


-Seve seve, ancak programımı bilemiyorum. Bana telefonunuzu verin, siz de şu telefondan özel kalemimle irtibat kurun, eğer uygun olursa mutlaka gelmek isterim.

 

Karşılıklı teşekkür ve saygı ifadelerinden sonra telefon kapanır. Siyasi liderimiz, bu genç kızın medeni cesaretinden, ama özellikle de mezuniyet gibi çok önemli bir günü için kendisinden böyle bir talepte bulunmasından oldukça etkilenir. Anında Özel Kalemi’ne konunun takibi talimatını verir.

Bu arada elbette gerekli tahkikat yapılır. Acaba böyle biri var mı, gerçekten söylediği üniversiteden mi mezun oluyor diye. Genç kızın, kendisiyle ilgili verdiği bilgilerin tümü doğrudur. Bahse konu bir özel üniversitedir. Mezuniyet töreni gazetelerde yer alsın, bir anlamda reklamı yapılsın diye, o genç kıza üniversitenin telefon ettirmiş olabileceği ihtimali dahi düşünülür.

Buna rağmen Liderin o tarihli programına, mezuniyet törenine katılım konur, son şekli verilmeden de her ihtimale binaen, üniversite yönetimiyle temas kurulur. Beklenen ve doğalı, üniversite yönetiminin, “Şeref duyarız, bekliyoruz” demesidir değil mi?..

Hiç de böyle olmaz. Yönetim kibarca, “liderin gelmesinin, iktidar nezdinde kendilerini sıkıntıya sokacağını”, arif olan anlar misali ihsas eder.

 

Ve o lider, o  mezuniyet törenine gitmez, daha doğrusu üniversiteyi sıkıntıya sokmamak için gidemez!..Ama bir şey yapar, genç kızı telefonla arayıp, henüz yolun başındaki bir gencimizin ülkeden umudunu kesmemesi için, sözcüklerini olabildiğince dikkatli seçerek, kendi hal-i pür melalini, daha doğrusu ülkenin, hepimizin hal-i pür melalini izaha çalışır. “İnşallah daha başka mutlu günlerinde yanında olacağına” dair söz verir.

 

Bugün bir siyasi parti lideri bunu yaşıyorsa, en az bunun kadar önemlisi bir özel üniversitede “korku dağları bekliyor”sa, sıradan vatandaşların başına gelenlere hiç şaşmayalım!..Sessizlik ve teslimiyetin devamı halinde, daha büyük ve yaygınlarına da hazır olalım. Tabi bu baskıları duyuracak bir medya, soruşturabilecek bir yargı kalırsa!..








 

 
www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009