Siyaset20 Nisan 2005 00:00

"Halk muhalifleri, milli direnci kırmaya çalışıyor" MEHMET GUL DIZI Bölüm 2

Bunun dışında, İnternet'te bazı gruplar türedi.Devamlı olarak, Atsız'ı öne sürerek Kürt düşmanlığı yapmadığımız için bizi eleştiriyorlar.Tabii, bunlar provokatif gruplar olabilir.Ama sonuçta bir gerçek var, kapkaç olaylarının artması ile birlikte Kürtlere karşı bir düşmanlık gelişiyor! Size sorum şu: Her ne kadar MHP, Alparslan Türkeş''in "Kürtler ne kadar Kürtse biz de o kadar Kürdüz, Türkler ne kadar Türkse Kürtler de o kadar Türktür" diye Ziya Gökalp''ten esinleyerek söylediği sözü tekrarlasa bile, yeni bir sosyolojik durum var! acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacoupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardsabilify idippedut.dk abilifymicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mgoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Arslan BULUT: Mersin''de bayrak yakılması ve çiğnenmesi olayından sonra Trabzon''da TAYAD''ın kışkırtması ile başka olaylar oldu.

Türk halkı, Mersin''deki olaydan sonra, Güneydoğu illerimiz de dahil olmak üzere, tam bir mutabakat içinde bu olaya karşı tavır koydu, bayrak astı ve gösteriler yaptı.

Böyle bir mutabakat olduğu halde, olay sanki MHP ile DEHAP arasındaymış gibi, üstelik bunlar da "azgın azınlık"mış gibi yorumlar yapıldı.

Milli ve toplumsal tepkiyi, küçültmek ve hatta marijinalmiş gibi göstermek… Ertuğrul Özkök yazdı bunu.

Hatta, siz de telefonla beni bu konuda bilgilendirmiştiniz.

Bizim Arslan Tekin, özellikle son sözde aydınlar bildirisinde Trabzonluların şovenistikle suçlanmasından ve hatta bir bayrak histerisinden söz edilmesinden sonra bu türde düşünenlerin "halk muhalifi" olduğunu söylüyor.

Çünkü tepki gösteren sadece MHP değil, bütün Türk halkı.

Kimisi de Türk Milliyetçilerinin ezberinin bozulduğunu söylüyor.

Bu mütareke aydınlarına karşı siz ne düşünüyorsunuz?

AZINLIK YAPMA STRATEJİSİ

 GÜL: Bir imaj oluşturma çabası var.

Bizi, ülkeyi bölmek isteyen HADEP''lilerle, onlara karşı bilinçsizce mücadele eden, azgınlaşmış ve sahip çıktığı değeri bile tam idrak edemeyen, bölücülerle denk bir grup gibi sunma gayretleri var.

BULUT: Soruya şunu da ilave edeyim.

Mümtazer Türköne diye, milliyetçiler içinde yetişmiş bir kişi de, "Ülkeyi bölerse Türkçüler böler" diyebiliyor.

Bu da aynı çabanın eseri mi?

GÜL: Şimdi, bizi azınlık yapma stratejisi, 12 Eylül öncesinde, 12 Eylül ile birlikte ve sonra da işletildi.

İşte sağ-sol kavgası, marijinal gruplar diye milletten koparmaya çalıştılar.

Bayrağa sahip çıkmanın azınlık diye değerlendirildiği bir ülke yoktur yeryüzünde.

Buna azınlık demeyi kabul eden bir ülke var ise, bu ülke yok olmayı kabul etmiş demektir.

Bu eleştiriler, Türkiye üzerinde bu kadar yıkıcıdır.

Ezberlerin bozulması, onlar açısından bir risktir.

Çünkü onlar kendilerine ezberletilen bir planın sürdürülmesi için gerekli mesajları halka yansıtmakla görevlidir.

Bu konuda bir aksaklık olduğu zaman, mesela Türkiye''de yüzde 90''a varan bir Amerikan aleyhtarlığı geliştiği zaman, bunun sadece Amerikan aleyhtarlığı olduğunu zannediyorlar ve ona göre tavır geliştiriyorlar.

Halbuki bu durum milli bilincin gelişmesi, milli direncin ayağa kalkmasıdır.

Şimdi siz bundan 10 sene önce bayrağı indirmişsiniz, 10 sene sonra da isterse çocuk olsun, birilerine yaktırmaya çalışıyorsunuz.

Bu, bitki, sizin ikliminizde yetişiyor, başka yerde değil! Sizin ikliminizde buna uygun bir yer var demek ki! Hem bu ülke hepimizin diyor da mitinglerinizde bu ülkenin bayrağını taşımıyor ve konfederasyon haritaları ve o konfederasyonun bayrağı diye bir bezi çekiyorsanız, bunları kınamak için 50 kişiyle bile olsa bir eylem yapmıyorsanız, bundan vazgeçtik, arkanızda Türk bayrağı bulunan bir masada basın toplantısı bile yapamıyorsanız, siz aslında, onu yapanlarla berabersiniz, bayrağı yakanlarla ortaksınız demektir.

Bu bayrak, vatandaşı olduğunuz devletin bayrağıdır.

Türkiye''nin bayrağıdır.

Biz sadece Türkçülük adına ortaya çıksak bütün Türk Cumhuriyetleri''nin bayrağını taşırız.

Bu bayrak, Türkiye Cumhuriyeti''nin bayrağıdır.

Hem cumhuriyete ortak olmak iddiasında olacaksınız.

Hem de ortak bayrağı reddedeceksiniz! Sizin samimiyetinize inanmak mümkün değil.

Birisi de çıkıyor, kökeni ülkücü, utanmadan "Bu ülkeyi Türkçüler böler" diyor.

Bu bırakın Türkçülüğü, bilime yakışıyor mu?

İZİM MİLLİYETÇİLİĞİMİZ

BULUT: Bir de Türkçüler, kültürel milliyetçiliği bırakmalı, siyasal milliyetçilik yapmalı diyor.

GÜL: Galiba, bununla Tayyip Erdoğan''ın Türkiyeli kimliğini kastediyor! Yani Türk Milliyetçiliği değil, Türkiye milliyetçiliği… Tıpkı Amerikan milliyetçiliği gibi… Oysa bizim milliyetçiliğimiz, milleti esas alır! Amerika''da millet olmadığı için siyasal milliyetçilik yapılıyor! GÜL: Dünyada siyasal milliyetçilik yoktur.

Siyasal devlet sistemleri vardır.

Bize göre, siyasal milliyetçilik, millette karşılığı olan kültürel değerleri, siyasete taşımaktır ve o zaman meşrudur.

Bir zorlama milliyetçilik, ABD gibi, İsviçre gibi, köklü, tek bir millete, homojen bir yapıya dayanmayan ülkelerde söz konusu olabilir.

Mozaik toplumlarda olur.

Türkiye mozaik filan değil, beton gibi bir ülkedir.

BULUT: Türköne''nin kastettiği siyasal milliyetçilik, Amerikan milliyetçiliğidir, diyebilir miyiz? Tabii, bu soruyla, siyasal milliyetçilik kavramını, milliyetçiliğin siyasete taşınması anlamında kullanan milliyetçi aydınları kastetmiyoruz.

GÜL: Tabii, Amerikan milliyetçilik tarzı siyasal milliyetçiliktir; siyasetin şekillendirdiği bir milliyetçiliktir.

Türkiye''de ise milliyetçilik siyaseti şekillendirir.

Türkiye Cumhuriyeti, ümmetten millete geçerken, Türk''ü Türkleştirmiştir.

Zaten Türk olan insanları, siyasi ümmet anlayışından siyasi millet anlayışına taşımıştır.

Atatürk, bir 10 yıl daha yaşasaydı, bugün bu konuda hiçbir eksiğimiz, gediğimiz kalmamış olacaktı.

Bugün, bütün bu gayretlerin asıl sebebi, işte bu Atatürk''ün getirdiği millet, milliyetçilik anlayışını yıkmaktır.

Ama temeli öyle sağlammış ki, ne kadar gayret ederlerse etsinler, millet bunlara itibar etmiyor, yalnız kalıyorlar.

Bu yüzden Atatürk''ü hedef tahtasına koyuyorlar.

Bu itibarla, Türkiye için siyasal milliyetçilikten bahsetmek cahilliktir.

Bunlar, okumuş cahillerdir.

Türkiyelilik diyemeyenlerin, acaba milliyetçilerin kafasını karıştırabilir miyim diye kullandığı bir kavramdır siyasal milliyetçilik.

Üstelik Türkiyelilik kavramı bile bundan daha tutarlıdır!

BULUT: Halbuki, başbakan bile son günlerde milli bir söylem kullanmaya çalışıyor.

GÜL: Sonra, Türk Milliyetçiliği, Kürtleri dışlayan bir milliyetçilik değildir.

Kürt Milliyetçiliği ise Türkleri dışlayan bir ırkçılıktır.

DÜŞMANLIK TOHUMLARI

 BULUT: Geçenlerde genç bir arkadaşım söyledi.

"Siz, Kürtleri de kapsayan bir milliyetçilikten söz ediyorsunuz ama halk arasında müthiş bir duygu gelişiyor, bunun farkında mısınız? Siz, kültürel bakıyorsunuz, siyasal bakıyorsunuz her neyse, sonuçta bir yazar olarak ülkenin birliği adına yazmak durumundasınız.

Fakat, halk arasında, müthiş bir tepki var.

Karşılıklı bir düşmanlık gelişiyor.

MHP ile, milliyetçilikle uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan Türkler arasında Kürtlere yönelik bir düşmanlık tohumu gelişiyor.

Bunu görüyor musunuz?" diye sordu.

Bunun dışında, İnternet''te bazı gruplar türedi.

Devamlı olarak, Atsız''ı öne sürerek Kürt düşmanlığı yapmadığımız için bizi eleştiriyorlar.

Tabii, bunlar provokatif gruplar olabilir.

Ama sonuçta bir gerçek var, kapkaç olaylarının artması ile birlikte Kürtlere karşı bir düşmanlık gelişiyor! Size sorum şu: Her ne kadar MHP, Alparslan Türkeş''in "Kürtler ne kadar Kürtse biz de o kadar Kürdüz, Türkler ne kadar Türkse Kürtler de o kadar Türktür" diye Ziya Gökalp''ten esinleyerek söylediği söze tekrarlasa bile, yeni bir sosyolojik durum var! Türk halkı, MHP''nin bu söylemini benimsiyordu ama artık benimsemiyor gibi bir durum var.

MHP bu durumda ne yapmalı?

MHP''YE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

GÜL: İşte burada yine MHP''ye büyük görev düşüyor.

MHP, dünkü doğrularında ısrarcı olmalı.

Bugün, MHP''nin bu konudaki fikirleri muğlak görünüyor! Bu konuda yeni politikalar değilse bile…

BULUT: PKK''nın siyasallaşması öyle bir hale geldi ki, her ne kadar Başbakan da "PKK ile Kürt''ü ayırın" diyorsa da, halk artık ayırmamaya başlıyor galiba! Durum böyle olunca, Türk/Kürt kardeştir dediğinizde size de tepkiler gelebilir yani.. GÜL: Ama bizim görevimiz, durum böyle olsa bile, her zaman geniş kitleleri memnun etmek değildir.

BULUT: O zaman MHP, bu duruma aktif olarak müdahale etmek, bir çözüm geliştirmek durumunda değil mi? Çünkü böyle giderse, bütün Kürtler, PKK''ya kayacak! GÜL: Bu, PKK stratejisinin hedefi zaten. BULUT: İyi ama, bu gelişmeyi seyrederek bir yere varılamaz ki.

Gerçi bu durum değişebilir, İyi bir devlet politikası geliştirilirse, aynı kültürün insanları arasında bir kardeşlik havası oluşturulabilir ama özellikle milliyetçiliği siyasette temsil eden MHP''nin tavrı bu konuda belirleyici olacağı için size soruyorum.

MİLLETİN DOKUSUNUN BOZULMASINA İZİN VERMEYİZ GÜL: Şimdi, sizin az önce ifade ettiğiniz, Arslan Tekin''in "halk muhaliferi" dediği insanlardan Orhan Pamuk''un, "Türkler 35 bin Kürt''ü, 1.5 milyon Ermeni''yi kesti" diye yalanlarla bu meselenin üzerine gittiği, Halil Berktay'ın "Biz bu işi yaptık, artık itiraf edelim" dediği bir noktada, yani aydının hem kendi milletine hem de devletine hem de aydınlığa yabancılaştığı bir ortamda bizim her şeye rağmen hassas olmamız gerekiyor.

Çünkü bir milliyetçi, milletin dokusunun, devletinin yapısının bozulmasına müsaade edemez, vesile olamaz, vasıta olamaz.

(Yeniçağ Gazetesi, 20.04.2005)