Ekonomi13 Temmuz 2009 00:00

Obama'nın Yavruları - Ahmet Kılıçaslan Aytar

Hükümet kendisini sanki  görevlendirmiş gibi sayıyor.                                  O ne?                                 Küresel Sermayenin güvenlikli dolanımı önünden işçinin  yasal güvencelerinden kaynaklananan direncini kaldırıyor.                 Bu suretle işçinin  köleleşmesinden rahatsızlık duymuyor.                 Çıkardığı düzenleme kriz fırsatçılığına imkan veriyor.symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilooxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Obama'nın Yavruları

Ahmet Kılıçaslan Aytar - Rogg&Nok Haber Merkezi
                            

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

13.07.2009

 

Hangi taşı kaldırırsanız altından Amerika' nın çıktığı bir çağ yaşanıyor.
s
Çünkü, Amerika egemenliğini ya da parasını dünyanın her yerinde serbestçe dolanıma koyabilmiş  tek ülkedir.

Serbest dolanım alanına  serbest piyasalar deniyor.
Amerika serbest piyasalardaki egemenliğine mutlak riayet istiyor. Çünkü  Amerika ; sermayesi için dünya ölçeğinde belli bir yön ve perspektifte bir egemen sınıf pozisyonu üretebilmiştir.
               
Buna mukabil işçi sınıf hareketi dünya ölçeğinde gerilemiş bulunuyor.                

Ülkeler bu kural çerçevesinde ve ağırlıkları oranında, kölelik ve Amerikan ortağı olmak sınırları içinde yerlerini alıyorlar.

Dünya düzeni  işliyor.
                *

Başkan Obama, geçtiğimiz cumartesi günü  Afrika/ Gana' da kızlarına bir hayat tecrübesi vermek istedi.

Coast Castle' da eskiden köle merkezi olarak kullanılmış bir yerleşime gittiler.

Tarihin acımasız dilimlerinden birini yakından gördüler ve duyumsadılar.

Mı, bilmem!

Ama Obama şunu dedi;

" Bu manzara bana insanlığın içindeki şeytani parçayı gösterdi! "
                 
                *
Türkiye' de küresel ekonomik krizin en kötü noktasının aşıldığına dair işaretler alınıyor.

Ancak çıkışın çok kolay olmayacağı da gözleniyor.
Ciddi mali hasara uğrayan şirketler ve bankalar var.Finansal sistem sıkıntılı. Özkaynak sorunu yaşanıyor.Bütçeler darmadağın.
Ve en büyük krizi insanlarımız yaşıyor.Halkımız açlık ve yoksulluk ile pençeleşiyor.  
                *
                İşbu noktada kamuoyunda "kiralık işçi ile köle düzeni " adı verilen yasanın bir maddesinin Cumhurbaşkanınca veto edilmesiyle sermaye çevrelerinde bir telaş kopuyor.
                Ya da 5920 sayılı " İş kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun " un bir maddesi yeniden görüşülmek üzere TBMM ye geri dönmüştür.
                TUSİAD açıklama yapıyor;
                " İşyerinin ve üretimin sürdürülebilirliğini esas alan ve çalışma yaşamının dinamizmiyle uyumlu yasal düzenlemeler, " güvenceli esneklik " uygulamaları ve aktif işgücü politikaları ile birlikte istihdam kapasitesinin artmasına ve toplumsal  refaha katkı sağlayacaktır."
                *

                Güvenceli Esneklik!

                Yeni geliştirilen bir çalışma hayatı kavramıdır.

                Avrupa Komisyonu " Güvenceli Esneklik " yaklaşımında 2007 de "Ortak Güvenceli Esneklik İlkelerine Doğru, Esneklik ve Güvence Yoluyla Daha Çok ve Daha İyi İstihdam " bildirisini yayımladı.
                Güvenceli Esneklik AB çalışma hayatı ilişkileri içinde yerini aldı.
                 *
                Çalışma hayatı içinde " Esneklik"; muhtelif ilişkileri kapsıyor.
               
                Sayısal Esneklik; işverenin çalışanlar sayısını işe alma ve çıkarmalarla belirlemesi anlamındadır.
               
                Çalışma Süresi Esnekliği;  işveren için fazla mesai, vardiya rejimi, kısmi süreli çalışma, hafta sonu ayarlamaları inisyatifidir.
               
                İşin gerekliliğine yönelik istihdam uyarlaması İşlevsel Esneklik,
                Piyasanın arz ve talep değişikliğine göre ücretin ayarlanması ise Ücret Esnekliğini oluşturuyor.
                Güvence; çalışan için İş , İstihdam, Gelir Güvencesi anlamına geliyor.

                İşveren esnekliğe,  çalışan güvenceye talep ediyor.
  
                *
                Hükümet ve TUSİAD çıkan yasada " Güvenceli Esneklik " te; esnekliğin işveren ya da güvencenin çalışan tekelinde olmadığını savlıyor. 

                Özel İstihdam büroları kurulacaktır.
                Tekel budur.

                Hak-hukuk belirleyen.

                Herhangi bir işyerinin  çalışanları, esneklik adına  bu bürolarca istihdam edilecektir.

                Sonra sosyal haklarından yoksun olarak başka işyerlerine en çok 18 ay kiralanacaklar.

                Kıdem, ihbar tazminatları, grev ve toplu sözleşme hakları yok.

                Sendika yok!

                Kiralayanın işçisine bir yükümlülüğü yok! 
                *
                Hükümet  azmettiği bir yasayı yalapşap  çıkarıyor.

                Mesela ilgili yasada AB muktesabatında yer alan özel istihdam bürolarında istihdam edilen işçinin çalışma süresi, istirahat süresi, tatilleri, ücreti ile ilgili güvenceleri yok sayıyor.

                Ya da henüz Türkiye' nin onaylamadığı Uluslararası Çalışma Organizasyonunun ( ILO ) belirlediği güvencelerden işçiyi mahrum ediyor.
                Ya da çalışma hayatımızın temeli sendikalarımızın sorunlarını çözmeyi  aklına hiç getirmiyor.

               *

                Hükümet kendisini sanki  görevlendirmiş gibi sayıyor.
               
                 O ne? 
                
                Küresel Sermayenin güvenlikli dolanımı önünden işçinin  yasal güvencelerinden kaynaklananan direncini kaldırıyor.
                Bu suretle işçinin  köleleşmesinden rahatsızlık duymuyor.

                Çıkardığı düzenleme kriz fırsatçılığına imkan veriyor.
                Bir üçüncü dünya ülkesi sermayesi kompleksi içinde tek amacının uluslararası sermayeye entegre olarak yemlenmek olan Türkiye sermayesi ile mesela bu konuda kolayca paslaşıyor.

                Dümenlerini tutmak uğruna Türk Halkının geleceğine pranga vuruyorlar. 
                 *

                Obama, kızlarına eksik bilgi aktarıyor.
                Onlara mesela Irak' ı da göstermeliydi.Ya da dünya tarihini anlatmalı ve orada her taşın altında  Amerikan desiselerini.

                Modern köleliği gösterseydi.
Ya da  etkilediği Türkiye' nin  ne menem yasalarla köleliğe gidişini.
                
                  Ve kızlarına " bakın, bu Eşbaşkan' dır. B
iz onu, tüm o bölgeye diktik ki; Allah' ın ona verdiği bu büyük vasfından yararlanalım!"
                " İşte kızlarım böylece insanlığın içindeki büyük bir şeytanı da görmüş oldunuz."

demeliydi.

                Belki, Beyaz Saray'da First Lady' sine söylemiştir.

                O da kızlarına. 

                O kadarını bilemem... 

                Bildiğim;  Şeytan' ın  insanlığın olmadığı yerde olduğudur.
                                                  
            

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009