MÖ1.yy’da, Anadolu’yu tarihten ve hafızalardan silme cezası
vererek yerle bir eden;
- Roma
kralı Sezar, ki o bu savaşlar için Cenevizli bankerlerden en fazla
borç alan kral olarak da tarihe geçti, ve komutanları Sulla,
Lukullus, Pompey;
Pantus Oğuz kralı Büyük Bedri ile 48 yıl savaştılar, yağmaladıkları
hazineleri MÖ.63.Roma’ya taşımak aylar sürdü;
-
Babasının yıktığı şehirlerin üzerinde tarla süren ve Milat ilan
ederek ötesini yok sayan oğlu/Jül Sezar;
-Anadolu’da direnen şehirlere yakma cezası veren Neron
(komutanı Korbula, MS1.yy);
-2.yy’da
İstanbul’u 2 yıl kuşatıp aç bıraktıktan sonra esir alıp arkasından
yakıp yerle bir eden Septemus Seferus;
-ve
3.yy’da Suriye (antik Türkmeneli ve Filistin) ve Anadolu’daki en
büyük yıkımları yapan Zalim Klaudio (Gladyo,
Claudius);
Bugün 3.bin yılda, o zalimlerin karşılığı
GLADYO’dur. Enteresan benzerlikle bugün İtalya’daki
operasyonlarının adı da Gladyo’dur!
Ve o bir NATO Örgütüdür.
Gladyo, NATO’nun girdiği ülkelerde bütün o ülkelerin tarihinde
direnen ruh ne varsa hepsini siliyor…
Fransa,
Yunanistan, Belçika, İtalya ve Türkiye’deki Gladyo operasyon
adlarındaki açılımlara bakıldığında, adları aynı merkezden verilmiş
gibi enteresan benzerlikler görebiliyoruz.
1-Fransa’da; Rose des
Vents “Rüzgâr Gülü”.
Fransızca, sekiz rüzgâra göre yön gösteren desenin adı; Rose des
Vents.
Sekizli
yıldız Asya-ŞAMAN kökenini ve Farsi-PERS -Asya
bağlantısını verir.
VEN-Ti-Us; Pan-ti-us, PAN-Sİ; Çoban, PAN Işık-ları. PAN
soylular, PANTUS ile sesdeştir.
ROSE
DES; Uri-Os Atası (Edesi, ata bağı). Atası Pan-ti
olan Ur-Ose (İris)...
Pan soylu olmak, dağlı PAİAN/Pagan olmak, dağlarda EPHE-İAN olan,
Efe gibi, İvan, Ven gibi olmak… Fransızca VEN-ti-us; Pan gibi olan…
Pan atası Opatore Büyük Bedri öldüğünde (MÖ.63), bütün Avrupa
yaslara girmişti. Ölümünden sonra tanrılaşmış adlarında ikisi
Anadolu tanrılarıdır; Mitras ve Marduk. Hıristiyanlığın
felsefesi bu direniş tanrısını altetmek üzere oluşmuştur.
Paris’i
kuran Paris, Türk yurdu Truva’dan batıya giden komutandır. Truva ve
batı Anadolu Kaşgari Oğuz hanedanı olan Part/Pers/Farsiler
tarafından yönetilirdi. Marsi-ulia sahillerinde
izleri vardır. Fransa devletinin temel harcında onlar vardır, milli
marşları Mersailles (Mersi Ulu-Oz) onlarındır.
Parsi/Farsi/Marsi’lerin sembolü de sekizli güneştir.
Pergene, Vergini/Virjin yıldızı da odur. Makedonya antik parasındaki
PAR-Gİ ENE de sekizli olup TC Cumhurbaşkanlığı forsunun ortasındaki
gibi, ara ışıklarla onaltılıdır.
Bugün,
Fransa’nın ilerici direnişçi tarihini silmek için, Paris şehrini
kuranlardan direnişçi Fransız Komünistlerine kadar, 1848 Paris
Komününü yaratanları da katarak, hepsini kirlilikle eşleştirmek
suretiyle, "Ulusal hafızayı formatlamak" isteyen bir zihin
çökertme operasyonu yapılmakta olduğunu görebiliyorum. Fransa’daki
operasyonun adı bu nedenle “Rose des Vents” olmuş diye düşünüyorum.
Özetle, direnişçi, antifaşist cumhuriyetçi ve komünist
bellekleri tahrip operasyonun adıdır “Rose des Vents”.
2-Yunanistan'da; Sheep Skin
(Koyun Postu).
Altın Post için Doğu Karadeniz’e açılan
savaşçı denizci Argonotları kastediyor
olmalı.
Milattan
önce, bugünkü OSETYA'da, yedi vadiden akan (Kaf Dağlarının kutsal
yedi kavramı) dereler altın tozlarını da beraber
getirirlerdi. Halk, bu altın tozları toplamak için akan
suyun içinde koyun postu bırakırdı. Bir süre sonra altın tozları
postun tüylerine takılırdı; çekip kaldırınca ışıldayan bir ALTIN
POST ortaya çıkardı.
Antik
Yunan denizcileri Argonotlar, Kafkasların ALTIN POST’unu
almaya/çalmaya Doğu Karadeniz'e sefere giderlerdi. Orada, Osetya
(Oğuzatayurdu), Abhazya (Oğuzapayurdu) ve tüm Kafkas İberia’sında
(Peria Toroslar) Dor/Zor/Ser/Azer Oğuz beylerinin topraklarında,
onlara direnen Maz inanışlı (Amazon) savaşçılarıyla, kendilerince
kahramanca savaşırlardı.
Roma’ya
vergi vermeyen bu bölgeye Halk/Kholk bölgesi denirdi. Antik adıyla
Kolk-isiği/Eğsi Halkı, KOLKHİS’liler, altın postu kolay kolay
kaptırmadıkları gibi Roma’ya vergi de vermezlerdi. Vergi vermeme
sınırı Rize Kalesinden başlardı, o nedenle antik adı “Sinor”
kalesidir.
Yeri gelmişken; altın sarısı-kırmızı ve sarı-lacivert renkli
bayraklar, yedi sarı ışık, sekiz köşeli İştar/Toros yıldızı gibi
simgeler, Kafkas kökenli olmanın sembolleridir. Oset (Alan)
ve Katalan bayrağı aynı tarihi nedenle aynı renktir. Abhazya bayrağı
keza, aynı tarihi nedenle lacivert ve yedi sarı
ışıklıdır.
Adları
Helen olmadan önce, antik Yunan oligarkları, altın posta sahip olmak
için çok sefer yaptırdılar, çok kayıp verdiler, seferden eli dolu
dönenler büyük kahraman oldular. Eğer teslim aldıkları bir Amazon
kadının altın kemerini (Dorabuluz Kuşağı) de getirmişlerse, hem
kemeri para ederdi hem kendisi; Attika’da en pahalı köle Amazon
kadınlardı. İskender bile yendiği 3.Darius’un yeğeni Panti-Ece’yi
kedine eş olarak aldı, bir gemi dolusu Amazon savaşçıyı da Atina’da
köle-metres olarak sattı. Attika’daki Amazonya mahallesi budur.
ARGONOT’LAR, namlı savaşçı zengin Yunan denizcileri olarak
anılır oldu. Sözcüğün fonetik açılımı:
AR-GUN-Ata; Atası/can bağı ER-GON olanlar.
Nasıl da Ergenekon ile sesdeş oluverdi! Antik Yunanlılar, Pelasg ve
Akka’lar kuzeyden girmiş olan bizimle amcaoğullarıydılar, daha yüz
yıl önce dillerini Türkçe’den temizlediler. Demek sırada Yunan
halkının hafızalarını temizlemek var!
3-Belçika'da;
SDRA.
Yani İsi-Dora, İştar. Kafkas Ay Tanrısının adı. Diğer açılımlarında
Darius, İdorus, Tor-os, vb. Tuna nehri’nin antik adında da İstur adı
vardır.
Austuria sözcüğü içinde de İSİDOR-ya adı saklıdır. Sanki Alp
dağlarının ve Tuna nehrinin çevresi Dor Esiği, Uşaklar (boylar)
yeridir. Perslerin direniş tanrısı Mitras’ın Avusturya’da
altın heykeli bulundu ve bu ülkede Mitraizm 1.yy’da resmi din olarak
destek gördü.
Bitirilmiş bir devlet olduğu artık konuşulan Belçika’da,
halkın da hafızasından silinmesini istedikleri bir şeyler olmalı.
Bir anımsatma;
Dresden 1945’de ABD tarafından bombalarla yerle bir edilip 600 bin
Dor-es-tan (Tan Si-Dor)halkı yok edildi ve onlara bir mesaj verildi,
bir daha sakın başınızı kaldırmayın… Dresden ile SDRA arasında
fonetik benzerlik dikkat çekicidir.
Belçika’nın ataları Alman, Al-Pan olarak görünmektedir;
Belçika da bir ALP ülkesidir.
Fonetik analizimizde Belçika; İsika Beli; Sika/ Saka, İskit Beli!
Ve Dresden’de diz çöktürülen, 3 gün 3 gece yangın bombalarıyla
korkuyla hafızaları yok edilen Almanlar da batıya giden
İskit/Visigot halkıydı.
4-İtalya'da; GLATİO.
Roma
şehri Yedi Tepe üzerinedir, Dağ Tanrısı LAT (Kibele)
Ulu-OD/ LATİO, Lazio bölgesinin antik halkı olan
Etrüsklerin de tanrısıdır. Lazio adında saklı
olan Ulu-Od bağlantısıyla ulaşabileceğimiz gibi, Latin ataları Doğu
Karadenizlidir.
MÖ1.yüzyıla
gelindiğinde Romalılara kök söktüren bir yeni dağ tanrısı vardır,
Darius hanedanından Pantus Oğuz kralı VI.Büyük Bedri, Mitridate,
Zeus, Hubudor, Jupiter, Diozinos…
Onun izlerini Anadolu’dan silmek yüzyıllar almış, 3.yüzyılda Roma
kralı Zalim Klaudio Roma erkeklerine evlenmeyi 2 yıl yasaklayarak
tüm erkekleri Anadolu’yu yakmaya göndermişti. Gladyo adının önüne
ZALİM eklenen Roma kralı odur.
Roma krallıkları yıkılırken halk ETRÜSK atalarına sarıldı,
işte onlardan biri de MİTRİDATE’nin direniş destanlarıydı.
Hatta kimi tarihçilere göre Spartaküs köle isyanları onun Anadolu
direnişiyle dayanışmak üzere yapılmıştı. Mitras, İtalyanların da
direniş sembolü bir ulu kahramandı. Önceki yüzyıl, Garibaldi gibi
cumhuriyetçileri de İstanbul bağrına bastı.
5-Türkiye’de
ER-GENE-KON; Kon Genetiğinde Ur olanlar; Güneşin Oğulları!
Her Türk bir Ergenekon’dur. Bu operasyon, Güneş’in oğulları
olduğumuzu, yeniden küllerimizden doğduğumuzu unutturmak,
hafızalarımızdan kim olduğumuzu silmek operasyonudur, bu dava
dosyası parçaları asla birbiriyle örtüşmeyen bir bozuk pazıl olarak
düzenlenmiş, çok özel savaş merkezlerinde hazırlanmış tipik zihinsel
çökertme tuzağıdır.
Ve
şimdi;
Türkiye’de, İNSAN BEYNİNE BİLGİSAYAR GİBİ FORMAT
ATILMAKTA, BEYİNLERİMİZ SIFIRLANMAKTADIR!
Okullarda
ve sanal iletişim araçlarıyla yeni neslin beyinlerine bozuk pazıllar
boca edilerek beyinleri algılayamaz hale getirilmekte, yani
sıfırlanmaktadır. Beynin çöküşü birkaç on yıl sürer, ama
algılama sisteminin yeniden oluşumu binlerce yıl
sürer!
Kısaca değinelim; beyne matematiksizliği (asimetri) boca edersen
otomatik olarak çöker! İpucları
ortadadır; bütün ders kitapları asimetriyle doldurulmuş haldedir.
Bir
yandan Ergenekon tertibinin dava dosyasındaki bozuk pazıllarıyla
uğraşırken, diğer yandan özellikle yeni neslin
beyinlerine, hem okullarda hem de medyada ciddi ciddi FORMAT
ATILMAKTADIR.
Örneğin, soruyorum; “Etrafınızdaki resimlerde, dalgalanmakta
olan bayrağın üzerinde dalgalanmayan ay-yıldız görüyor
musunuz?”
Çoğu kişi, “Siz söyleyene kadar fark etmedim” diyor. Ya
siz?
Bu bir
psikolojik savaştır. Bu savaşın zehir yüklü silahları sanal
ortamlardan beyinlere sızar, görülmeleri zordur. Bu nedenle
beynimizin sıfırlanmakta olduğunu fark edebilmek önemlidir. Bu
savaşa direnmek, bunun sanal bir savaş olduğunu görmekle başlar.
Bu durumda, kendine bunu görev bilen aydınlarımıza, sanal düşmanın
yüzünü açığa çıkartma ve gösterme görevini hatırlatmak isterim.
18.6.2009