| |
|
"Çuval" olayının yıldönümünde,
Irak'ta askerlerimizin başına çuval geçiren timdeki bir alt rütbeli
askerin 10 ay önce gerçekleşen ölümü Hürriyet'in manşeti aracılığı
ile kamuoyuna servis ediliyor.
Askerinin başına çuval
geçirenlere vefa borcundan sözedenlerin; askerin başına çuval
geçirenlerle kameraların önünde gülümseyerek poz
verenlerin; askerinin başına çuval geçirenlerin kurtuluş gününe
bando yollayanların; askerinin başına çuval geçirenlere bir "one
minute" bile diyemeyenlerin ülkesinde hali ile Hürriyet'te bir haberi 10 aydır atlamış olmaya
utanmıyor.
Bu vesile ile birileri
Fenerbahçe'de kuruldukları koltuklarından, Çamlıca tepelerindeki
villalarından yanlarındakine imalı imalı "intikam" yorumları da
yapmıyor değildir. Refleksini kaybetmiş bir beyin en önemli
savunma hattını kaybetmiş demektir.
Türk Askerinin
başına geçirilen çuvalın intikamı Hürriyet'in manşeti ile
alınmayacaktır elbet ama bu gaz alma manşetleri
başımızdaki çuvalın ne kadar derinlerde olduğunun da kanıtıdır.
Asker Monk ülkesinin çıkarlarını müttefiklik
masallarının önünde tutmuş, tereddüt etmemiş ve yapması
gerekeni yapmıştır; saygı duyuyoruz. Darısı Asker Monk'a karşı
gereğini yapmayanların başına.
-----------------------Hürriyet'in 4 temmuz 2009
Tarihli Haberi
---------------------------------
KUZEY
Irak’ın Süleymaniye kentindeki Türk özel harekát timlerinin
bulunduğu büro, Amerikan ordusuna bağlı askerler tarafından 4 Temmuz
2003’te basılmıştı. Kerkük’ün Kürt valisine suikast hazırlığında
oldukları iddiasıyla yakalanan 11 Türk askeri, kafalarına çuval
geçirilerek Kerkük’e götürülünce, Ankara-Washington ilişkileri
gerilmişti.
Çuval olayının 6’ncı yıldönümünde, baskını yapan
Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı’nın başındaki tim liderinin, aylar
önce öldüğü öğrenildi.
Karargáha ilk giren
oydu
Hürriyet’in, Türk askerleriyle birlikte ABD’li
timin kötü muamelesine maruz kalan İngiliz Michael Todd’tan elde
ettiği bilgiye göre, Türk özel timinin karargáhına ilk giren
Amerikan askeri olan Daniel Monk, 10 Eylül 2008’de, ABD’nin Georgia
eyaletindeki Duluth şehrinde, annesinin evinde öldü. Gece yarısı
mutfakta bilincini kaybedip düşen Monk’un cesedini, sabah annesi
buldu.
29’una bir gün kala
öldü
ABD’li tim komutanının abisi Andy Monk,
sorularımız üzerine gönderdiği e-posta mesajında, 29’uncu yaş gününe
bir gün kala can veren kardeşinin, Kuzey Irak’tan ayrıldıktan sonra
Katar’ın başkenti Doha’da güvenlik taşeronu olarak çalıştığını
bildirdi. Andy Monk, kardeşinin ölümünün ardından, odasında, İngiliz
yazar Mike Todd’un yazdığı "Çuval" kitabı ve Todd’un ona gönderdiği
19 Aralık 2006 tarihli Hürriyet Gazetesi’ni bulduklarını belirtti.
Monk’un açıklamaları o gün manşet olmuş, Türkiye’de uzun süre
tartışılmıştı.
Adli tıp raporunda, yüksek tansiyon hastası
olan Monk’un, bir dizi reçeteli ilaçtan aşırı doz aldığı ve bunun
sonucunda kalp krizi geçirdiği belirlendi. 11 Eylül 1979’da
Atlanta’da doğan Monk, 13 Eylül 2008’de First Baptist Church’te
yapılan cenaze töreninin ardından Deluth şehir mezarlığında toprağa
verildi.
Cenaze hizmetleri şirketinin, Monk anısına
internette açtığı taziye defterine http://getir.net/60q adresinden
ulaşılabiliyor. Yakınları tarafından doldurulan defterde, "Daniel’ı
nazik bir dev olarak hatırlayacağız. (Irak’tan) gönderdiği
fotoğraflar şimdi daha kıymetli. O, Amerikan ordusunun yüksek
değerlerini verdiği hizmet boyunca hep gözeten gerçek bir vatansever
ve savaşçıydı" gibi ifadeler dikkat çekiyor.
İşte son
hali
Üstte ölmeden önceki son fotoğraflarından biri
görülen Daniel Monk, Süleymaniye baskını sırasında Türk karargahının
çatısına çıktığını anlatmış, "En ufak mukavemet halinde karargahı
yerle bir edecek hazırlıkla gelmiştik" demişti.
Şok ölüm
hakkında iki teori
KERKÜK’teki Amerikan Hava
Üssü’nde 4 Temmuz gecesi 11 Türk askeri ile birlikte Amerikalı
askerlerin kötü muamelesine maruz kalan İngiliz yazar Michael Todd,
daha sonra iyi arkadaş olduğu Daniel Monk’un ölümünü Hürriyet’e
şöyle yorumladı:
Travma sonrası stres: "Monk ile 2004
yılından bu yana sürekli temas halindeydim. Monk, Irak Savaşı’nda
yaşadıklarından dolayı ızdırap çekiyordu. Ölüm nedeninin, ’Travma
Sonrası Stres Bozukluğu’na bağlı olup olmadığını hiçbir zaman
öğrenemeyeceğiz. Bu sendromdan bunalıma giren birçok ABD askeri
intihar etti."
Birileri susturdu mu: "Ailesi sessizce
yas tutmayı tercih etti. Ancak ölümünü şüpheyle karşılıyorum. Bazı
kişiler Monk’u susturmuş olabilir. Çünkü o, ABD Ordusu’ndan baskınla
ilgili konuşmaya cesaret eden tek askerdi. Süleymaniye olayının iç
yüzünü anlatan ’Çuval’ adlı kitabımın tanıtımı için Türkiye’ye
geldiğimde, Türk televizyonuna çıkmayı kabul edecek kadar cesurdu.
Ancak yukarıdan gelen baskıyla programdan çekilmişti. Türk
askerlerine yapılanlardan
dolayı özür bile diledi."
|
 |
|
 |
|