Siyaset27 Haziran 2009 00:00

Lumumba, 12 Eylül Darbesi ve Hayata Dair - Tuğrul Keskingören

Posta idaresinde bir memur olarak calisir iken Belcika'ya karsi ulkenin direnis lideri olan Lumumba, hayati bir roman. 41 yasinda Kongo Cumhuriyetinin ilk demokratik basbakani secildikten on hafta sonra Belcikali istihbarat gorevlileri tarafindan kacirildi, ilk once kollari ve bacaklari kesildi, daha sonra bir gaz bidonunun icine atilarak yakildi. Iste bir hayat. Yine ne kadar ilginctir ki, Lumumba bir CIA operasyonu sonucu olduruldu, oysa Kongo 1885'ten 1960'a kadar Belcika idaresindeydi. Belcika Krali Leopold'in ulkesi olan Kongo, kralin kisisel topragi sayildi, 1885-1914 yillari arasinda tam 10 milyondan fazla insan Kongo'da katledildi. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacieescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cardsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Lumumba, 12 Eylül Darbesi ve Hayata Dair

     Tuğrul Keskingören - Açık İstihbarat 

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

28.06.2009

 


Yazinin basligi belki sizlere ilginc gelebilir, fakat hayatin kendisi ilginc degil mi!

Insanlar, olaylar, rastlantilar, siyaset, din, Turkiye, dunya veya akliniza gelebilecek herhangi bir dusunce, kavram, mekan, zaman ve bunun otesinde yapmak istenilenler, yapilamayanlar, insanin bitmez tukenmez para, mevki ve makam hsirslari....

Tasavvuf onderlerine ozenmemek elde degil.
 
Belki de hayat bu degil, hayat bu kadar karmasik degil, veya olmamali. Peki hayati bu kadar karmasik hale getiren nedir nicin daha basit, ozgurlukcu ve mutlu bir yasamin sinirlari gittikce daralmakta.

Nicin sistem sizin yapmak istediklerinize ragmen, sizin hayatinizi tanimliyor ve yolunu ciziyor, sizin yasam tarziniz veya dunya gorusunuz acaba sizin isteginiz ile mi sekilleniyor, yoksa siz buna mecbur mu kilindiniz?

Nicin bazilari daha mutlu olduklarini zannederken digerleri mutsuz olduklarini dusunuyorlar? Yoksa bunlar yanilsamalardan mi ibaret? Insanlik olarak bir ruyanin mi icindeyiz? Bu ruya, yirminci yuzyilda insanoglu icin kabusa donustu gibi geliyor bana.

Bu kabusun en fazla hisseldildigi yer ise herhalde Afrika'dir.
 
Son bir iki yildir Afrika  calismalari uzerine yogunlastigimdan, hayati sorgulama geregi duydum, cunku siz belki sistemin size empoze ettigi ve sizin de kendi isteginiz diye inandiginiz o mutlu kucuk dunyanizda eglenirken hic dusundunuz mu Afrika Kongo'da 1987 yilindan itibaren 5.7 milyon insan hayatini kaybetti.

Bu rakam sadece Afrika'nin gobeginde isgal hukumetinin posta idaresinde calisan Lumumba'nin ulkesindeydi. Kac kisi Patrice Lumumba'yi taniyor, zannetmiyorum ki pek fazla olsun, internet ciktigindan beri hafizalarimizda kisa omurlu olmaya basladi. Oysa Lumumba'yi unutmak hayati unutmakti, O'nun Afrika icin yaptiklarini gozardi etmek gecmisi, kokleri, tarihi ve gelecegi reddetmekti.

Posta idaresinde bir memur olarak calisir iken Belcika'ya karsi ulkenin direnis lideri olan Lumumba, hayati bir roman. 41 yasinda Kongo Cumhuriyetinin ilk demokratik basbakani secildikten on hafta sonra Belcikali istihbarat gorevlileri tarafindan kacirildi, ilk once kollari ve bacaklari kesildi, daha sonra bir gaz bidonunun icine atilarak yakildi. Iste bir hayat.
 
Yine ne kadar ilginctir ki, Lumumba bir CIA operasyonu sonucu olduruldu, oysa Kongo 1885'ten 1960'a kadar Belcika idaresindeydi. Belcika Krali Leopold'in ulkesi olan Kongo, kralin kisisel topragi sayildi, 1885-1914 yillari arasinda tam 10 milyondan fazla insan Kongo'da katledildi.

Kral Leopold, Kongo baskentine kendi adini vermisti, Leopoldville. Lumumba iktidara gelince baskentin adi Kinshasa olarak degistirildi. Arasira cikan ufak ayaklanmalara karsi Kral Leopold, isyancilari cezalandirmak icin sol ellerini kesiyor ve halka teshir edip korku saliyordu. Meshur Amerikali yazar Mark Twain 1905 yilinda yazdigi kisa eseri olan King Leopold'in Monologu'nda (King Leopold's Soliloquy), krala savunma sansi vermis ve bu edebiyat harikasi olan kisa eserde Kral Leopold'i yargilamisti.    
 
Lumumba'nin bu kadar vahsi bir sekilde oldurulmesi sonucu iktidara Kongo'nun Kenan Evren'i olan Mobutu Sese Seko geldi. Mobutu'da bizim cocuklardandi (Our Boys – Ufuk Guldemir) yabanci degildi, ve 32 yil iktidarda kaldi. Hollywood filmlerindeki "Vahsi" Bati'dan demokrasi sesleri yukselmemisti, zaten ne Şili'de diktator Pinochet secimle isbasina gelmis Salvador Allende'ya karsi darbe yaptiginda  yukselmisti ne de 12 Eylul darbecisi Kenan Evren demokrasiyi askiya aldiginda. Her nasilsa bugunlerde Iran'daki secimler konusunda demokrasi havarisi kesilenlerden, acaba kac kisi Lumumba'yi taniyordu?
 
Bir omure sigan insan hayatlari oldugu gibi, bazen zaman ve mekan kavramlarinin otesinde insan yasamlarida mevcuttur, Lumumba, Mandela, Nkrumah, Hz. Muhammed, Hannah Arendt gibi.

Siz hangisi olmak isterdiniz, veya hangi yasami ornek alirdiniz, kollari bacaklari kesildikten sonra yakilmis, fakat ruhu sonsuzlasmis Lumumba'mi, yoksa 10 milyondan fazla insanin olumunden sorumlu, zaman ve mekan ile sinirli ruhu kirlenmis Kral Leopold'mi?

Yoksa hayatinizdan memnunmusunuz?

Sistemin sizin icin cizdigi yasamdan memnunsunuz galiba nasil olsa bir isiniz vardir, eviniz, aileniz, arasira tatilede cikarsiniz, alisveris derken, kendi kucuk dunyanizda mutlusunuzdur, "aman bana ne" der sistemin sizin icin sizin yerinize planladigi yasam tarzinizda yasar gidersiniz, iste hayatiniz, ev kedisinden farki yoktur ve hatta ev kedisi sizden daha ozgurdur. Zaten insan hayatinin ucte biri uykuyla, ucte biri ise calismak ile gectigini dusunursek, size o mutlu hayatiniz icin ancak ucun biri kalir. O kisa surenizde mutlu olmaya calisin, fakat unutmayin ki o mutluluk bile sizin sinirlarinizi cizdiginiz bir tanim ve amac degildir. Siz mutluluk rolu yapan buyuk tiyatrodaki oyuncalarsinizdir.   
 
Umut ederim degerli sair, dunya adami Can Yucel'in “Hayat Bu Daha Ne Olsun” baslikli siiri herkesi tekrar dusunmeye, hayati ve yasami sorgulamaya iter, daha mutlu ve ozgurlukcu bir dunya umudu ile sakin hayati, yasami ve bildiginiz gercekleri sorgulamaktan kacinmayin, zaman ve mekana bagli ufak cikar hesaplarinin pesinde olmayin, hirslarinizi dizginlemesini ogrenin, nefretten uzak durun, nefret gozunuzu kor etmesin, bildiklerinizi ve inandiklarinizi paylasin, dogrularinizi ve inandiklarinizi sonsuza kadar savunun.

Insanlari ve Can Yucel’in asagidaki siirinde tanimladigi yasami sevin.

Mehmet bey sizde  sevin insanlari, bu siiri okuyun ve bir daha dusunun! 
 
Hayat Bu Daha Ne Olsun

CAN YUCEL
 
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
 
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
 
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa..
 
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla,köpek görürsen okşa,
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
 
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
yüzünde güller açtıracak.
 
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..
 
Arkadaşım,
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!











www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009