İstihbarat22 Haziran 2009 00:00

İstihbarat Savaşı-Nurullah Aydın

Ankara’da edindiğim bilgiler dehşet verici. Yabancı istihbarat örgütleri gazeteci, iş adamı akademisyen görüntüsü altında Türkiye’yi mesken tutmuş durumda. Hemen her ülke istihbarat örgütü cirit atıyor.Devletin istihbarat örgütleri ise kendi içlerinde karşıt grubu takiple görevli. Üstüne üstlük bir de resmi olmayan gayriresmi istihbarat örgütüne karşı dikkat kesilmiş vaziyette.cialis forum cialis prodaja cialis bez receptamicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Yabancı istihbarat örgütleri gazeteci, iş adamı akademisyen
görüntüsü altında Türkiye’yi mesken tutmuş durumda. Devletin
istihbarat örgütleri ise kendi içlerinde karşıt grubu takiple görevli.

Her zaman casusluk faaliyeti yapılır. Tarih örnekleriyle dolu.
İstihbarat faaliyeti devletler arasında yapılır, iktidar kavgası için yapılır. Bilgi, teknoloji, ürün akla gelen hemen her konuda yapılır. Herkes ajan olmak çabasında.
Ama bu kez Ankara’da yaşananlar, alışılmışın biraz daha dışında.
Bu kez var olan resmi istihbarat kuruluşları yanında gayriresmi örgütler var.
 Turgut Özal’ın başlattığı, Tansu Çiller’in şekillendirdiği şimdi ise yüksek teknolojiye dayalı dinleme araç ve gereçlerine sahip örgüt.

Karşı tarafta resmi istihbarat örgütleri var. Başta MİT, Genelkurmay istihbarat ve Emniyet istihbarat kurumları var. Bunların dışında devletin hemen her kurumunda iç güvenlik ve istihbarat birimleri var.Ama görülmekte olan bu istihbarat örgütleri de kendi içinde gruplara ayrılmış durumda. Ajanlar cirit atıyor

Ankara’da edindiğim bilgiler dehşet verici.
Yabancı istihbarat örgütleri gazeteci, iş adamı akademisyen görüntüsü altında Türkiye’yi mesken tutmuş durumda. Hemen her ülke istihbarat örgütü cirit atıyor.

Devletin istihbarat örgütleri ise kendi içlerinde karşıt grubu takiple görevli. Üstüne üstlük bir de resmi olmayan gayriresmi istihbarat örgütüne karşı dikkat kesilmiş vaziyette.
Dünyanın önde gelen ülkelerinde görülmeyen kaos hali. İstihbarat bir devletin kılcal damarlarıdır. Tıkanması halinde kan toplar, kangren olur, kalp kapakçıkları kapanır, çalışmaz, beden hareketsiz kalır.
Tıpta buna tıkanan damarların açılması kapakçıkların değiştirilmesi gibi birçok tedavi uygulanır.
Devletin istihbarat ağı ise parçalanmış durumda. Devletin üst kurumları arası güvensizlik aşılamıyor.

Her gün devletin gizli raporları, belgeleri bir gazetede yayınlanıyor. Ya da birilerinin ofisinde ele geçirildiği söyleniyor. Suçlanan ise büroma konuldu diyor. Her şey birbirine karışmış vaziyette.
Bakın dün yine bir belge yayınlandı Genelkurmay yayın yasağı koydu.
Yasaklar hiyerarşisi
Daha hazırlık safhasında olan 3. iddianame içeriği, çarçaf çarşaf TV ekranlarında, gazete köşelerinde yer alıyor. Yayın yasağına, soruşturmanın gizliliğine rağmen yayınlanıyor.
Deniz Feneri e.V. denen, din istismarcılığı olan yüz karası dava konusunda ise Ankara savcılığının yayın yasağına uyulması isteniyor ve yandaş işbirlikçi medya tek kelime söz etmiyor, okuyucularını bilgisiz bırakıyor.
Masum insanların temiz dini-yardımseverlik duygularını istismar eden münafıkların iğrenç uygulamalarından tek söz etmiyorlar.

Alman mahkemesi, Maliye Bakanlığı artık hemen her kurumu bu paralar toplandı Türkiye’ye gönderildi, Başbakanlıkta teslim edildi. Alan da, götüren de, teslim eden de, teslim alan da bunlar diyor. Ama Türkiye’yi yönetenler hayır bir kuruş partiye girmedi diyor. Savunma refleksi ile hareket ediyor. Adalet Bakanlığı suspus. Onun emrindeki Ankara yargısı ise yasak kardeşim yazamasın, konuşamazsın diyor. Ama Ümraniye davası ile ilgili gizli kapaklı her şey TV’lerde gazetelerde bu nasıl oluyor ? Nasıl olacak?  Elinizde iktidar gücü, kılıcı olsa siz de aynısını yapar mısınız? Kim iktidarda ise onun borusu ötüyor.

Büyük istismar
Saf temiz iyi niyetli Türk Milleti’nin asil vatandaşları hala uykuda, kendilerinin temiz duygularını istismar edenlerin maskeli çirkin yüzlerini niyetlerini görmekten aciz vatandaşlar uyanacak mı dersiniz. Türk Milleti; sabırlıdır tahammüllüdür. Engin feraset sahibidir. Gaflet, dalalet ve de hıyanet içinde olan meczupları geçmişte o derin düşünce değerlendirme terazisinde değerlendirmiştir. Yine de değerlendireceğini umuyorum!
Kendisini aldatanların partileri de geçmişte çoğunlukla iktidarda idi. Ya şimdi nerdeler onlar?
Olan bu güzel ülkemin insanlarına oluyor. Yazık hem de çok yazık