|
Yeni bir eylem planı iddiası
,Cumhuriyet Karşıtı bir kısım tarikatçı ve cemaatçi sahte demokrat
için büyük bir bayram havası yarattı.Demokrasi ile zerre kadar
ilgisi olmayan bu zihniyet,fırsatı ele geçirince de gerçek
demokratlardan daha fazla yaygara koparmaya başladı.
İnsanın zoruna da bu
gidiyor.
Gerçekten Demokrat olanların ve Demokrasi uğruna
içtenlikle
çalışanların,bu konudaki
haklı
eleştirilerini ben de destekliyorum.
Samimi olarak ifade etmem gerekir ki
;
Demokrasiyi yıpratma,tehlikeye atma ya da ortadan kaldırma adına
yapılan hiçbir çalışma ya da faaliyeti kabul etmek mümkün
değildir.
Bu Ülkenin insanlarına yakışan ve hak edilen tek
yönetim şekli kesinlikle Demokrasidir.Bu hakkı kimsenin gasp
etme yetkisi de yoktur.
Ancak,şu kadere ve çelişkiye bakın
ki;
Bu Ülkede Demokrasi dersini, Cumhuriyet karşıtları da
verebiliyor.
İnsan bu durumda çok doğal olarak düşünüyor…
Cumhuriyet Değerlerine sahip çıkmayanlar gerçekten demokrat olabilir
mi ?
Cumhuriyet ve onun değerleri ile hesaplaşma adına demokrasiyi bir
araç olarak kullananlar,sanki gerçek demokratmış gibi herkesten daha
çok yaygara koparabilme hakkını nereden alabiliyor ?
Ulusalcı ve Milliyetçi duruşunu kaybetmiş,ne yaptığını
bilmeyen basiretsiz ve beceriksiz bazı insanlar yüzünden Cumhuriyet
karşıtı bu tarikatçı takım,saldırı için her gün yeni bir fırsat
yaratmayı ya da yakalamayı da gerçekten çok iyi
becerebiliyor.
Ya da
yürütülen Psikolojik Savaş kapsamında,bu konularda ehil bazı güç
odaklarından çok iyi bir destek
görüyor.
Peki bu Ülkede Demokrasi karşıtı ve düşmanı
olanlar ;
Sadece andıç ya da eylem planı hazırladığı
söylenenler midir ?
Konuşmak ya da derdini anlatmak isteyenleri, sen sus otur yerine
diye azarlayarak,demokratik hakların kullanılmasını
önleyenlerin,eylem planı hazırladığı söylenenlerden farkı var mıdır
? Bu ikili anlayış ve yaklaşım, Demokrasinin neresine
sığar?
İnanç sömürüsü
ile kaynak yaratıp,bu ülkede ticaret-basın-eğitim alanında güç odağı
oluşturarak siyaset yapmayı hangi Demokrasi kuralı
ile açıklayabilirsiniz
?
Seçim öncesi yapılan yardımlarla halkın iradesini
satın alma gayretini Demokrasinin hangi temel ilkesi içerisinde izah
edebilirsiniz ?
Konuşma yasağı konan iki davadan,Ergenekon’la ilgili ağzına
ne gelirse konuşarak her türlü yargısız infazı yapan ,ama Deniz
Feneri Davasında ise yasağa saygıda kusur etmeyen sözüm ona
siyasetçi ve aydın geçinen çıkarcılar ile işbirlikçilerin
yaklaşımını Demokrat kabul etmek mümkün müdür
?
Sahte demokratlara göre elbette mümkün.Çünkü onların
Demokrasi anlayışı ve demokrasiden bekledikleri
bu.
Demokrasi amaç değil,hedefe ulaşmak için sadece bir
araç…
Cumhuriyet’in Kuruluş Felsefesi ve Cumhuriyet
Değerleri ile hesaplaşmak için istismar ettikleri bir güç ve kendilerine yönelik de güzel
bir ayrıcalık.
Son söz
olarak,bakın;
Bülent
Arınç ne demiş ?
“
İyice küçülüyorlar.İyice
güçsüzleşiyorlar.”
Doğrudur Bülent
Bey.
Kimi kast ediyorsanız,gerçekten onlar,bu
çapsız,beceriksiz ve de sorumsuz yaklaşımları ile,sizin
deyişinize göre küçüldükçe küçülüyor ve her geçen gün eriyip
gidiyorlar.Ya da bir başka deyişle yok
ediliyorlar.
Siz
söylemiyorsunuz ama,gerisini de ben tamamlayayım
;
“Evet dedikleriniz küçülüyor ama,ne yazık ki
Cumhuriyet Karşıtları da her geçen gün büyüdükçe büyüyor,güçlendikçe
güçleniyor ve sahte Demokrasi çığlıkları ile Cumhuriyetle
hesaplaşarak,Okyanus ötesi ile kucaklaşmaya adım adım yaklaşıyorlar
.”
Dürüst
ve açıkça konuşacak olursak eğer, işin esası, şu an söylenemeyen
büyük özlem ve devam eden gerçek mücadele de bu değil mi zaten
?
|