Siyaset19 Nisan 2005 00:00

Mehmet Gül ile Derin Sohbet: Apo, MOSSAD üzerinden ABD kontrolündeydi.

"Öcalan sadece Avrupa'nın değil, İsrail istihbaratı üzerinden ABD'nin de koruma şemsiyesi altında demektir.Demek ki, Öcalan konusunda Orta Doğu ve Türkiye ile ilgili politika üreten bütün dinamik kesimlerin ortak bir projesi var ve bu proje devam ediyor.AB ise genel konularda ABD ile ters düşmemekle hatta Kuzey Irak'taki oluşuma karşı olmamakla beraber, Türkiye'yi kendi hinterlandında görme eğilimindedir.PKK hareketini de şimdiye kadar destekledikleri gibi, bundan sonraki faaliyetlerini de kendi kontrollerinde sürdürmesini istiyorlar.Öcalan'ın yeniden yargılanması kararını bunun için verdiler" cleocin 150 mg read cleocin 300 mgcialis walgreen coupon site cialis coupon

Mehmet Gül, "Bunu ben söylemiyorum.

1996''da Çevik Bir, İsrailli yetkililerle konuşurken, onlara şunu söylüyor: ''Sizin, yani MOSSAD''ın Suriye istihbaratı Muhaberat ile bağınız olduğundan haberimiz var" diyor.

Yani ikaz ediyor!" dedi.

Gül, "Bu, şu anlama geliyor: Çevik Bir, ''PKK''nın başını Suriye''de koruyan Muhaberat''tır.

Muhaberat da MOSSAD ile ilişkidedir.

Bu da Öcalan''ın dolaylı olarak korunması anlamına gelmiyor mu?'' diye sormuş oluyor İsrailli yetkililere.

O zaman, Öcalan sadece Avrupa''nın değil, İsrail istihbaratı üzerinden ABD''nin de koruma şemsiyesi altında demektir.

Demek ki, Öcalan konusunda Orta Doğu ve Türkiye ile ilgili politika üreten bütün dinamik kesimlerin ortak bir projesi var ve bu proje devam ediyor.." dedi.

Gül, "AB ise genel konularda ABD ile ters düşmemekle hatta Kuzey Irak''taki oluşuma karşı olmamakla beraber, Türkiye''yi kendi hinterlandında görme eğilimindedir.

PKK hareketini de şimdiye kadar destekledikleri gibi, bundan sonraki faaliyetlerini de kendi kontrollerinde sürdürmesini istiyorlar.

Öcalan''ın yeniden yargılanması kararını bunun için verdiler" diye konuştu.


MHP denilince, bütün televizyon programcılarının ilk aklına gelen isim olan eski İstanbul milletvekili Mehmet Gül, güncel konularda sorularımızı cevaplandırdı.

Mehmet Gül''e ilk olarak, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal''ın açıklamasını hatırlattık.

Baykal, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin Abdullah Öcalan''ın yeniden yargılanması ile ilgili karar verdiğini, haberi resmi kaynaklardan aldığını söylemişti.

Biz de bu açıklamadan üç hafta önce 19 Mart tarihinde bu haberi ilk olarak Yeniçağ''daki sütunumuzdan okuyucularımıza duyurmuştuk.

Gül''e bu konudaki fikrini sorduk:.

GÜL: AİHM''nin bu kararı beklenen bir karardır.

Çünkü Avrupa, PKK ve Abdullah Öcalan''ı Amerika''ya terk etmek istemiyor.

ABD, Osman Öcalan''ı yanına aldı ve o da "Amerika''ya karşı olan Kürt ahmaktır" dedi! Bu, Kuzey Irak''taki terörist faaliyetler dışında Türkiye''deki bölücüleri de kontrol etmeye dönük bir adımdı.

AB ise genel konularda ABD ile ters düşmemekle hatta Kuzey Irak''taki oluşuma karşı olmamakla beraber, Türkiye''yi kendi hinterlandında görme eğilimindedir.

PKK hareketini de şimdiye kadar destekledikleri gibi, bundan sonraki faaliyetlerini de kendi kontrollerinde sürdürmesini istiyorlar.

Arslan BULUT: Karar, hükümete gayrı resmi olarak bildirildiği halde saklanıyor! Buna ne diyorsunuz?.

GÜL: Konuyla ilgili bir gazeteciyle konuşmuştum.

"AİHM''in kararını nasıl izah edecekler, nasıl izale edecekler, bu konuda büyük bir sıkıntı içindeler" demişti.

Zaman onu haklı çıkardı.

AİHM, daha önceden aldığı anlaşılan kararını gizlice tebliğ etmiş durumda.

BULUT: Hükümet biliyordu yani.

GÜL: Hükümet biliyor ve bazı gazetecileri bilgilendirerek onların muhalefetini de önlemeye çalışıyor.

BULUT: Şimdi AİHM''in böyle bir karar aldığı duyumunu basında ilk olarak ben yazdım.

Hatta, başbakanın veya bir bakanın bazı gazetelerin genel yayın müdürleriyle toplantı yapacağı duyumu da vardı ama emin olmadığım için onu yazmamıştım.

GÜL: Dışişleri Bakanı''nın bazı gazetecileri bilgilendirdiği kesin.

Bu karar, esasında bizim açımızdan da beklenen bir durumdu.

Çünkü Abdullah Öcalan, yalnız bırakıldığı kanaatiyle bir ara Türkiye''ci bir politika izlediği kanaatini vermeye çalıştı.

"Ben Türkiye''ciyim, federasyona karşıyım, demokratik cumhuriyet gerekir, etnisiteye dayalı devlet olmaz, Türkiye''yi devşirmeler idare ediyor" gibi söylemler kullandı.

ÖCALAN''I AVRUPA KONUŞTURUYOR.

BULUT: Şimdi ise, Türkiye''deki Kürtler bir tarafa, bütün Kürtler''in konfederasyonundan bahsediyor.

GÜL: Evet, Nevruz olayları ile birlikte, Türkiye''nin bölünmesi dışında, Kürtlerin yaşadığı diğer devletlerden alınacak topraklarla bir konfederal cumhuriyet kurulmasından söz ediyor.

"Biji Apo" diye bağıranlar, ellerinde konfederal cumhuriyetin haritaları ile dolaşıyor.

Bu, Türkiye açısından yeni bir şey değil.

Çünkü, Barzani''nin odasındaki harita da bu haritadır, Yani, Türkiye''nin bir bölgesini de içine alan geniş bir bölgeyi gösteriyor.

Guya, coğrafi açıdan doğal sınırları gösteren bir bölgeyi işaret ediyor.

Abdullah Öcalan, Türkiyeci yaklaşımdan dönerek ilk baştan beri savunduğu çizgiye dönmüş

(19.04.2005 , Yeniçağ Gazetesi)