PKK, “BOMBACI TİMLERİ”Nİ DE, TÜRKİYE’YE SOKUYOR - Saygı Öztürk
Türkiye’de, PKK terörüyle mücadele eden ve hep en önde olan bir dönemin kahramanları artık köşelerine çekilmiş durumda. Onların bazıları, hakkında açılan ya da açılabilecek davalara karşı hazırlık yapıyor. Böyle durumda olanlardan bazıları, kendilerinin ortada bırakıldığını düşünüyor ve geçmişteki hizmetlerinden dolayı pişmanlık duyuyor. arcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cenacialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
Güneydoğu’da PKK terörünün bastırılması için başta asker, polis, korucu olmak üzere hemen her kamu kuruluşunun elemanları, mücadelenin içinde yer aldı. Kaymakamı, hakimi, savcıyı, imamı, öğretmeni görev yapamaz hale getirmek için PKK ve yandaşları az mı uğraştı? Hemen her meslek mensubu şehit verdi. İşte o sert mücadelenin içinde “derin devlet” de yer aldı. Güneydoğu’da ortaya çıkan “yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım bilinen birisi. PKK ile mücadelede aşiret lideri Sedat Bucak’ın, bazı aşiretlerin de önemli hizmetleri olduğu biliniyordu. İşte, o gün devletin yanında yer alan bazı aşiretler, ne yazık ki bugün küstürülmüş durumda.
“DEVLETİN YANINDA OLMANIN CEZASI”
PKK ile mücadelede devlet görevlilerinin yanında yer alan, onların istekleri doğrultusunda mücadeleye destek veren bazı aşiretler, terörün bastırılmasından sonra “küskün” duruma getirildi. Geçmişte PKK’ya destek veren bazı aşiretlere karşı, bazı kamu görevlilerinin daha yakın durması, mücadelenin içinde olanları hayli kırmış.
“Devlete bağlı” olarak nitelendirilen aşiretlerden bazıları, kendilerine yönelik “sırt çevirme”lerden hayli alınmış. Bu durumdaki aşiretleri, PKK propaganda aracı olarak kullanıyor, aşiretleri kendi yanına çekmek için çaba gösteriyor.
Aşiretlerin devletin yanında olması için geçmişte ne büyük çabalar gösterilmişti. Aşiret liderleri gizlice Ankara’ya getirildi, dönemin Cumhurbaşkanıyla, Başbakanla, İçişleri Bakanı ile görüştürüldü. Devletin yanında yer almak, o aşiretlerin şimdi yörelerinde aşağılanmasına da yol açıyor. Tıpkı, köy korucularında olduğu gibi.
AŞİRET VE KÖY KORUCULARINDA DURUM
Güneydoğu’da görev yapmış her komutan, her özel harekat polisi ,köy korucularının kahramanlıklarından söz eder. Mücadeleyi onlarla birlikte kazandıklarını söyler. Ancak bugün köy koruculuğu sistemi de iyice bozulmuş durumda. Bazı korucular denetimden çıkmış. Leyla Zana ve arkadaşlarının cezaevinden çıkması, başta Dışişleri Bakanı Abdullah Gül olmak üzere üst düzey bazı yetkililer tarafından kabul edilmeleri, onların VIP salonlarından geçişleri de Güneydoğu’da devletine bağlı insanları derinden yaraladı.
Bir yetkili, köy korucularının bugünkü durumunu anlatırken şunları söylüyor:
“Terörle mücadelede, köy korucularının büyük yararlılıkları oldu. Bu inkar edilemez. Onların arasından da yasadışı olaylara karışanlar oldu. Ancak, bugün gelinin noktada durum daha da farklı. Köy korucuların yüzde 60’ı kaçakçılık yapıyor. Bunu yapabilmesi için PKK ile işbirliği içinde olması gerekiyor. Çünkü sınırın öte yakasına gidebilmesi için PKK ile işbirliği şart. İşte onlar bunu yapıyor. Bir grup köy korucusu ise devletine bağlı. Onlar sesini çıkartmadan bekliyor. Bazıları ise tamamen örgüte çalışıyor.”
PKK EYLEMLERİNDE ARTIŞ BEKLENİYOR
Bazıları Türkiye’de “PKK terörü yok” dese de, son bir yıl içinde 90 civarında asker, polis ve köy korucusu şehit edildi. PKK’nın yola döşediği mayınların patlaması sonucu sakat kalanları görmek istiyorsanız, mutlaka yolunuz Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’ne düşsün. Orada ayakları kesilmiş, tekerlekli sandalyeye mahkum edilmiş gençleri görür, gerçeklerle yüz yüze gelirsiniz.
Konuştuğum yetkililerde, PKK’nın silahlı eylemleri artıracağı, turizm yörelerinde etkili birkaç eylem yapabileceği görüşünde. Güvenlik görevlilerinin bu eylemlere fırsat vermemek için canla-başla çalıştığı da biliniyor.
PKK’da ana unsur silahlı kanat. Örgütün silahlı kanadı dağdan inerse, bir yerde varlık sebebi de ortadan kalkmış olacak. O yüzden, silahlı kanadın korunması, hatta mevcut terörist sayısının artırılması için büyük çaba gösteriliyor. Dağa gönderilecek terörist bulunmasında, örgütle çok yakın ilişkiler içinde olan legal bir siyasi partinin de inanılmaz çabaları var.
PKK her seferinde farklı bir program uygulamaya koymak istiyor. Ancak, halk desteğini bulamadığı için başarılı olamıyor. PKK’nın bir talimatıyla kepenkleri indiren, kontakları kapatan halk yok. PKK’nın eylemleri yöre halkı tarafından lanetleniyor. Halk huzur istiyor. Görüyor ki, PKK eylemleri olmadığı zaman, güvenlik güçleriyle bir sorun yaşamıyor. Görüyor ki evinde, köyünde keyfi arama olmuyor. Köylüler gecenin bir yarısında meydana toplanıp sorgu-sualden geçirilmiyor, yolculuklarda defalarca aranmıyor.
İşte bu huzuru çok görenler, boş durmuyor. Bakıyorsunuz Türkiye sınırlarında silahlı terörist sayısını birden 750 kişiden 2 bine çıkardılar. Türkiye’nin Irak ve İran sınırına yakın yerlerde yığınak oluşturmaya, Türkiye’de eylem yaptıktan sonra sınır ötesine geçmek için bilinen taktiklerini uygulamayı planlıyorlar. İşte bu kez halkı yanlarına çekmek için çaba gösteriyorlar. Güvenlik güçlerini halkla birlikte yıldırmak, sindirmek ve çekilmeye zorlamayı öngörüyorlar.
YUNANİSTAN’A GİDECEK TIR’IN GİZLİ BÖLMESİNE SİLAHLAR KONULDU
Amerika’nın Kuzey Irak’ı işgali sırasında, PKK yine önemli silah ve patlayıcı ele geçirdi. Irak’ta çok ucuza bulunan C-4 patlayıcıları, değişik dönemlerde Türkiye’ye sokuldu, bunların önemli bir bölümü de büyük kentlerdeki örgüt evlerine nakledildi.
Güvenlik güçleri, son bir yılda 150 kiloya yakın C-4 patlayıcısı ele geçirdi. Bu yakalanan. Bir de yakalanmadan örgüt evlerine ulaştırılan ve yeri geldiği zaman kullanılacak olanlar var. Bunların miktarı tam olarak bilinmiyor ama örgütün patlayıcıları yalnız bir merkezde toplamayıp, bir çok il’e gönderdiği biliniyor.
PKK’nın, patlayıcı madde eğitimini uzun yıllar Yunanistan’da açtığı bir kampta verdi. “Lamia Kampı”nda eğitilenler, eylem yapması için Türkiye’ye deniz yoluyla gönderiliyordu. Türkiye bu konuda çok kararlı bir tutum izledi. Yunanistan’ın isteğiyle Türkiye’de orman yakılıyor, hemen misillemede bulunuluyordu. Antalya’da bomba mı patladı, ardından bakıyorsunuz Yunanistan’ın turistik yörelerinde patlamalar oldu.
Yunanistan’ın Lamia kampının basılması ve orada bulunan PKK’lıların öldürülmesi için de müthiş bir plan yapılmıştı. Edirne’de bir TIR’ın önceden yaptırılan gizli bölmelerine silahlar konuldu. TIR şoförü TIR’ın gizli bölmesinde silah olduğunu bilip sınırdan geçerken heyecanlanmasın diye yüklemeden onun da haberi olmadı. Silah yüklü TIR, sınırı geçti. Yunanistan’da girdiği TIR parkında sanki elleriyle yapmış gibi birileri gelip TIR’ın gizli bölmesini buldu, silahları aldı. Bir avuç fedainin Yunanistan’da yapacağı eylem, bir emirle durduruldu.
PKK’nın önce patlayıcıları geldi, şimdi de patlayıcı eğitimi almış teröristleri yurda girdi. PKK, yazın “sıcak” geçmesini istiyor. PKK merkez komitesinin talimatları şimdilik bu yönde. Dün belirttiğim gibi teröristlerin kafaları karışık. Çünkü bugün verilen emirler, yarın değiştiriliyor. PKK’nın planı, bombaları patlatmak. Ama yarın bu emrin değişip değişmeyeceğini ise önümüzdeki dönemde göreceğiz.