Siyaset11 Haziran 2009 00:00

TRT'den Samanyolu Ağzı ile "Ergenekon" Programı - Açık İstihbarat Özel

"Ergenekon" sürecinin sebebiyet verdiği en büyük kirlenmelerden bir tanesi, zaten çağdaş standartlardan hayli uzakta seyreden medyamızın dilini daha da kirletmesi olacaktır. Davanın somut gerçeklerinden bağımsız olarak; herkesin yemek istediği eti kızartmaya çalıştığı kullanışlı bir politik mangala dönüşen "Ergenekon" süreci medyada kendi özgü dilini de yarattı.

TRT'den Samanyolu Ağzı ile "Ergenekon" Programı


Açık İstihbarat Özel 

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
www.acikistihbarat.com

11.06.2009

 


"Ergenekon" sürecinin sebebiyet verdiği en büyük kirlenmelerden bir tanesi, zaten çağdaş standartlardan hayli uzakta seyreden medyamızın dilini daha da kirletmesi olacaktır.

Davanın somut gerçeklerinden bağımsız olarak; herkesin yemek istediği eti kızartmaya çalıştığı kullanışlı bir politik mangala dönüşen "Ergenekon" süreci medyada kendi özgü dilini de yarattı.

Doğan Grubu, değişen dengeler çevresinde bu dile katkıda bulunurken; Taraf, Zaman, Yeni Şafak, Samanyolu , Star gibi yayın organları adeta bir propaganda departmanının yaratıcılıklarını okurları önüne serdiler.

Star Haber'in "Ergenekon" konusundaki seçici vurguları ve ekranda sergilediği "Ergenekon" akrostişi ne kadar masum ise;

adı Ergenekon sanıkları arasında "yalanyolu"na çıkan Samanyolu haberin haberleri okuduğu tonlamalardan, haber içeriğinden bağımsız olarak yayınladıkları altbantlar o kadar masum idi.

"Ergenekon" iddianamesinin evladiyelik içeriği de bu tarz seçici ve propagandist dile her türlü fırsatı ve malzemeyi tanıdı ve tanımaya devam ediyor.

Demokrasilerde farklı baskı gruplarının kendi özel yayın organları üzerinden kendi propaganda dillerini kullanması çok da yadırganmaması gereken bir durum. Özellikle hangi yayın grubunun kime hizmet ettiğinin netleştiği bir Türkiye'de bu tarz farklı propagandalar insanımıza bir Goebbels demokrasisi de yaşatmıyor değil. Herkes inanmak istediği propagandayı seçmekte özgürdür.  "Bu ülkede neden bağımsız medya yok" yakınması bu şartlar altında fazlaca lüks bir yakınma olarak algılanabilir.

Demokrasilerde asla olmaması gereken ve esas yadırganması gereken ise, özel yayın organlarından  farklı bir konumda bulunan Devlet televizyonlarının bu taraflı dile meyletmesi olacaktır.

Bütün toplumu temsil eden ve toplumun bütün renklerini yansıtması gereken TRT'nin, devam etmekte olan bir dava ile ilgili Samanyolu TV'yi aratmayacak bir üsluba bürünmesi Samanyolu'nu bile endişelendirmesi gereken bir durumdur. En azından rakip çıkıyor kaygısı bazılarına egemen olmalıdır.

En son olarak, 11 Haziran gecesi TRT2'de yayınlanan "Korku Kültürü" başlıklı program bu kaygıları güçlendiren en son kanıt olmuştur.

"Ergenekon" dava sürecini, Star-Zaman çizgisinde ele alan bu özel program; "bazıları bu dava sürecini sulandırmaya çalıştılar" mealinde cümleler eşliğinde "Ergenekon" davasını bir grup medyanın kaleminden çıkmışcasına izleyicilerine sundu. Program boyunca görüşlerini dile getiren isimler ise Baskın Oran, Perihan Mağden gibi , davaya bakış açıları - doğru veya yanlış olmasından bağımsız olarak - tek taraflı ve yanlış bilgilere dayalı olduğu defalarca kanıtlanmış isimlerdi.

Bir vatandaş olarak bu yayına TCK ve Basın Kanunu'nun ilgili maddeleri çerçevesinde yaklaşıp ; yürümekte olan bir soruşturma ve kovuşturmayı açıkca etkileme girişimi olarak suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Bu girişiminizin; bu alanda yapılan yüzlerce girişim gibi sonuçsuz kalma ihtimalinin yüksek olduğunu söylersek yanıltıcı olmayız. 

Bir vatandaş olarak kaygılanmanın ötesinde yapabileceğiniz bir diğer girişim ise TRT nezdinde girişimde bulunarak, vatandaş olarak kaygılarınızı iletmektir. Vicdanlar damlaya damlaya elbet bir gün hukuk olacaktır.

O güne kadar akla, vicdana ve hukuka davete devam.
 


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2009