Siyaset18 Nisan 2005 00:00

Avrupa ve ABD'nin Ermeni-Kürt Operasyonu! - Arslan Bulut

www.acikistihbarat.com sitesinde yine önemli yazılar yayınlandı.Bunlardan birincisinde deniliyor ki, "Amerika Birleşik Devletleri makamlarının önüne binlerce arşiv belgesi, yüz binlerce kitap koyun, ikna etmeniz mümkün değil." Ve yine www.acikistihbarat.com sitesinde tam da bu konu ile ilgili bir değerlendirme, daha doğrusu çeviri bir yazı var.John Laughland''ın "İmparatorluğun dönüşü: Hedef Türkiye" başlıklı yazısında şu değerlendirme yapılıyor:."Türkiye ile ilgili konularda ABD ve AB ortak hareket etmektedir."sitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectscialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

www.acikistihbarat.com sitesinde yine önemli yazılar yayınlandı.

Bunlardan birincisinde deniliyor ki, "Amerika Birleşik Devletleri makamlarının önüne binlerce arşiv belgesi, yüz binlerce kitap koyun, ikna etmeniz mümkün değil.

''Ermeni soykırımı'' kararlarının içerdiği tehdide, kâğıtla ve kitapla değil, ancak yine politik araçlarla karşı konulabilir.

ABD eyaletlerinden ve Avrupa parlamentolarından ''Ermeni soykırımı'' yasalarının çıkarılmasından ve dünya ölçeğinde kamuoyu yaratılmasından sonra, konuyu BM''ye taşımayı planlıyorlar." Yorumda hükümete yönelik çok önemli bir iddia var:.

"Bugün Tayyip Erdoğan yönetimi ve Batı güdümlü bazı basın kuruluşları, 90.yılında Ermeni soykırımı kampanyasını, ABD''nin Büyük Ortadoğu veya yeni adıyla Genişletilmiş Ortadoğu Projesi kapsamı içinde yürütüyorlar! Görünüşü kurtaran abartılı ve palavracı çıkışlar ise bu rolün bir gereği olmaktadır.

Nitekim o ateşli başlıkları atan gazete ve televizyonlar, Batılı istihbarat servislerinin ısmarladığı ''Ermeni soykırımı'' kitaplarını yazan maaşlı takımını yazar ve profesör diye baş köşelere oturtmuşlardır.

Rand Cooperation''dan Hamburg Sosyal İncelemeler Enstitüsü''ne kadar istihbarat görevi yapan sözde bilim ve araştırma kuruluşlarının devşirdiği sözde tarihçiler, gerçekte psikolojik savaş elemanları, artık basının ve bu televizyonların en gözde yazarlarıdır.

Hükümet ve kamu kuruluşları, Türkiye''nin kaynaklarını, Cumhuriyetin 75.yılında ve başka vesilelerle Batıcı entel takımına tahsis ederken gerçek bilimsel çalışmaları çelmelemiştir.

Yakın zamana kadar taktik, ABD ve Avrupa''nın rolünü gizlemekti.

Türkiye düşmanlığı suçu, Ermeni lobisinin üzerine atılıyor ve ''büyük müttefikler'' gözlerden saklanıyordu.

ABD ve Avrupa devletleri, birbiri peşi sıra ''soykırım'' kararları çıkarıyorlar; ancak ''müttefikler''in Ermeni lobilerince iğfal edildiği söyleniyordu.

Hükümet erkânına, parti liderlerine, holdinglerin gazete ve televizyonlarına bakılacak olursa dünya, ''Ermeni lobisi''nin parmağında dönüyordu; ABD ve AB dahil, bütün Atlantik devletlerini ''Ermeni lobisi'' yönetiyordu! Ve asıl vahim olanı, ''Ermeni soykırımı'' kampanyası, bütün dünyada ''Ermeni lobisi'' falan değil, doğrudan doğruya döneklerden ve devşirmelerden oluşturulan ''Türk lobisi'' tarafından yürütülmektedir.

ABD, Türkiye''ye karşı, kendi ''Türk'' lobisini oluşturmuştur.

Batı tarafından satın alınan NGO entelijansiyası, Yugoslavya ve Irak deneyiminde görüldüğü gibi, yeni model ABD darbesi ve işgalinin ''sivil'' mangalarına dönüştürülmüşlerdir.".

.

Geçen akşam TRT''de yayınlanan bir programda Türk Tarih Kurumu Ermeni Masası''ndan bir profesör, en az 50 bin Ermeni''nin, misyonerler vasıtasıyla 1887 yılından itibaren Osmanlı devletinden ABD''ye götürüldüğünü ve bunların eğitildikten sonra Osmanlı devletine isyan etmek üzere döndüğünü somut delilleri ile anlattı.

Aynı gün, Yıldız Üniversitesi mezunlarına bir konferans vermiştim.

Orada genç bir arkadaşım, "Güneydoğu''nun en parlak öğrencilerini, seçtiler, ABD ve AB''ye gönderdiler.

Bunlara bizzat ben şahidim" dedi.

Yani, Ermeni meselesini programlayan ABD, Kürt meselesini de aynı yöntemlerle uyguluyor.

100 yıl arayla....

.

Ve yine www.acikistihbarat.com sitesinde tam da bu konu ile ilgili bir değerlendirme, daha doğrusu çeviri bir yazı var.

John Laughland''ın "İmparatorluğun dönüşü: Hedef Türkiye" başlıklı yazısında şu değerlendirme yapılıyor:.

"Türkiye ile ilgili konularda ABD ve AB ortak hareket etmektedir.

Başkan Bill Clinton''un 1999 yılından Türkiye''nin AB''ye aday ülke olarak kabul edilmesi teklifini AB''ye zekice kabul ettirmesinden beri bu böyle.

Kamuoyunun önünde ordunun rolünün kısıtlanmasını AB sağlamaya çalışmaktaysa da , Türk Devletinin toprak bütünlüğünü bozma faaliyetlerini daha derinlerde, gizlice ABD yürütmektedir. Ordu AB üyeliğini desteklediğini söylüyor ancak ülkenin egemenliğini tehlikeye sokacak herşeye de karşı çıkıyor, ve aslında endişelerinde de haklı.

Çünkü AB üyeliği süreci Kürt sorunu ile iç içe geçmiş durumda ve işte tam da burada, Türkiye ile ilgili olarak Avrupa ve Amerika''nın stratejileri en derin seviyelerde birbirleri ile tamamen uyuşuyor.

AB''nin imanı üniter ulus devletlerin kötü, federasyonların ise iyi olduğudur.AB yıllardan beri Türkiye''de de federal bir yapının temellerini atmak için kıvranıyor ve AB müzakereleri eğer bir gün başlar ise Brüksel''in Türkiye''nin Güneydoğusu''ndaki Kürtler için her zaman daha fazla otonomi talep edeceği kesindir.

Ordu, haklı olarak, Kürtler''e daha fazla bölgesel otonomi verilmesinin ülkeyi parçalanmaya götüreceğini düşünüyor. Öcalan''ın kendisi 2 Eylülde yaptığı ''Kürt milliyetçiliğini destekleyerek ABD Türkiye''yi bölmeye çalışıyor'' açıklamasıyla , silahlı mücadelenin başlatılmasındaki ABD etkisini doğrulamış oluyordu."