Siyaset24 Ekim 2008 00:00

Var Bir Problem-Emre Daşar

Biliyoruz, başından bu yana vicdanının şirazesi bozuk bir memleket burası. Solcu çocuklara karşı olan alerjisine merhem bulunamayan bir diyar. Polisimizin eli, muktedire cılız sesleriyle bağıran solcu çocukları paket yapıp götürmede mahir. Sokakta dergi sattı diye gözaltında işkence yapmanın en profesyonel yollarını biliyor eller. Eller, el yordamıyla hareket etmeyecek kadar tecrübeli.  cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecoupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardsescitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkohol

Bir adam öldü geçenlerde. Adam dediysem, daha yirmilerinin ikinci yarısında gençten bir erkekti. Engin Ceber'di ismi. Duymuşsunuzdur, arkadaşının dergi dağıtırken polis kurşunuyla vurularak felç olmasını protesto etmek için yürürken gözaltına alınmıştı. Sonra bu ülkenin katmerli lanetlerinden birinin sağanağına tutulmuştu Engin. Polis otosunda başlayıp karakolda devam eden ve en sonunda Metris'te ölümle son bulan işkence gazetelere manşet olmuştu.

 

Ardından Adalet Bakanı Şahin çıkıp devlet adına özür diledi. Polisler “kademeli ve orantılı güç” kullandıklarını kabul etti. Soruşturmalar açıldı, birileri açığa alındı, olayı kınayan cümleler bir kez daha çıkarılıp kullanıldı...

 

Biliyoruz, başından bu yana vicdanının şirazesi bozuk bir memleket burası. Solcu çocuklara karşı olan alerjisine merhem bulunamayan bir diyar. Polisimizin eli, muktedire cılız sesleriyle bağıran solcu çocukları paket yapıp götürmede mahir. Sokakta dergi sattı diye gözaltında işkence yapmanın en profesyonel yollarını biliyor eller. Eller, el yordamıyla hareket etmeyecek kadar tecrübeli.

 

 Fakat işte, bütün bu 'problemlere' rağmen seviyoruz bu memleketi. Sevgimizi kanla, ölümle sınaya sınaya geldiğimiz için, bu ülkenin kimyası böyle bir yoldan geçtiği için 'problemli' ama gene de terk edilemeyen bir ülke oluyor burası. O kimya ile harelendiği için hala 'seviyorum' diyor uyku mahmuru kadın da bu ülkeyi.

 

Özür dilemeyi heceleyerek sökmeye başlarken muktedir; dergi sattı diye, toplanıp sokakta bağırdı diye muhalif çocukları “Anayasayı tebdil, tağyir ve ilgaya teşebbüs”le suçlayıp idam etmemeyi öğrenirken devlet, elimizde yine taze ölülerimiz duruyor.

 

Önümüzde taze ölümüz dururken de, hala bir şehit babası “Olan hep garibanın çocuğuna oluyor” derken, önce vatanın sağ olmasını dileyerek söze başlayabiliyor. Evladını bitirilmeyen bir savaşa kurban verdiğinde, besmele niyetine bu sözlerle dudağını ıslatıyor.

 

Kucağındaki taze ölüsüyle, içindeki taze derdiyle, sırtından bin kere hançerleyen bu ülkeyi insanlar hala seviyor...