Siyaset22 Ekim 2008 00:00

Ergenekon’un 1 Numarasını Açıklıyorum!- Hasan Salih Gündüz

Ölüm her zaman maddi ve tıbbi bir vaka olmuyor anlayacağınız… Ama hiç olmazsa gerçek ve birinci manasında bir ölünün o büyük hatırasına saygısızlık etmeyip adını zikretseydiniz. Evet, on beş ay sonra işte tam da bugün 1 numaralı “sanığı” açıklıyorum:coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mg

Ergenekon Davası pazartesi günü  resmen başladı ama fiilen başlayamadı. Hukuk skandalları iddiaları devam ederken, organizasyon rezaleti de üstüne tuz biber oldu.

Şimdi efendim, bu operasyon başladığından beri söylüyorum, Adil Serdar Saçan’ın tabiriyle “F Tipi Örgüt”ün böyle komplike bir komploya aklı, yeteneği ve donanımı yetmez. Bunların ilham ve veri kaynakları da hocaları gibi ABD’dedir.

Ama ne hikmetse bir türlü –tüm imkanlarına rağmen- örgütün 1 numaralı ismini bulamadılar. Bu yüzden de idareten ve seyyanen Veli Küçük’ü örgütün “1 numaralı ismi” olarak lanse ediyorlarmış.

Fakat kendilerinin de içine sinmedi anlaşılan. ABD’nin yarattığı Kayıp Ladin Paranoyası gibi bir “1 Numara” vehmi yaratıp bunu ucu açık bir soruşturma haline getirdiler.      

Ama içimizdekini dışımıza çıkarmanın ve tokadı indirmenin vaktidir.

Son hükmü verildiği halde Danıştay saldırısı davasını,  Ergenekon Davası’na dahil etmeye çalışanlar nedense dirilerle uğraşırken “ölülere” dokunmaya lüzum görmediler. Çünkü ABD, AB, AKP ve Fethullah Gülen’e eleştiri ve itiraz yöneltmeyen veya yöneltemeyen kişiler sorun teşkil etmiyordu.

Ölüm her zaman maddi ve tıbbi bir vaka olmuyor anlayacağınız…

Ama hiç olmazsa gerçek ve birinci manasında bir ölünün o büyük hatırasına saygısızlık etmeyip adını zikretseydiniz.

Evet, on beş ay sonra işte tam da bugün 1 numaralı “sanığı” açıklıyorum:

ATTİLA İLHAN!...

2005 yılında yitirdiğimiz edebiyat ve fikir adamımız, Hulki Cevizoğlu ile yaptığı ve büyük tartışmalar yaratan televizyon programı, yayınladığı kitaplar ve sağlı sollu aydın ve yazarlarla beraber yaptığı fikri projelerle bu “örgütün” temellerini attı. Hepimizi bilinçlendirdi ve bir araya getirdi. “Dip Dalga Hareketi” dalga dalga yayıldı ve yeni bir ulusal aydınlanma süreci başladı.

Lafı çok uzatmayacağım, ben ihbarımı yaparak vatandaşlık görevimi yerine getirdim. Fikren ölüler başları dik bir şekilde etrafta gezebiliyorsa, tıbben ölmüş bir aydın da pekala gıyabında yargılanabilir.

1 Numara Attila İLHAN’ın ihtiyacı yok ama siz ölülerin ruhuna el-Fatiha!...