Altan’ların “Demokrasisi” Ne Kadar Yaratıcı?-Yavuz Tokmak
Ulusalcılığı yaratıcılıktan yoksun olmakla suçlayan Çalışlar'a birileri Hollywood'un 2008 filmi War, Inc.'i izlettirmeli. Kendisini bu ülkede önemli insan, halkı da âciz kılanların sisteminin göz bebeğinde çekilmiş bu filmde, Altanların satmaya çalıştığı demokrasinin yaratıcılıktan ne kadar yoksun olduğu mizâhî bir şekilde gözler önüne serilmiş. İnsan soyunun tabiatına aykırı, er ya da geç tarihte pek çok kereler olduğu gibi çökecek olan bir sistemin yaratıcılıktan yoksun olması kadar doğal başka ne olabilirdi ki? levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetes
Çalışlar'ın deri koltuğundan pahalı içkisini yudumlarken yazdığı yazıyı okuduktan sonra birkaç saat sinirden kendime gelemedim. Behiç Gürcihan'ın adını koyduğu akıl tutulması halinden kurtulduğum zamandan beri yaklaşık on yıldır sürekli zihnimde konuştuğum için gecenin ortasında “Çalışlar'a cevap yazsaydım ne yazardım” diye düşündüm. Neyse ki yatağa girmeden Çalışlar'ın deri koltuğunu unutup biraz aklıselim düşünmeye başladım.
İlk olarak Behiç Gürcihan müdavimi olduğumdan günden bu yana yazılarını kaç tanıdığıma okuttuğumu düşündüm. En az yüz kişiydi. Bunlardan kaç tanesi devamını getirmişti? Sadece 2. Bir tanesi emekli vatanperver bir askerdi. Diğeri ise kendi modelimde bir arkadaştı; kendi ülkesinde yabancı kalanlardan.
Çalışlar'ın sorunu da yukarıda bahsettiğim 98 kişinin büyük bir kısmıyla aynı galiba. Çalışlar, Behiç Gürcihan'ı anlayacak seviyede değil. Bu cümleleri bir kimse pekiyi deri koltuktan değil de işçi veya çiftçi babasının kırık dökük sandalyesinden de yazabilirdi.
Gürcihan'ın yazılarını gönderdiğim kimselerden birkaçı karşılık olarak millî hamâset kralı Tuncay Özkan'ın yazılarını gönderdiğinde derinlik sorununu yüreğim burkularak ilk o zaman görmüştüm. Çalışlar da zaten anlasaydı, Gürcihan'ı asla aynı kefeye koyamayacağımız isimlerle birlikte anmazdı; ki o isimler içeride değilken Gürcihan'ın cezaevinde olması aralarında önemli farklar olduğunu göstermiyor mu?
Çalışlar'ın farkında olmadığı veya açığa çıkmasını istemeyeceği çok önemli diğer bir gerçek ise günümüzde kullanılan "demokrasi" ifadesinin arkasında yatan anlam…
Altanların satmaya çalıştığı demokrasi okyanusun öte tarafından çoluk çocuk demeden milyonlarca insan öldürülerek getirilen demokrasiden başka birşey değil.Çalışlar, Sanki Altanlar halk için bir demokrasi savunuyorlarmış gibi yazmış. Bu ülkede popülizm gereği yapılanlar hariç, halk için bir şey yapıldığı ne zamandan beri görülmüyor, biliyor mu acaba? Pardon kendisi halktan değil ki! Bu sebeple bilmesini beklemek hata olur zaten.
Ulusalcılığı yaratıcılıktan yoksun olmakla suçlayan Çalışlar'a birileri Hollywood'un 2008 filmi War, Inc.'i izlettirmeli. Kendisini bu ülkede önemli insan, halkı da âciz kılanların sisteminin göz bebeğinde çekilmiş bu filmde, Altanların satmaya çalıştığı demokrasinin yaratıcılıktan ne kadar yoksun olduğu mizâhî bir şekilde gözler önüne serilmiş. İnsan soyunun tabiatına aykırı, er ya da geç tarihte pek çok kereler olduğu gibi çökecek olan bir sistemin yaratıcılıktan yoksun olması kadar doğal başka ne olabilirdi ki?
Hazır sizin oralar tenhadır şimdi. Sevdiği şeyleri kaybedeceğini düşünüp korkanlar son zamanlardaki olaylardan sonra sessizce uzaklaşmışlardır. Çalışlar'ı Allah bildiği gibi yapsın. Zaten bu yorumumu ancak bahsettiğim 2 kişiye yaparsam anlaşılacak. Üşenmeyip size yazayım da şu tenha zamanlarda hareket olsun.
Şimdi bu tartışmayı şehit haberlerini duymamazlıktan gelip TV dizilerinde hüngür hüngür ağlayanlara anlatsam, kullanmamaktan küçücük kalmış akıllarıyla yorum yapmaya kalkacaklar!
Ya da “Atatürkçü” geçinen fakat Altanlar ile aynı yerden idare edilen çıkar gruplarına mensup arkadaşlara anlatsam, anlar gibi yapıp eksikliklerini kendi içlerinde bastırmak için bana Atatürk takvimi falan hediye edecekler belki…