Savcı’nın İddianamesinden Haberi Yok! Meyyal Uygur
Ferda Paksüt olayı da gösteriyor ki, göç yolda düzelir misali, birilerinin “Demokrasi Manifestosu” ilan ettiği Ergenekon İddianamesi “yolda düzeltiliyor!..Ve de savcılar ne yapacaklarını malûm medya sayesinde öğreniyor! Yeni Şafak yazmasaydı, Savcı’nın Ferda Paksüt’ün telefon konuşmalarından haberi olmayacaktı…acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadanaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvat
Derdimiz azdı, başımıza bir de Ferda Paksüt olayı çıktı. Türkiye’nin gerçek sorunlarına dokunmamak için köşe-bucak kaçan medyamıza da gün doğdu. Ferda Hanım aşağı, Ferda Hanım yukarı….Fatma Sibel Yüksek, enine boyuna yazdığı için ben işin komedi boyutunu geçip, büyük ağabeylerimizin, ablalarımızın dikkatlerine büyük bir skandalı sunmak istiyorum.
Değerli büyüklerim, Değerli Savcımız Zekeriya Öz, birilerinin “demokrasi manifestosu” ilan ettiği “Ergenekon İddianamesi”nin 441 klasörden oluşan “telefon” eklerini” 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ne zaman teslim etti; 17 Temmuz falandı… Peki bunlar ne zaman medyamızın ilgi ve bilgisine sunuldu? Galiba Ağustos ayı ortalarıydı. O zamandan beri de her medya grubu kendi meşrebine göre, Brezilya dizisi şeklinde, filin tarifi gibi istediği yerlerini, sadece karnını doyurma derdine düşürülen, gününü kurtarmaya çalışan vatandaşlarımıza anlatılıyor da, anlatılıyor… Tv’lerdeki “Var mısın, Yok musun” programları kadar reyting alamıyormuş, ne gam!..Bir kısım medya, Savcı’dan daha iddialı, daha kararlı, bu iddianameye reyting kazandırmaya çalışıyor.
Gelelim sadede; Şimdi Sayın Savcımız bu iddiannameyi hazırladığına, ek klasörleri de umuma sunduğuna göre, hepsini satır satır okumuş olmalı, değil mi?
Elbette öyledir, aksi düşünülebilir mi? Demek ki, Savcımız Ferda Paksüt-Turhan Çömez diyaloglarını da okudu. O halde, iddianameyi hazırlarken neden bu hanımefendiyi “şüpheli” olarak ifade vermeye çağırmadı?..
Ferda Paksüt, ne zaman çağırıldı?..Yeni Şafak Gazetesi, 26 Ağustos günü Paksüt-Çömez konuşmalarını “Kapatma Diyalogları” başlığı altında manşet yaptıktan sonra…
Eee, şimdi biz “Savcının kendi iddianamesinden haber yok mu?” diye sorsak, haksızlık ve yanlışlık mı yapmış oluruz?
Zaten, yüzbinlerce sayfayı bulan telefon konuşması ve belgeyi bir kişinin okuyabilmiş olması eşyanın tabiatına aykırıydı. Suç unsuru olmayan telefon konuşmalarının klasörleri konması, olayda sanık, zanlı ya da şüpheli olmayan kişilerinin kimlik bilgilerinin, özel konuşmalarının CMUK’a aykırı şekilde deşifre edilmesi aslında her şeyi ortaya koymuştu. Amma Ferda Paksüt olayı bu “çuvalname”nin tüyü oldu!..
Allah’tan(!) Yeni Şafak Gazetesi var da, Sayın Savcı, iddiannamesinde nelerin yer aldığını öğrenmiş oldu.
İster misiniz Adalet Bakanlığı ya da yetkili her kimse, Ergenekon Savcısı hakkında bir önemli “şüpheli”yi gözden kaçırdığı için “görevi ihmalden” soruşturma açsın!..