Tırmanan ve Dönüşen Terör-Ali İhsan Gürcihan
Yapılan uygulamalar ile terör örgütü üzerinde psikolojik baskı kurayım derken, dış kamuoyunda bazı kesimlerce PKK’nın terör örgütünden öte bir güç olarak algılanmasına da neden olunmuştur. Hele ABD desteğinin ve işbirliğinin gereğinden fazla ön plana çıkarılması, bugüne kadar kendi güç ve kabiliyetine güvenerek mücadele etmiş ve netice almış bu ülke çocuklarına oldukça ağır gelmiş, hainlerin ise cesaretinin artmasına neden olmuştur. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadadiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis forum cialis prodaja cialis bez receptaescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholcialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon
Yetkililerin PKK Terör örgütünün dağılma sürecine girdiği yolundaki söylem ve açıklamalarına rağmen, son aylarda gerek kırsal alanda gerekse yerleşim bölgelerinde terörün yeniden tırmanışa geçtiğini, mayın, roket ve patlayıcı kullanılan eylemler sonucu asker ve sivil insan kaybımızın da devam ettiğini üzüntü ile izliyoruz.
Her gün bir eve ateş düşüyorsa, her gün yürekler yanmaya devam ediyorsa, ülkenin bütünlüğü ve bayrağımız adına tüm azim ve kararlılığımıza rağmen, senelerdir tekrarlanan “Örgütün dağıldığı ve çırpınış içerisinde olduğu” söylemlerinin güçlü bir anlam ifade etmesi ve inandırıcı olması da mümkün değildir.
Hepimizce görüldüğü gibi, son dönemde terör eylemlerindeki olumsuz gelişmelerin en tehlikeli yanı; teröristlerin hedef gözetmeksizin daha sinsi ve daha cani yöntemlerle kitlesel zarar verebilecek türden saldırılara yönelmiş olmalarıdır.
Çok yakın zamana kadar, birkaç istisnai eylem dışında sadece güvenlik güçlerini hedef alan terör örgütünün bu yöntem ve hedef değişikliği, detaylı ve çok yönlü incelenmeye muhtaç bir tablo ortaya çıkarmaktadır. Bu değerlendirme sonucunda istihbari çalışmalar, önleyici tedbirler, toplumsal dikkat ve basın açısından alınması gereken ilave özel tedbirler konusunda da ilgililer ve özellikle vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
Masum sivil insanları ve çocukları bile hedef alacak şekilde yapılan bu vahşi eylemlerin amacının, ortamı daha da gerginleştirerek ayrıştırma ve kutuplaşmayı terör adına daha belirgin ve kullanılır hale getirmek olduğu değerlendirilmektedir.
Eylemlerin, Güneydoğu’dan göç eden vatandaşlarımızın yoğun olarak yerleştiği bölgeler civarında yapılması da bu açıdan dikkat çekicidir.
Ülkemizde yaşayan hiç kimsenin çıkarının olamayacağı bu vahşi eylemlere, ovadaki teröristlerin söylemlerine ve en acısı terörle mücadeleye yönelik basında geçen haberlere baktığımızda; Filistin, Irak, Afganistan benzeri görüntüler bizleri üzmektedir.
Sanki birileri tarafından, bilerek ya da bilmeyerek ülkemizdeki tüm bu gelişmeler siyasi ve güvenlik boyutu ile özellikle klasik bir ORTADOĞU MANZARASI içerisine sokulmaya ve böyle bir görüntü verilmeye çalışılmaktadır.
Bu anlamda, terörle mücadele için ABD’nin devreye sokulması; uzun vadede, özellikle milli irade ve kendimize olan güven açısından faydadan çok zarar getirmiş ve terörist eylemlerin sonuçları açısından da kayda değer bir kazancımız olmamıştır. Daha kötüsü, çözümün daha geniş ve çok taraflı bir boyuta taşınmasına neden olmuş, terör örgütünün siyasi anlamda da güçlenmesine ve ovadaki teröristlerin daha serbest faaliyet görmesine zemin hazırlamıştır.
Aslında, geçmişte de o günkü imkanlara göre başarı ile yapılan sınır ötesi operasyon faaliyetlerine ve özellikle hava harekâtına, son dönemde her nedense ulusal ve uluslararası basında lüzûmundan fazla yer verilmesi, ABD desteğini vurgulayan açıklamalar yapılması ve hatta askeri güçlerle ilgili bazı tanımların terör örgütü adına yanlış kullanılması, Mehmetçiğin elde ettiği başarının ve olumlu sonuçların yanı sıra, bazı olumsuz gelişmelere de neden olmuştur.
Yapılan uygulamalar ile terör örgütü üzerinde psikolojik baskı kurayım derken, dış kamuoyunda bazı kesimlerce PKK’nın terör örgütünden öte bir güç olarak algılanmasına da neden olunmuştur.
Hele ABD desteğinin ve işbirliğinin gereğinden fazla ön plana çıkarılması, bugüne kadar kendi güç ve kabiliyetine güvenerek mücadele etmiş ve netice almış bu ülke çocuklarına oldukça ağır gelmiş, hainlerin ise cesaretinin artmasına neden olmuştur.
Sonuç olarak özetleyecek olursak ;
Terörle mücadelede etkinliği arttırma iddiası ile tüm güvenlik kuvvetleri ve bilhassa TSK tarafından verilen emeklerin, dökülen terin ve kanın, özellikle basın aracılığı ile bu şekilde yanlış kullanılması ne yazık ki terör örgütünü bölgedeki dengeler açısından halen hesaba katılması ve siyasi açıdan da daha çok dikkate alınması gereken bir güç iddiasında bulunmaya cesaretlendirmiştir.
Terörle mücadelede, psikolojik savaşın çok önemli ve etkin olduğu bilinmekle birlikte, dikkatli kullanılmadığı ve özellikle kişisel ve siyasi getiri adına istismar edilmesi durumunda ise yarardan çok zarar verdiği bir defa daha ortaya çıkmıştır.
Son dönemde, yöntem değiştirerek yeniden tırmanışa geçen terör olayları değerlendirilirken, terörle mücadeleye devam edecek uzman kişilerin, olayın abartılan bu boyutlarını da dikkate alacakları inancı ile, mücadelede emek veren tüm görevlilere başarı, gazilerimize sıhhat ve şehitlerimize de rahmet diliyorum.