APO' NUN EMİRLERİ ÖRGÜTE FARKLI SÖYLENİYOR - Saygı Öztürk
Siyasi çalışmalarını silahlı güçleriyle desteklemek, fırsat buldukça güvenlik güçlerine saldırıp bölgeden ayrılmalarını sağlamak için PKK yeni taktikler geliştirdi ve bu amaçla Türkiye sınırları içindeki silahlı gücünü 750’den 2 bine çıkardı. “Vur-kaç” eylemleri gerçekleştirmek, Türk güvenlik güçlerinin muhtemel “sınır ötesi” operasyonlarını engellemek amacıyla “mayınlama”ya ağırlık verildi, Türkiye’nin Irak ve İran sınırına yakın yörelere yığınaklar yapılmaya başlandı.symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenacialis sample coupon prescription card discount cialis manufacturer couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg
Son operasyonda üç asker, bir korucunun şehit olması, 21 PKK’lının öldürülmesi, gözlerin yeniden Güneydoğu’ya çevrilmesine yol açtı. PKK, büyük kaybının örgütte yarattığı psikolojik çöküntüyü kaldırmak için güvenlik güçlerine yönelik etkili bir eylem koyabileceği değerlendiriliyor. Son bir yılda asker, polis ve korucu olmak üzere 93 kişinin PKK’lılar tarafından şehit edildi. Baharla birlikte PKK’nın mayınlama, pusu türü eylemlerinin yanı sırda, halkı güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirip yıldırıp bölgeden kaçırma taktiği izlediği belirlendi.
PKK içindeki görüş ayrılıkları yüzünden, örgütün silahlı kanadına verilen talimatlar da sık sık değiştiriliyor. Gelişmeler PKK’lıların kafasını iyice karıştırdı. Bu arada örgüt içinde “Abdullah Öcalan’ın İmralı cezaevinden verdiği mesajlar örgüt elemanlarına ulaştırılırken değiştiriliyor” değerlendirmeleri de yönetim kademesi arasındaki güvensizliği had safhaya ulaştırdı.
APO SÖYLEMİŞ GİBİ
PKK’nın başı Abdullah Öcalan’ın ziyaretine avukatları ve kardeşleri Çarşamba günleri gidiyor. Abdullah Öcalan’la cam bölmeli görüşme odasında konuşuluyor. Öcalan bu görüşmelerde örgüte ulaştırılmasını istediği mesajları da veriyor. Apo’nun örgüte ulaştırmak istediği mesajlar, ulaştırılıyor, örgütün önde gelenleriyle yüz yüze yapılması gereken görüşmeler de bazı avukatlarının ya da güvendikleri kişilerin Kuzey Irak’a gitmesiyle gerçekleştiriliyor.
Güvenlik birimlerinin yetkilileri, Abdullah Öcalan’ın avukat ve kardeşleri aracılığıyla verdiği mesajların, örgüte “yanlış aktarıldığını”, Apo’nun hiç söylemediği sözlerin “söylenmiş gibi” gösterildiğini öne sürdüler. Apo’nun, çarşamba günleri kendisine getirilen 11 adet gazeteyi okuduğu, basında yer alan haberlerden sonra, örgüte yönelik talimatlarını da değiştirdiği, bunların da örgütün önde gelenleri tarafından “işlerine geldiği gibi” değerlendirildiği belirtiliyor.
TERÖRİST SAYISI 2 BİNE ÇIKARILDI
PKK’nın, 1999 yılından önce olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu’da 8 ayrı sözde “eyalet” oluşturdu. Bu yörelerdeki etkinliğini artırmak için büyük gruplar yerine, halkın daha çok görebilmeleri için 30-40’ar kişilik gruplarla “sorumluluk bölgeleri”nde dolaşıyorlar. Türkiye topraklarında 750 civarında silahlı PKK’lı bulunurken, son dönemde bu sayı 2 bine çıkarıldı.
Örgütün, yurtiçine teröristleri sızdırmanın yanı sıra, Irak ve İran’ın Türkiye sınırına yakın dağlık alanlarına da yığınak oluşturmaya başladığı saptandı. Türkiye topraklarına yakın yerde bekleyen PKK’lıların, hem Türkiye, hem de Irak ve İran tarafından “mayınlama” çalışmaları yürüttüğü, Türk askerlerinin sınıra yakın yerlerdeki hızını kesmek için tuzaklamanın yanı sıra “taciz atışları”nın da son dönemde arttığı bildirildi.
PKK’nın yurtdışında 5 bin civarında silahlı adamı bulunuyor. Türkiye’ye sızdırılan gruplar özellikle Gabar, Cudi ve Tunceli yöresinde, daha sonra Karadeniz bölgesi de dahil olmak üzere etkinliğini artırmayı planlıyor. Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’nin (OHAL) kaldırılması nedeniyle, ancak vali askeri birliklerden yardım isterse operasyonlar başlıyor. Bunun büyük bir eksiklik olduğunu belirten yetkililer, koordinasyonu sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç duyulduğunu söylediler.
Köy korucularının bazılarının PKK ile ilişkilerini artırdığı değerlendiriliyor. Şırnak bölgesinde “korucubaşı” olarak görev yapan ve güvenliği nedeniyle adını açıklamadığımız kişi ise telefonda “Biz, askerimizin, polisimizin yanında mücadelemizi sürdürüyoruz. Koruculardan da yanlış yapanlar çıkarsa, bunlar kanuni yönden gerekli işlemleri görüyor” dedi ve bölgenin son derece “hareketlendiği” bildirdi.
PKK’NIN YENİ TAKTİĞİ
PKK, oluşturduğu sözde “eyalet”lerde, silahlı gücünü gösterirken, siyasi çalışmalarını da DEHAP’a destek oluyor. Örgütün ana yapısı ve varlık sebebi silahlı güçle gösteriliyor. Siyasi çalışmaları ise DEHAP gerçekleştiriyor.
PKK, köy korucularını yanına çekmek için onların kaçakçılık yapmalarına göz yumuyor. Bazı korucuları yanına çeken ve onlardan askeri birliklerin sayıları, silah durumları, hareketlilikleri hakkında bilgi almaya çalışan PKK’lılar, mümkün olduğu kadar halkla iyi ilişkiler kurmak istiyor.
Örgütün cephe örgütü, eceliyle, trafik kazasında ya da başka nedenlerle ölen vatandaşların ailelerine başsağlığı dileğinde bulunuyor. Güvenlik güçleri tarafından öldürülen PKK’lılar için “gösterişli cenaze törenleri” organize ediliyor ve halka “güvenlik güçleri öldürüyor, biz onlara sahip çıkıyoruz” mesajları verilmeye çalışılıyor. PKK’lıların mezarları da örgüt tarafından yaptırılıyor, vatandaşlara sözde “şehitlikler” oluşturmaları için destek verileceği iletiliyor.
Güvenlik güçlerinin sürekli “taciz edilmesi” ve halktan koparılması için onlara yönelik olarak her fırsatta eylem planlanıyor. Eylemlerde PKK’lıların kayıp vermemesi için daha çok “riski az” olan eylemler tercih edilecek. Bunların başında yollara mayın döşemek, tuzak kurmak, eylemlerden sonra köylere gittiklerini ihbar ettirip, güvenlik güçlerinin köylülere karşı baskı yapmalarını sağlamak da PKK’nın planlarının bir parçası.
Mayın patlaması sonucu, sivil halktan ölenler olması halinde, bunun “güvenlik güçleri tarafından döşendiği” söylentisi yayılacak ve halkın askerlere karşı olumsuz tutum takınmaları sağlanmaya çalışılacak.
“ÖZ SAVUNMA BİRLİKLERİ”
Halkın, askerlere karşı direnmesi, her fırsatta karşı koymasını sağlamak amacıyla PKK’nın cephe örgütü bünyesinde “Öz Savunma Birlikleri” adı altında yeni bir oluşuma gidildi. Bu birlikler, halkın güvenlik güçlerine karşı koymalarını örgütleyecek. Bu amaçla halkı güvenlik güçlerine karşı kışkırtacak, onları yıldırmak, etkinliklerini azaltmak, halkın gözünden düşürmek için onların çocuk ve kadınlara vurmaları için çaba gösterilecek.
“Öz Savunma Birlikleri” tarafından örgütlenecek eylemlerde çocuk ve kadınlar öne sürülecek, böylece güvenlik güçleriyle çocuk ve kadınlar karşı karşıya getirilmeye çalışılacak. Askerlerin çocuk ve kadınlarla karşıya geldiğini gösteren görüntüler de yabancı basına ulaştırılacak, askerin halka ne büyük baskı ve zulüm uyguladığı imajı yaratılacak.
PKK’NIN KAFASI KARIŞIK
PKK içindeki görüş ayrılıkları, Apo’nun gündeme getirdiği “Demokratik konfederasyon” yüzünden teröristlerin kafası karışık. Verilen talimatlar her gün değişiyor. Son kongrede hem PKK hem de Kongra-Gel adını kullanma kararı olan örgütte Murat Karayılan ve Nizamettin Taş’ın etkinliği giderek artıyor. 11 kişilik “Başkanlık Konseyi” ile 51 kişiden oluşan “Yürütme Kurulu”nda izlenen politikalar konusunda birlik sağlanamıyor.
Örgütte Murat Karayılan ve Nizamettin Taş’ın etkinliği artıyor. “Cemal” kod adlı Murat Karayılan ile Nizamettin Taş için Abdullah Öcalan’ın istihbarat subaylarına verdiği ifadede şunları söylemişti:
“Murat Karayılan eski kaçakçıdır. Becerikliliği, hudutta mayınları sökmedir. Çok cesurdur. Halkla ilişkileri iyidir. Köylü özellikleri hakimdir. 1998’deki operasyonlarda çok sayıda kadronun yitirilmesine sepep oldu. Derin bir askeri anlayışı yoktu, saygınlığı var.”
“Nizamettin Taş, ‘Botan’ kod adını kullanır. Askeri pratiği ve dayanmka gücü var. Hareket tarzında laçkalık fazla. Askeri alanda oldukça fazla kayıplara neden oldu. Halkı iyi harekete geçirebilir. Bencilliği yoktur. Onun ihtiyacı, gerçek anlamda askeri formasyona kavuşmaktır.”
PKK, son 20 yılda olduğu gibi yine Türkiye gündeminde öne çıkmaya başlıyor. Türkiye’nin huzurunu bozmak, ülkemizi bölmek isteyenler hiç boş durmadı, boş durmuyor. “Barış, kardeşlik” diyen PKK’nın siyasi kanadı ise hiçbir zaman PKK’lıların silahlarıyla birlikte gelip teslim olmasını istemiyorlar. Bu gidişten onlar memnun. Onlar, terörün rantından yararlanmaya, o sayede itibar görmeye devam ediyorlar…