Sustuk Kaldık Ergun’um da..Sor Bakalım Niye Sustuk?-Fatma Sibel Yüksek
Ergun’um… Sesimiz kesildi de…Sor bakalım niye kesildi? Bundan sonrasını okuyucularımız sıkılmasın diye madde madde gideceğim Ergun’um; sen de dikkatli oku… BİR-Söz konusu klasörlerde, yürütülen soruşturma ve açılan dava ile hiç ilgisi olmayan binlerce insanın isimleri, telefon numaraları, ev ve iş yeri adresleri açık açık yazılmaktadır. Savcılık böyle bir şeye neden gerek gördü ve senin gazeten binlerce insanın özel bilgilerini internet sitesi vasıtasıyla neden ve hangi hakla teşhir etti? “Kişisel verileri kamuoyuna ilan ederek hedef haline getirilmekten” mağdur ettiğin yüzlerce insan, gazeten aleyhine açacakları tazminat davalarını kazandıklarında, bu paraları nasıl ödemeyi düşünüyorsun? Vakıfbank’tan kredi çekerek mi? Yoksa Dubai’den kaynak bularak mı?cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciediscount drug coupons codesamples.in free discount prescription cardcialis manufacturer coupon open drug coupon carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiscialis forum link cialis bez receptarenovation vejle renovation skive renovamicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg
Kamu bankalarından verilen teminatsız kredi ve Katar Emirliği’nden sağlanan girdilerle, Sayın Başbakan’ın damadının yönetici olduğu Çalık grubuna, diğer alıcıların anlaşılmaz bir şekilde ve süratle ihaleden geri çekilmesiyle satın aldırılan Sabah gazetesinin…
Başa gelen bunca zulden sonra, bizzat kendi gazetesinin yazarı Hıncal Uluç’tan gün be gün yediği şamarlara rağmen, gayet pişkin şekilde koltuğunda oturmaya devam eden…
Genel yayın müdürü ERGUN BABAHAN, sınırsız dalkavukluğa rağmen kendisine bırakılmayacağı gün gibi aşikâr olan kuştüyü koltuğundan 05.08.2008 tarihinde şöyle bir hikmet savurdu:
“Savcı Zekeriya Öz'ün mahkemeye sunduğu 440 klasörlük deliller ortaya döküldükçe "Ergenekon Davası"nı küçümseyenlerin sesi soluğu çıkmaz hale geliyor.
Aslında bu davaya "Türkiye'nin kirli tarihi" demek daha doğru olur gibi gözüküyor…”
Dedi…
Başkalarını bilmem ama Ergun’um; doğru söylersin şahsen benim sesim soluğum çıkmaz oldu…
Yaklaşık 7 ay önce internet sitelerinde “Eşi yeni doğum yapan bir büyük gazetenin genel yayın yönetmeni hakkında müthiş iddia! Genel yayın yönetmeninin sürekli kendisini rahatsız etmesine isyan eden stajyer genç kız, ağlayarak ve bağırıp çağırarak gazete binasını terk etti. Bir aydır genel yayın yönetmeninin ağır tacizi altında yaşadığını söyleyen genç kızı gazete binasına çağırdığı nişanlısı zor teskin etti. Büyük Gazete’nin çalışanlarına bu olayın dışarı yansıtılmaması için çok sıkı talimatlar verildi”
Şeklinde bir haber okuduğumda da benim “sesim soluğum kesilmiş”, sinirimden sadece “Yuh! Ahlâksız adam!” diyebilmiştim…
Bu genel yayın yönetmeninin kimliği hemen itinayla örtbas edildi, haber süratle yayından kaldırıldı…
Medyada bunca olay gördüm, yaşadım da bir yukarıda anlattığım olay, iki Ergun Babahan’ın gazetesinde günlerdir yayınlanan “Ergenekon davasının 440 klasörlük ekleri” karşısında sesim soluğum kesildi…
Ergun’um…
Kesildi de…Sor bakalım niye kesildi?
Bundan sonrasını okuyucularımız sıkılmasın diye madde madde gideceğim Ergun’um; sen de dikkatli oku…
BİR-Söz konusu klasörlerde, yürütülen soruşturma ve açılan dava ile hiç ilgisi olmayan binlerce insanın isimleri, telefon numaraları, ev ve iş yeri adresleri açık açık yazılmaktadır. Savcılık böyle bir şeye neden gerek gördü ve senin gazeten binlerce insanın özel bilgilerini internet sitesi vasıtasıyla neden ve hangi hakla teşhir etti?
İKİ-Aklıma hemen, bir süre önce “KEY ödemeleri” adı verilen bir rezaletle milyonlarca vatandaşımızın TC kimlik numaralarının yayımlandığı geldi. Şimdi sen bir hırsızlık şebekesi, banka dolandırıcısı, tehdit-şantaj çetesi vs. olsan Ergun’um; hiç zahmet etmeden bir anda dört başı mamur bir ‘veri tabanına’ sahip olmaz mısın?
ÜÇ:Senin Ergun’um, “Türkiye’nin kirli tarihi aydınlanıyor” dediğin “iddianeme eklerinde’ adamın birinin İbrahim Tatlıses’e “Yav İbrahim abi, sana bi şey soracam ama kızma. Senin için g..lek diyorlar abi, doğru mu?” diye sorması gibi; Doçent Emin Gürses’in, Veli Küçük’ün elini öptüğünü gündeme getirenlere hitaben, “Kimin elini, kimin s..ini öpeceğimi size mi soracağım” şeklinde veciz bir deyişte bulunduğu gibi binlerce konuşma dökümü yayınlanmış Ergun’um…Sence bu saçmalıkların “Ergenkon” gibi “Türkiye’nin geleceğini aydınlatacak olan” bir dava ile bağlantısı nedir? Bir fikrin veya duyumun var mı?
DÖRT:Eklerde, mesela bendenizin kızkardeşimle yaptığım bir telefon konuşmasında, kardeşimin “Bulaşık makinesı bozuldu, 25 YTL verip tamirci çağırdım. Bu arada, hazır tamirci gelmişken mutfak musluğunu da onarttım” dediği; yine tatilden dönen bir arkadaşımın, “Denizde kulağıma su kaçtı, ateş ve başağrısı yapıyor” dediği yer almış… Senin bu konudaki yorumun nedir Ergun’um? Sonra ben, yine yaptığım bir telefon konuşmasında, “Bugün en sonunda popomu kaldırıp Meclis’e gittim” demişim..Benim affedersin popomla, “Türkiye’yi karanlıklardan çıkaracak olan” Ergenekon soruşturmasının alakası nedir Ergun’um? Bilsen bilsen sen bilirsin diye soruyorum…
BEŞ-Sonra Ergun’um…Saygıdeğer savcıların üşenmeyip topladığı, senin de dünya aleme açıkladığın belgeler arasında, telefon dinlemelerinin deşifresini yapan Terörle Mücadele Şubesi görevlisi ve yetkililerinin isimleri açık açık yer almaktadır. Terör örgütleri bu insanların isimlerini alıp, KEY listelerinden de kimlik numaralarını bulsalar ve hedef haline getirseler, hesabı sen mi vereceksin Ergun’um?
ALTI-Sanıkların parmak izleri de yayınladığın “tarihi belgelerde” yer almaktadır Ergun’um…”Birisi bunları kopyalayıp çeşitli suçlarda kullanırsa ne olacak?” diye sormama da izin verir misin?
YEDİ-Efendime söyleyeyim Ergun’um…İddianame eklerinin 441. klasöründe, İstanbul Başsavcılığı ve davaya bakan savcıların MİT’e, Genelkurmay’a, Başbakanlığa yazdıkları “çok gizli” ibareli yazıların, yine “çok gizli” ibareli cevapları zarflarıyla birlikte yayınlanmış. Sen de bunları hiçbir beis görmeden, gazetenin internet sitesinde yayımlamışsın. “Devletin gizli belgelerini bulundurmak” iddiasıyla bir yıldır içeride yatanlar var Ergun’um…Üstelik bunları herhangi bir yerde yayınlamadıkları halde..Şimdi sen bu gizli belgeleri yayınlayarak suçlu duruma düşmüş oldun mu, yoksa Başbakan’ın damadının gazetesinde genel yayın müdürü olarak oturtulduğun için ayrıcalığın mı var?
SEKİZ: Ve gelelim Ergun’um, canını en çok sıkacağını tahmin ettiğim soruya: “Kişisel verileri kamuoyuna ilan ederek hedef haline getirilmekten” mağdur ettiğin yüzlerce insan, gazeten aleyhine açacakları tazminat davalarını kazandıklarında, bu paraları nasıl ödemeyi düşünüyorsun? Vakıfbank’tan kredi çekerek mi? Yoksa Dubai’den kaynak bularak mı?
Gördüğün gibi Ergun’um; bu ve bunun gibi yüzlerce soru karşısında insanın “ sesi soluğu kesiliyor”, nutku tutuluyor adetâ….