Siyaset25 Temmuz 2008 00:00

Avukatların Edinemediği İddianameyi Yeni Şafak Tam Metin Yayınladı-Açık İstihbarat

İddianamenin en dikkat çekici unsurlarından birisi, sanıkların “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini zorla yıkmaya çalışmaktan” suçlanması oldu. “Darbe” vurgusuna iddialar arasında fazla yer verilmedi. İddianamede, nükleer silah üretmekten biyolojik suikast ilaçları imal etmeye kadar pek çok eylem yapmakla suçlanan sanıkların “TSK ve MİT ile hiçbir bağlantı içinde olmadıklarının” belirtilmesi dikkat çekti. Böylece, 86 kişinin sadece İşçi Partisi’nde ele geçirildiği iddia edilen 2 adet ruhsatsız silah, Hayrettin Ertekin’e ait olduğu iddia edilen bir adet ruhsatsız silah ve  gazeteci Vedat Yenerer’in evinde bulunan antika silahla “hükümeti devirmeye” ve “ülkede kaos yaratmaya çalıştıkları” anlaşıldı. discount drug coupons click free discount prescription cardcialis coupons printable blog.suntekusa.com discount prescription drug cardfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnebuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus

Türkiye’nin gündemine oturan Ergenekon soruşturmasında dava aşamasına gelindi. Yaklaşık 2 bin beş yüz sayfadan oluşan iddianamedeki  ‘delilleri” ikna edici bulan 13. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın açılmasını ve ilk duruşmanın 20 Ekim 2008 tarihinde yapılmasını kararlaştırdı.

 

Beklenen oldu ve iddianame henüz sanıkların ve avukatlarının eline geçmeden, televizyonlardan satır satır okunmaya başlandı. Böylece 1 yıldır haklarındaki iddiaları bilmeden 1 yıldır cezaevinde yatanlar, neyle suçlandıklarını avukatlarından değil, koğuşlarındaki televizyonlardan öğrendiler.  Mahkemenin kararının Başsavcı Aykut Cengiz Engin tarafından açıklanmasından hemen sonra televizyonlardan bölüm bölüm verilmeye başlanan iddianame, açıklamanın üzerinden 2 saat geçtikten sonra da internet sitelerinde tam metin yayınlanmaya başlandı. Sanık avukatlarının edinemediği iddianamenin ilk önce Yeni Şafak gazetesinin internet baskısında yayınlanması dikkat çekti.

 

Suçlamalar arasında Danıştay saldırısından, Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesine; Cumhuriyet gazetesinin bahçesine bomba atmaktan PKK’nın faaliyetlerine kadar pek çok eylem yer aldı. Çok geniş bir siyasi ve sosyal yelpazeye yayılan  sanıkların, yine iktidara yakın medyada aylardır işlendiği gibi “örgüt yöneticisi” ve “üyesi” olarak aynı suçlamayla karşı karşıya kaldıkları  görüldü.

 

Bu çerçevede, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk ile emekli tuğgeneral Veli Küçük “Ergenekon” adlı örgütün “yöneticisi olmakla” suçlandılar…

 

İddianamenin en dikkat çekici unsurlarından birisi, sanıkların “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini zorla yıkmaya çalışmaktan” suçlanması oldu. “Darbe” vurgusuna iddialar arasında fazla yer verilmedi. İddianamede, nükleer silah üretmekten biyolojik suikast ilaçları imal etmeye kadar pek çok eylem yapmakla suçlanan sanıkların “TSK ve MİT ile hiçbir bağlantı içinde olmadıklarının” belirtilmesi dikkat çekti. Böylece, 86 kişinin sadece İşçi Partisi’nde ele geçirildiği iddia edilen 2 adet ruhsatsız silah, Hayrettin Ertekin’e ait olduğu iddia edilen bir adet ruhsatsız silah ve  gazeteci Vedat Yenerer’in evinde bulunan antika silahla “hükümeti devirmeye” ve “ülkede kaos yaratmaya çalıştıkları” anlaşıldı.


Kuvva-i Milliye Derneği”nin kuruluş tarihinin iddianamede 1919 olarak geçmesini ise televizyonlarda yorum yapan hiçbir uzman ve hukukçu açıklayamadı. Bu ilginç durumla ilgili yorumlar şöyle: “Derneğin kendisi, kuruluş tarihini böyle bildirmiş, savcı da bunu olduğu gibi kabul etmiş olabilir veya yazımda bir hata yapılmış olabilir.. Televizyonlarda halen her iki durumun da geçerli olması halinde savcıların dikkati ile iddianamenin ciddiyetine gölge düşüp düşmediği tartışılıyor..


Sanıklar arasında sitemizin sahibi Behiç Gürcihan’ın da bulunduğu davanın iddianamesini, avukatlarımızdan değil, Yeni Şafak’tan öğrendiğimiz detayları, Açık İstihbarat olarak  okuyucularımıza aktarmayı sürdüreceğiz…