Siyaset21 Haziran 2008 00:00

Darbeye Karşı Ses Çıkar (Mış!)-O.Çelikdönmez

Aylardır Ergenekon Operasyonu ile yatıp kalkanlar, her fırsatta çeteleşmeye karşı oldukları söyleyip çeteciliğin kralını yapanların, şimdide Darbeye karşı sesi nerelerinden nasıl çıkaracakları merak konusu? Hizmet damgalı kadrolaşmaların ve ülkenin temel kurumları, konsepti ile zıtlaşmanın, ülkeyi nasıl bir çıkmaza sürüklediğini bilmek gerekiyor. Mevcut siyasi iktidarın başını yiyen oluşumlar duruşlar, maalesef made in Hizmet damgası taşıyor. Türkiye’nin uluslar arası konumunu, önceliklerini bilmeden, göz önünde bulundurmadan yapılan siyasi çıkışlar bazen Türkiye’nin önünü tıkayan siyasi krizlere dönüşebiliyor. “Velev ki siyasi simge olsa bile” diye başlayan, yeryüzünde ender bulunan şeyler kıymetlidir, Kör atta yeryüzünde ender bulunur o halde kör atta kıymetlidir türünden sofistik akıl yürütmelerin, Başörtüsü’nün başına neler aştığı görüldü.kamagra kamagra wikipedia kamagra gel

 

Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Girişimi üyeleri, darbeleri protesto etmek için yılın en uzun günü 21 Haziran 2008'de Tünel'den Taksim'e yürüyecek. Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Girişimi’nde; Küresel eylem Grubu, Genç Siviller, Mazlum-Der, DTP, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De, DSİP, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı, SDP, Sosyalist Parti Girişimi, Barış Meclisi Aktivistleri, Lambdasaktivistleri, Siyasal Ufuk Hareketi ile çok sayıda sivil toplum örgütü yer alıyor. İlk bakışta demokratik tepki eylemi gibi görülse de, Bu girişim Türkiye’deki kaos ortamını daha da katmerleştirmekten başka bir işe yaramayacak. Girişim; mali finans açısından sıkıntı içinde değil çünkü Ülkenin dört bir yanından ücretsiz ulaşım hizmetini sağlayabileceğini, dağıttıkları el ilanında özellikle belirtiyorlar. Değirmenin suyunu sormayın.

Aylardır Ergenekon Operasyonu ile yatıp kalkanlar, her fırsatta çeteleşmeye karşı oldukları söyleyip çeteciliğin kralını yapanların, şimdide Darbeye karşı sesi nerelerinden nasıl çıkaracakları merak konusu? Hizmet damgalı kadrolaşmaların ve ülkenin temel kurumları, konsepti ile zıtlaşmanın, ülkeyi nasıl bir çıkmaza sürüklediğini bilmek gerekiyor. Mevcut siyasi iktidarın başını yiyen oluşumlar duruşlar, maalesef made in Hizmet damgası taşıyor. Türkiye’nin uluslar arası konumunu, önceliklerini bilmeden, göz önünde bulundurmadan yapılan siyasi çıkışlar bazen Türkiye’nin önünü tıkayan siyasi krizlere dönüşebiliyor. “Velev ki siyasi simge olsa bile” diye başlayan, yeryüzünde ender bulunan şeyler kıymetlidir, Kör atta yeryüzünde ender bulunur o halde kör atta kıymetlidir türünden sofistik akıl yürütmelerin, Başörtüsü’nün başına neler aştığı görüldü.

Acaba kamuoyundan saklanan yeni bir darbe süreci varda, Darbeye Karşı 70 Milyon Adım Girişimi, bu sürecimi etkisizlikleştirmek istiyor? Yargıtay Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi arasında yaşanan kapatma davası süreci, Türkiye’deki anayasal kurumların işlerliğini göstermiyor mu? Türkiye Cumhuriyeti'nin Sosyal bir Hukuk Devleti olduğunun göstergesi değil mi? 1980 Askeri darbesinde postal öpücülüğü yapan odakların, şimdi postal kokusuna burun tıkamak istemeleri ne kadar inandırıcı olabilir? Acaba darbe karşıtı sözde bu çıkışlar, sakın darbe kışkırtıcılığı olmasın? Nasıra basmayın, basılırsa sizinde nasırınıza basarlar. Sonrada sizinde NUR TOPU gibi, Cemal Abdul NASIR ınız olabilir!