Siyaset4 Mayıs 2008 00:00

İnat; Karşı Ödemeli İadesiz Posta ve Siyaseti A.K. Partisinden Kurtarmak - Bilge Kaya

Artık tamamen a.k. partisi içindeki kliklerin çatışmasına dönüştüğü konusunda zerrece şüphemin kalmadığı yasal siyasetin meydanı, bu yıl da Taksim Meydanı'nı emekçilere kapattı. Tüm hıyanetine ihanetine rağmen halk tarafından affedilmesi bir koşulda mümkün olan Bye Call bu şansı da Emekçiler coplanıp gaz bombalarıyla sindirilirken "gülen surat" Köksal Toptan'la "sosyete muhabbeti" yaparak tepti. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription card

İnat ; Karşı Ödemeli İadesiz Posta ve Siyaseti A.K. Partisinden Kurtarmak

Bilge Kaya

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  02.05.2008
   

Ardından ağıtlar yakılan, "Küresel Sermaye"nin piyonu T.Ö.'yü, 12 Eylül faşizmiyle uyguladığı ekonomik programla birlikte getiren ve toplumumuzu değerler alanındaki köklü dönüşümle çöküşe götüren sürecin işaret fişeği olan Kanlı 1 Mayıs'ın üzerinden tam 31 yıl geçti.

Bu süreçte küresel sermaye yeni pazarını oluşturdu ve şimdiki tavrından anladığım kadarıyla bu pazarı da tüketti.

Faşizmin güncellik kazanmasının kökünü zaten rezil olan basının kademe kademe usturulup hükümet emrine alındığı 2003'te aramak gerek.

Artık tamamen a.k. partisi içindeki kliklerin çatışmasına dönüştüğü konusunda zerrece şüphemin kalmadığı yasal siyasetin meydanı, bu yıl da Taksim Meydanı'nı emekçilere kapattı.

Tüm hıyanetine ihanetine rağmen halk tarafından affedilmesi bir koşulda mümkün olan Bye Call bu şansı da Emekçiler coplanıp gaz bombalarıyla sindirilirken "gülen surat" Köksal Toptan'la "sosyete muhabbeti" yaparak tepti.

Halbuki örgütsüzlüğüyle yokluğunu kanıtlayan emekçi örgütleri bir önceki akşamdan meydanlarda oturarak sessiz direnişle mücadeleye farklı bir boyut katabilirdi.

Tabii Bye Call hayatlarında bir kez olsun işe yarama olasılığı olan emekli paşaların da içinde bulunduğu demokratik kitle örgütü yöneticileriyle dayak yemeyi göze alarak meydana girmeyi deneseydi...

Aslında seçimlerde tam olarak üçün birini alan iktidara yönelen toplumsal muhalefetin 28 Nisan'dan bugüne seçimlerle sekteye uğramış da olsa yükseltilebilirliği sözkonusuydu.

Özellikle emek cephesini kuşatan Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ve iktisadi kriz Chp'yi kurduğu günden bu yana 1994 yerel - 1995 Seçimleri, Blair programı, Hukuken Batıl Siirt Seçimleri gibi örneklerde ihanetini ve demokrasinin sadece temsil olduğunu defaatle kanıtlayan a.k. partisi eşbaşkanı İstanbul kuşatıldığında meleklerin cinsiyetini tartışanların duyarlılığında olduğunu da gösterdi.

Parlamenter Demokrasinin açmazları içinde değerlendirilebilirliğinin çok ötesine taşan siyasetsizlik - seçeneksizlik sorunu toplumsal belleğin yeniden üretimini gerektiren en az 15 yıl sürecek bir "halkçı teknokrat yönetimi"yle aşılabileceğini düşünüyorum.

Sınıfa inançsız görünen bu tavrın kaynağı ülke gerçekleridir.

Emek Mücadelesinin bugün bir bir tırpanlanan kazanımlarını yeniden düşündüğüm için buraya vardım:

1 Mayıs 2008'de günboyu Meydan civarında dolandım durdum; 22:55'te ise karanfilleri bıraktığım Taksim Cumhuriyet Anıtı'ndaydım.

O ân orada aklımdan bir çok soru geçti; kesin olan şu ki inancın da bilincin de ancak inatla mümkün olduğunu anladım.

Faydalı olduğuna her zaman inandığım inadın artık siyasete dönmesi gerekiyor.

Önereceklerim şimdi ütopik görünecektir ama siyasete inancın yerleşmesi de hoşgörülü uzlaşmacılıktan ayrılıp diretken davranmakla gerçekleşebilecektir:

1. bütün kansız - iliksiz sürüngenlerimizin ölüleriyle dirileri (Emekçiler kim oldukları iyi bilir) karşı ödemeli iadesiz postayla hizmet ettikleri noktalara gönderilmeli. (Şu anda bu simgesel çözümün bilinçler üzerinde ne kadar etkili olacağını düşünmek bile zor.)

2. Siirt Seçimleri, Tahkim Yasası ve Gümrük Birliği gibi icraatlerde imzası olanlara ve siyaset yapıyor olup da karşı koymayanlara ömür boyu siyaset yasağı getirilmeli.

3. Kamuyu dolandıranlara ve dolandırılmasına aracılık edenlere genel müsadere ile ağırlaştırılmış müebbete uzanan ağır cezalar uygulanmalı.

4. İlan edilecek kayıtsız şartsız iç ve dış moratoryumla sömürü durdurulup transferleri yatırımlarını aşan küresel sermaye kapıdışarı edilmeli.

5. Demokrasi her hâlûkârda yok edilmeli ezilmeli; ekonomisi zayıf ülkelerde her hâliyle temsil olan demokrasi dış güçleri iç siyasete sokmak dışında bir işleve sahip değil.

... (ilk aklıma gelenler bunlar, kendime yarım saat sınırı koydum; önerilerinizi bekliyorum)

Bağlantıdaki yazıda da (Resetlenmiş Başbakan ; Gülümseyen Cumhurbaşkanı - Fatma Sibel Yüksek) görülebilecek ve bu ülkenin ciddi, nitelikli, donanımlı aydınlarında bir çok örneğine rastlanabilecek a.k. partisi içinde çıkışlar - yollar arama zamanı sona ermiştir.

Fransız Devrimi öncesinde Cumhuriyet de bir düştü...

İçimizdeki ve dışımızdaki Abd'den kurtulmak mümkün; yeter ki kurtulunabileceği düşünülsün. Seçenekler tartışmalarla çıkar; demokrasi ve piyasa ekonomisi bağlamında tartışmak zorunda değiliz.

anımsamayanlar için özel not:
a.k. partisi: amerikancı koalisyon partisi
Küresel Sermaye: Yerli de görünebilir. Örnek, SAbancı ...

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008