İstihbarat15 Nisan 2008 00:00

50 Bin Kişilik Koruma Kimi Koruyacak - Zahide Uçar

Sayın Refaeddin Şahin Tansu Çiller’e o gün Akşam Gazetesinde manşet olan ‘’Hapisaneler Bekaa vadisi gibi’’ yazısnı gösterir ve özel koruma ile hapishanelerin korunamayacağını izah eder. "Asker koruduğu zaman en azından askerliğinin yanacağından korkar, sivil kadrolara sızmaları önleyemeyiz" diye izah eder. Tansu Hanım ikna olur, ikna olmasında Akşam Gazetesinin manşeti de etkili olmuştur. Demekki basın doğru habercilik yaparsa rehber de olabiliyor. Bakan Bey hazırlanan bu güvenlilik kadrolarına Hizbullah ve benzerlerinin sızdığını söyledi. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialissitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects

50 Bin Kişilik Koruma Kimi Koruyacak ?

Zahide Uçar - Internet Haber

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  15.04.2008
   

Bir önceki yazımda değerli bir eski bakanımızla olan sohbetimizden bir parağraf sunmuştum. Bugün söyleşimizin gerisini size aktarıyorum değerli ve duyarlı okurumuz.


Bakan beyin anlattıklarından türbanla yatıp türbanla kalkan kamuoyunun türban ve sahte çete kargaşası ile nasıl miyop-astiğmat ve hatta tavuk karası olduğu bir defa daha anlaşılmış bulunuyor.


(A)daletsiz (K)aos (P)artisi’nin meğer yeni bir planı varmış.

Hapishanelerin dış güvenliğini 50 bin kişilik
özel koruma ile koruyacaklarmış(!)?...

Milli Savunma Bakanlığı kadro oluşturacak, Adalet Bakanlığı ise görevlendirecek.

Bu girişim Sayın Özal zamanında da yapılmış ama gerçekleşememişti.

Moğoltay Bakanlığı döneminde gene aynı konuya el atmıştı.Nahit Menteşe, İsmet Sezgin ve Tansu Çiller’e imzalattı.

Önce itiraz eden Ayvaz Gökdemir Başbakan Çiller imzalayınca imzaladı. Refaeddin Şahin’in Tansu Çiller ile konuşması ve uyarıları ile bu kararname potadan geri döndü.

Sayın Refaeddin Şahin Tansu Çiller’e o gün Akşam Gazetesinde manşet olan

’Hapisaneler Bekaa vadisi gibi’’

yazısnı gösterir ve özel koruma ile hapishanelerin korunamayacağını izah eder.

"Asker koruduğu zaman en azından askerliğinin yanacağından korkar, sivil kadrolara sızmaları önleyemeyiz" diye izah eder.

Tansu Hanım ikna olur, ikna olmasında Akşam Gazetesinin manşeti de etkili olmuştur. Demekki basın doğru habercilik yaparsa rehber de olabiliyor.

Bakan Bey hazırlanan bu güvenlilik kadrolarına Hizbullah ve benzerlerinin sızdığını söyledi.

Bunlar çok vahim iddialar.

Sizce güvenlik adı altında oluşturulmaya gidilen 50 bin kişilik bu silahlı güç aslında kimi koruyacaktır?

Her muhalif sesi düşman olarak algılayan ve çeteci diye suçlayan paronaya haline gelmiş zihinler bu sivil oluşumla neyi hedefliyor?


Ülkedeki milli unsurları DARBECİ diye suçlayan sivil darbenin sahipleri hapisane güvenliği adı altında kendi güvenlik şirketini mi oluşturuyor?

Sürekli SİZ-BİZ ekseninde gezen Başvekil SİZ olarak algıladığı ve o siz dediği kesimi de çeteci olarak gördüğüne göre bu güvenlik teşkilatını da hapisanelerin dış güvenliğini korumak takiyyesi ile özel koruma olarak kullanmayı mı hedefliyor?

Bunlar çoook tehlikeli gelişmeler.

Bakan Bey’in aktardığı diğer bilgi ise emniyet teşkilatında yapılan yükselme sınavları.

Bu sınavlar daha önce Ankara’da yapılıyormuş. Bu sınavı kazananlar yurt dışı eğitimlerine gidiyormuş.

Şimdi ise Diyarbakır dahil merkez dışında yapılmaya başlanmış.

Bunda ne var, her yer bizim diyebilirsiniz. Maalesef kazın ayağı öyle değil. Bazı görüş sahibi kişiler ve pkk sempatizanı insanlar özellikle kazandırılıyor diye izah ediyor Bakan Bey…

Hep diyoruz ki: ’’Basın ve mecliste bir Ermeni Diasporası ve PKK LOBİSİ’’ var.

Çete diye suçlanan insanlara bir bakın. Hepsi (AB-D) dayatmaları, Ermeni Soykırım yalanı ve PKK ile uğraşan insanlar… O nedenle de suçlananlara 10 aydır iddianame bile hazırlanamadı.


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008