MİLLİYETÇİLİKTEN KORKULUYOR MU? - Hasan Tahsin Kocabaş
İpe sapa gelmez yorumlarla dolu kendine "ulusal" diyen "İstanbul" televizyonlarının çoğu. Bir yandan Ulusal Egemenliğin 85. yılını kutlayacağımız günler, diğer yandan 25, 26 yıl önce izlenen bir filmin "fragman" görüntüleri. Bir yandan dünya üzerinde yaşanıp, Türkiye'de dillendirilmeyen "gerçekler" bir yandan "yükselen" denilen ama insanlık değerlerinin topunu birden paraya endeksleyen "alçak" değerler.. Bir yandan arkasına Avrupa'yı aldığını iddia edip "bu benim hakkım" diyerek demokrasi görünümlü faşizmi savunanlar, bir yandan ise Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasını, her karış toprağında yaşayan tüm yurttaşlarının birliğini savunup, ucuz ve adi yöntemlerle ezilmeye çalışılan kitleler... arcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cenakamagra kamagra 100mg kamagra gel
Mersin'de başlayıp, Trabzon ve Sakarya'da süren, belki de daha da ama başka başka yerlerde sürecek olan bildik tezgahı bozmayı düşünüyor mu gerçekten Ankara?
MİT'iyle, TSK'sıyla, Adliyesi ve polisiyle, sağcı veya solcu tüm aydınlarıyla, en önemlisi de parlamenter sistemiyle, gerçekten bu "kökü dışarıda" olduğu muhakkak çirkin ve kan kokan oyunu bozmaya niyetli mi Türkiye? Şu ana kadar ne yazık ki bu satırların yazarının "iyimser" olabileceği bir hareket yok ortada. Önce bayrak adına yapılan saygı gösterileri sonra da karanlık güçlerin bastığı düğmelerle dövülen insanlar.. Trabzon ve Sakarya'daki olayları "milliyetçilikle" bağdaştırmaya çalışanlar, bilin ki, kirli tezgahın ortakları! Zira, tüm dünyada yükselen bir hassasiyet milliyetçilik. ABD'nin politikaları "ulusal çıkarları" adına değil mi? Ya Almanya ? Ya Fransa? Ya burnumuzun dibindeki Rusya, Yunanistan? Onlar milli hassasiyetlerinden, çıkarlarlarından, değerlerinden vaz geçiyorlar mı? Peki çağdaşlıktan ödün veriyorlar mı? Ama biz iki tane çirkin kışkırtıcının iğrenç oyunlarıyla zedelemeye çalıştığımız milliyetçiliğimiz? Milliyetçilikte kafa kırma, göz çıkarma, cinayet, soygun, yaralama olur mu hiç? Oluyorsa ona milliyetçilik mi denir yoksa eşkiyalık mı? 1980 öncesi birbirine kurşun atanları bulmak gerek hem sağdan, hem de soldan. Onları yan yana konuşturmak gerek gençlere! Türk milliyetçiliği, insani değerlerin, halk sevgisinin, ulusal çıkarların, eğitimin, kültürün ve 1500 yıllık geleneklerin bir karışımı. Öğrenmek, okumak, okumak gerek! Milliyetçiliğin, üç tane halktan uzak, sözde aydının harcayabileceği sıradan değerler olmadığının ortaya konması gerek. Bugünlerde MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin uyarıları ve davranışlarına iyi bakmak gerek. Çünkü en küçük olayda bile itham edilen veya edilmeye çalışılan MHP oluyor! Bahçeli'nin sabrının, diğerlerinde olmadığını görmesi gerek milletin! Başbakanın birden bire "millliyetçiymiş" gibi konuşmasının ardındaki rüzgarı iyi görmek gerek.
ABD ve Avrupa'nın zihniyetini hiç olmazsa Ulusal Egemenlik ayında anlamak gerek. Yoksa, bu "gemi" bir kez daha su alırsa, korkarım bu kez kimse kurtulamayacak! Demokrasiyi yaşam biçimi, milliyetçiliği de yaşam felsefesi yaparsak yürüyebiliriz. Tıpkı Almanya ve Fransa gibi!
Milliyetçilikten korkulmamasının anlaşılması gerek de, kim, nerede, nasıl anlatacak acaba?