Siyaset7 Nisan 2008 00:00

Polis Teşkilatımızı Kutlarken - Ali İhsan Gürcihan

Toplum ve yönetim alanındaki demokratik gelişmelere bağlı doğal bir sonuç olarak, askeri işlerle asayiş işlerinin artık bir arada yürümesinin toplumsal açıdan zorlaştığı anlaşılınca, 10 Nisan 1845 yılında “Zaptiye Müşirliği” kurularak bu günkü Polis Teşkilatımızın temeli atılmıştır. Anayasamızda belirtilen “Devletin Temel Amaç ve Görevleri” nden biri ve hatta en önemlisi olan “Kişilerin ve Toplumun Refah, Huzur ve Mutluluğunu Sağlamak” gibi bir sorumluluğun güvenlik boyutunu tarafsızca yerine getirmek, Devlet ve Millet adına çok hayati bir görev olduğu gibi çok onurlu ve de önemli bir sorumluluktur.acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadaclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilocialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer coupon

Polis Teşkilatımızı Kutlarken

Ali İhsan Gürcihan

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  07.04.2008
   

İnsanlık tarihinde ve elbette bizim tarihimizde de, bireylerin ve toplumların huzur ve güven içinde yaşama ihtiyacı ,özgürlük ihtiyacının özünü ve temelini teşkil etmiş ve öncelik açısından da her zaman bir adım önde yer almıştır.

Huzur ve güvenin sağlanamadığı, hak ve adalet kavramının belli güç odaklarının tekeline girdiği bir ortamda, özgür olmanın da bir değeri olmadığı hatta şartların daha da kötüleştiği, tarihte çok acı örneklerle yaşanmıştır.

En ilkel şehir devlet yapılarında bile, herkes adına huzur ve güven ortamını sağlama zorunluluğu , amacına uygun bir şekilde kurumsal ve yasal bir çerçeve içerisinde ele alınmış, bunu başaran yönetimler uzun soluklu yaşamış ve geleceğin de modellerini yaratmışlardır.

Geçmişte Türk Tarihinde de, bu görev Askeri Teşkilatlanma bünyesinde yerine getirilmiş ve uygulama askeri özellikler göstermiştir. Yakın tarihimize kadar, Subaşı olarak adlandırılan yerel komutanlar şehir merkezlerinde askeri bir yapı içerisinde kamu düzeni ve güvenliği sağlamaktan sorumlu tutulmuşlardır.

Toplum ve yönetim alanındaki demokratik gelişmelere bağlı doğal bir sonuç olarak, askeri işlerle asayiş işlerinin artık bir arada yürümesinin toplumsal açıdan zorlaştığı anlaşılınca, 10 Nisan 1845 yılında “Zaptiye Müşirliği” kurularak bu günkü Polis Teşkilatımızın temeli atılmıştır.

Anayasamızda belirtilen “Devletin Temel Amaç ve Görevleri” nden biri ve hatta en önemlisi olan “Kişilerin ve Toplumun Refah, Huzur ve Mutluluğunu Sağlamak” gibi bir sorumluluğun güvenlik boyutunu tarafsızca yerine getirmek, Devlet ve Millet adına çok hayati bir görev olduğu gibi çok onurlu ve de önemli bir sorumluluktur.

Bu ülkenin vatandaşları olarak bizler de inanıyoruz ki,Demokratik ve Laik Cumhuriyetimizin en güvenilir teminatından biri olan Polisimiz ,üstlendiği bu onurlu görevi yerine getirirken;

  1. Suçlunun tespiti ve yakalanması faaliyeti sırasında bile, bireysel ve toplumsal huzura zarar vermeyen,

  2. Sabır ve edilen yemine sadakat göstererek, insani değerlere sonuna kadar sahip çıkmasını bilen,

  3. Bir yargıç titizliği ile yasal haklara ve özgürlüklere saygı gösteren,

  4. Duruşu, davranışı ile vatandaşa güven veren, suçlu ve suça yönelebilecekleri ise ürküten,

  5. Silahını, aracını ve gerecini ihtiyaç duyulan yerde en etkin şekilde kullanarak Devletin yasalardan kaynaklanan gücünü ortaya koyan,

  6. Devletin yasaları, tarihi birikimi,kurumsal kimliği ve tecrübesinden aldığı güç ve destek dışında, hiçbir güç odağının etkisinde kalmayan bir anlayış ve çizgide hizmet vermektedir.

Demokrasi , Laik Cumhuriyet ,Atatürk İlke ve İnkılapları doğrultusunda görev yaptığına inandığımız ve güvendiğimiz Polisimizin bu anlayış ve tutarlı çizgisi ,Ülkemizin geleceği, huzurumuz ve dayanışmamız açısından çok hayati ve her geçen gün önemi daha da artan ihtiyaç duyduğumuz bir yaklaşımdır.

Devlet ve toplum ile vatandaşın çıkarlarının örtüştüğü,bazen de kesiştiği en hassas alanda ve çizgide görev yapan Polisimizin ,eğitim seviyesi,yasaları uygulama şekli,duruşu ve tavrı, vatandaşla devleti kaynaştırma açısından her türlü dış tesirlerden arınmış ve duyarlı davranılması gereken önemli bir sorumluluktur.

Devletin bekası adına bir bütün halinde tanımladığımız ‘’ Güvenlik Kavramının’’, iç huzur ve asayiş bölümünü, Jandarma Teşkilatı ile paylaşan Polis Teşkilatımız bu yüce görevini, Anayasamız’ın, değişik maddelerinde güvenlikle ilgili yer alan münferit hükümler çerçevesinde hazırlanmış yasalara göre yerine getirmektedir.

Meslek kuruluşları,YÖK, Diyanet İşleri Başkanlığı ve hatta Meclis Kolluk Kuvveti hakkında ayrı müstakil maddelerin yer aldığı bir Anayasa’da , Güvenlik Kuvvetleri ile ilgili kurumları ve görevlerini genel anlamda tanımlayan özel bir maddenin yer almayışı, kanımca bu gücü demokraside tam yerine oturtma açısından düşünülmesi gereken önemli bir eksikliktir.

Anayasamızın, Yürütme Organı’na yönelik bölümünde, Milli Savunma ile ilgili hükümlerden sonra, Güvenlik kapsamında yazılacak ayrı bir veya birkaç genel maddenin, elbette siyasi otorite emrinde görev yapması gereken bu teşkilatı, daha da güçlü ve etkin kılacağına inanılmaktadır.

Anayasa’da yer alacak bu genel hükümlerin Güvenlik Güçlerimizin kurumsal kimliğini , Devlet ve Millet adına her türlü söylem ve etkiden uzak daha özenli ve saygın bir konuma sokacağı,siyasetle olan sınırlarını da çok daha sağlıklı demokratik bir anlayış seviyesine getireceği değerlendirilmektedir.

Bir vatandaş olarak kendi samimi düşüncem doğrultusunda açıkladığım bu görüşümle birlikte, tüm Polis Teşkilatımızın 163üncü yılını kutluyor ve Türk Halkı’nın huzur ve mutluluğu ile özdeşleşen yaşamlarında kendilerine esenlikler diliyorum.


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008