Siyaset14 Nisan 2005 00:00
TAYAD''ın Almanya Komiteleri ve PKK! – Arslan Bulut
"Trabzon''da bugüne kadar yüzlerce basın bildirisi dağıtıldı.Kimse bir şey söylemedi.Bu bakımdan Trabzon demokratik bir şehirdir. Ayrıca halkımız da oynanmak istenen oyunların şuurundadır.Olayların Abdullah Öcalan''ın yeniden yargılanmasının gündemde olduğu bugünlerde meydana gelmesi de ilginç bir durumdur.Bu da olayların dış yönü olduğunu göstermektedir'' derken de meselenin can damarını ortaya koymaktadır.cialis manufacturer coupon open drug coupon card
Abdullah Öcalan hakkındaki kamu davası, Türk Ceza Kanunu 125.madde çerçevesinde, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin hakimiyeti altına koymağa veya Devletin istiklalini tenkise veya birliğini bozmağa veya Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmağa yönelik hareketlerde bulunmak" suçundan açılmıştı.
İddianamede, PKK''nın eylemleri kronolojik olarak anlatılırken, örgütün cezaevi faaliyetleri de şu şekilde ortaya konulmuştu: "1996 yılı içinde de PKK örgütünün organize ettiği açlık grevleri ve diğer faaliyetler devam etmiştir.
Cezaevlerindeki açlık grevlerine, HADEP teşkilat binalarında sözde tutuklu ailelerinin gerçekleştirdiği açlık grevleri ile destek verilmiştir.
Bu faaliyetlerde sözde tutuklu ailelerine kurdurulan TUAD, TADER, TAYAD-DER gibi paravan dernekler kullanılmıştır.
Cezaevlerindeki açlık grevleri 1996 yılı Temmuz-Ağustos aylarından itibaren örgütün talimatıyla tırmandırılmış ve sözde Kürt sorununa batılı ülkelerin dikkati çekilmek istenmiştir.
Nitekim örgütün provoke etmesi sonucu 24 Eylül 1996 tarihinde Diyarbakır E Tipi Cezaevinde meydana gelen isyanda on hükümlü ve tutuklu ölmüştür.
Bu olay örgüte önemli bir propaganda imkanı sağlamıştır.".
Görüldüğü gibi, DGM Savcısı, TAYAD''ın PKK''nın bir paravan derneği olduğunu iddianamesine koymuş! İşte, Trabzon''u ayağa kaldıran TAYAD, bu TAYAD''dır! Yani, Trabzon''daki yerel basın mensuplarını, olayları PKK''nın eylemi olarak göstermek ve bu suretle halkı kışkırtmakla suçlayanlar haksızdır! TAYAD, hangi tutuklular için mücadele ediyor? PKK''lı tutuklular ve Almanya tarafından kullanılan bir sol örgütün mensupları için değil mi? Peki, PKK''lı mahkumların Avrupa''nın en modern cezaevleri olan F tipi cezaevlerine konulmasını ve Abdullah Öcalan''ın bir adada tutulmasını "tecrit" olarak niteleyen bu örgütün, Trabzon veya yurdun herhangi bir köşesinde eylem yapması, "demokratik hakkını kullanmak" olarak gösterilebilir mi? Ama sözde aydınlar öyle gösteriyor! Ve sonra, Trabzon halkı müdahale edince "Vay milliyetçiler ayaklandı" diye yaygara koparılıyor! Ve Başbakan Erdoğan da "Aydınlar Bildirisi" ve medyanın genel tavrından etkilenmiş olacak ki "devlet olarak Türkiye''nin huzurunu kaçırmaya yönelik bu çatışma noktasının iki tarafına da yakın durmayacaklarını" ilan edebiliyor! Erdoğan böylece, farkına varmadan Türk halkı ile "PKKnın paravan kuruluşu" olduğu DGM iddianamesinde yazılı bulunan TAYAD arasında bitaraf olduğunu söylemiş olmaktadır!.
Üstelik, iddia edildiği gibi Trabzon''da, TAYAD''çılara müdahale eden grup ülkücüler değildir! Tepki gösterenler arasında CHP''lisi de AKP''lisi de DYP''lisi de MHP''lisi de vardır.
Hele hele bazılarının hiçbir araştırma yapmadan söylediği gibi tepki gösterenler işsizler de değildir.
Müdahale edenler, çevredeki esnaf, dershanelerdeki öğrenciler ve çevre ilçelerden Trabzon''daki işini, hastasını takip etmeye gelip Meydan parkında bir çay içmek için bulunan vatandaşlardır.
İlçelerden Trabzon''a iş için gelen her vatandaş, şehrin göbeğindeki bu parka mutlaka uğrar ve bir çay içer.
Park bu yüzden yağmurlu havalar dışında her zaman kalabalıktır.
Asıl işsiz olan TAYAD''lılardır.
Hatta bunlardan askerden yeni dönmüş birini, "Oğlum, PKK''lı mahkumların haklarını savunmak sana mı kaldı?" diyerek babası evden kovmuştur!.
Trabzon Türk Ocakları Başkanı Mithat Kerim Arslan ise Trabzon''daki kitle örgütleri adına açıklama yaparken, "Olayların dış güçlerce planlanan ve Trabzon üzerinden bütün Türkiye''nin bütünlüğüne kastedilen bir zincirin ilk halkası olduğunu" söylemektedir.
TAYAD''ın Almanya''nın önemli merkezlerinde komiteleri bulunduğunu, asıl gücünün bu ülkede biriktiğini Alman hükümetinin gözleri önünde PKK''lı mahkumlar için eylemler düzenlediğini ve Türkiye''deki eylemlerin de Almanya''dan yönlendirildiğini biliyorsak, Mithat Kerim Arslan''ın haklı olduğunu da kabul ederiz.
Arslan, "''Trabzon''da olayların başlamasına sebep olan bildiri, F tipi cezaevleriyle ilgiliyse bu bildirinin Trabzon''da dağıtılması ilginçtir.
Trabzon''da bugüne kadar yüzlerce basın bildirisi dağıtıldı.
Kimse bir şey söylemedi.
Bu bakımdan Trabzon demokratik bir şehirdir.
Ayrıca halkımız da oynanmak istenen oyunların şuurundadır.
Olayların Abdullah Öcalan''ın yeniden yargılanmasının gündemde olduğu bugünlerde meydana gelmesi de ilginç bir durumdur.
Bu da olayların dış yönü olduğunu göstermektedir'' derken de meselenin can damarını ortaya koymaktadır.
Aksini söyleyenler, Trabzonlulara da ülkücülere de iftira etmektedir.
İddianamede, PKK''nın eylemleri kronolojik olarak anlatılırken, örgütün cezaevi faaliyetleri de şu şekilde ortaya konulmuştu: "1996 yılı içinde de PKK örgütünün organize ettiği açlık grevleri ve diğer faaliyetler devam etmiştir.
Cezaevlerindeki açlık grevlerine, HADEP teşkilat binalarında sözde tutuklu ailelerinin gerçekleştirdiği açlık grevleri ile destek verilmiştir.
Bu faaliyetlerde sözde tutuklu ailelerine kurdurulan TUAD, TADER, TAYAD-DER gibi paravan dernekler kullanılmıştır.
Cezaevlerindeki açlık grevleri 1996 yılı Temmuz-Ağustos aylarından itibaren örgütün talimatıyla tırmandırılmış ve sözde Kürt sorununa batılı ülkelerin dikkati çekilmek istenmiştir.
Nitekim örgütün provoke etmesi sonucu 24 Eylül 1996 tarihinde Diyarbakır E Tipi Cezaevinde meydana gelen isyanda on hükümlü ve tutuklu ölmüştür.
Bu olay örgüte önemli bir propaganda imkanı sağlamıştır.".
Görüldüğü gibi, DGM Savcısı, TAYAD''ın PKK''nın bir paravan derneği olduğunu iddianamesine koymuş! İşte, Trabzon''u ayağa kaldıran TAYAD, bu TAYAD''dır! Yani, Trabzon''daki yerel basın mensuplarını, olayları PKK''nın eylemi olarak göstermek ve bu suretle halkı kışkırtmakla suçlayanlar haksızdır! TAYAD, hangi tutuklular için mücadele ediyor? PKK''lı tutuklular ve Almanya tarafından kullanılan bir sol örgütün mensupları için değil mi? Peki, PKK''lı mahkumların Avrupa''nın en modern cezaevleri olan F tipi cezaevlerine konulmasını ve Abdullah Öcalan''ın bir adada tutulmasını "tecrit" olarak niteleyen bu örgütün, Trabzon veya yurdun herhangi bir köşesinde eylem yapması, "demokratik hakkını kullanmak" olarak gösterilebilir mi? Ama sözde aydınlar öyle gösteriyor! Ve sonra, Trabzon halkı müdahale edince "Vay milliyetçiler ayaklandı" diye yaygara koparılıyor! Ve Başbakan Erdoğan da "Aydınlar Bildirisi" ve medyanın genel tavrından etkilenmiş olacak ki "devlet olarak Türkiye''nin huzurunu kaçırmaya yönelik bu çatışma noktasının iki tarafına da yakın durmayacaklarını" ilan edebiliyor! Erdoğan böylece, farkına varmadan Türk halkı ile "PKKnın paravan kuruluşu" olduğu DGM iddianamesinde yazılı bulunan TAYAD arasında bitaraf olduğunu söylemiş olmaktadır!.
Üstelik, iddia edildiği gibi Trabzon''da, TAYAD''çılara müdahale eden grup ülkücüler değildir! Tepki gösterenler arasında CHP''lisi de AKP''lisi de DYP''lisi de MHP''lisi de vardır.
Hele hele bazılarının hiçbir araştırma yapmadan söylediği gibi tepki gösterenler işsizler de değildir.
Müdahale edenler, çevredeki esnaf, dershanelerdeki öğrenciler ve çevre ilçelerden Trabzon''daki işini, hastasını takip etmeye gelip Meydan parkında bir çay içmek için bulunan vatandaşlardır.
İlçelerden Trabzon''a iş için gelen her vatandaş, şehrin göbeğindeki bu parka mutlaka uğrar ve bir çay içer.
Park bu yüzden yağmurlu havalar dışında her zaman kalabalıktır.
Asıl işsiz olan TAYAD''lılardır.
Hatta bunlardan askerden yeni dönmüş birini, "Oğlum, PKK''lı mahkumların haklarını savunmak sana mı kaldı?" diyerek babası evden kovmuştur!.
Trabzon Türk Ocakları Başkanı Mithat Kerim Arslan ise Trabzon''daki kitle örgütleri adına açıklama yaparken, "Olayların dış güçlerce planlanan ve Trabzon üzerinden bütün Türkiye''nin bütünlüğüne kastedilen bir zincirin ilk halkası olduğunu" söylemektedir.
TAYAD''ın Almanya''nın önemli merkezlerinde komiteleri bulunduğunu, asıl gücünün bu ülkede biriktiğini Alman hükümetinin gözleri önünde PKK''lı mahkumlar için eylemler düzenlediğini ve Türkiye''deki eylemlerin de Almanya''dan yönlendirildiğini biliyorsak, Mithat Kerim Arslan''ın haklı olduğunu da kabul ederiz.
Arslan, "''Trabzon''da olayların başlamasına sebep olan bildiri, F tipi cezaevleriyle ilgiliyse bu bildirinin Trabzon''da dağıtılması ilginçtir.
Trabzon''da bugüne kadar yüzlerce basın bildirisi dağıtıldı.
Kimse bir şey söylemedi.
Bu bakımdan Trabzon demokratik bir şehirdir.
Ayrıca halkımız da oynanmak istenen oyunların şuurundadır.
Olayların Abdullah Öcalan''ın yeniden yargılanmasının gündemde olduğu bugünlerde meydana gelmesi de ilginç bir durumdur.
Bu da olayların dış yönü olduğunu göstermektedir'' derken de meselenin can damarını ortaya koymaktadır.
Aksini söyleyenler, Trabzonlulara da ülkücülere de iftira etmektedir.
(Yeniçağ Gazetesi 14.04.2005)