Siyaset27 Mart 2008 00:00

Yerli ve Yabancı Medyanın Riyakarlığı

Birinci ve ikinci olaylarda, dış basın ve AB bürokratları demediklerini bırakmadılar Mahkeme önlerine kadar koşuştular Tüm yasalarımızı ihlal eden, açıklama ve eylemde bulundular Son olayda da, sadece iç basında aynı olaylar yaşandı ama, bildik medyanın yarısı karşı çıkarken, diğer yarısı dev yazarımızı savundu Dış basın ve AB bürokratları ise sus pus! levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesdiscount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardrenovation vejle link renovamicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgdiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Yerli ve Yabancı Medyanın Riyakarlığı

Medya Müfettişi - Internetajans

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  27.03.2008
   
Bu ne iki yüzlülüktür?

İlhan Selçuk, siz yazıp çizince mi yüceliyor?

Yoksa siz bu şekilde kendinizi mi yüceltiyorsunuz?

O zaten kendini, dönemin tarihine altın harflerle yazdırmış ve yaşamı içinde tüm dünyadan ve ülkesinden yüzlerce ödül kazanmış bir düşünce adamı keskin bir kalem

Bunlar onun için çok kolay işler

O neme nem baskılar ve işkencelere maruz kalmışta kendi başına bunlara göğüs germiş

Kaleminin mürekkebini boşaltmamış

Siz sahip çıksanız da, çıkmasanız da o her ortamda ve her yaşta dimdik ayakta duracak bir kişiliktir

Şu çelişkiye bir bakın!

Orhan Pamuk

Hırant Dink

Birde İlhan Selçuk

Bunların hepsi bağımsız Türk Mahkemeleri tarafından yargılanmadılar mı?

Hepsi için, yasal tartışma sınırları ve sakıncalar vardı ama kim dinledi?

Birinci ve ikinci olaylarda, dış basın ve AB bürokratları demediklerini bırakmadılar

Mahkeme önlerine kadar koşuştular Tüm yasalarımızı ihlal eden, açıklama ve eylemde bulundular

Son olayda da, sadece iç basında aynı olaylar yaşandı ama, bildik medyanın yarısı karşı çıkarken, diğer yarısı dev yazarımızı savundu

Dış basın ve AB bürokratları ise sus pus!

Ne iki yüzlülüktür, bu ne aymazlıktır?

Ülke yasalarına uymak hepimizin görevidir

Savcı ve hâkimler de bu yasalara göre davranıyorlar

Aksi bir durum bir hukuk devletinde olabilir mi?

Pamuk’a başka
Dink’e daha başka
Selçuk, Alemdaroğlu, Perinçek’e bambaşka tepki

Ama otuz güne dalya diyen bir başka gazeteci Yenerer’e tümden başka tepkisizlik!

Eğri oturup doğru konuşalım ve sonrada, doğru adrese ve kişilere yaptırımlarımızı yönetelim.

İlk önce yargıç, savcıları eleştirmeyi bir kenara bırakalım

Onlar, yürürlükteki yasaları uygulamakla sorumludurlar ve tüm hukuk devletlerinde bu böyledir

Demokratik bir ülkede, toplumun ve medyanın görevi, tanınmış kişilerin başına yasal bir sorun geldi mi?

O kişiye yönelik çare peşinde koşmak değil, tüm insanlar için adil yasalar çıkarmak için çaba harcamak ve yasamayı zorlamak olmalıdır

Buna en güzel örnek, yargılanıp, hüküm yemesine rağmen, Erbakan hapis yatmaması için iktidar oyları ile apar topar çıkarılan, bir kişiye özgü yasa diye de anılan, kanun gösterilebilir

İç ve dış medya ile toplum olarak bizim tartışmamız ve mücadele etmemiz gereken asıl konu
Gözaltı Tutukluluk süresi


Ve somut delillerle ilgili, mevcut yasaları düzeltmek ve çağdaş benzerlerine yükseltme olmalıdır

Hiç İlhan Selçuk’la Vedat Yenerer bir olabilir mi?

Biri seksen, diğeri yarı yaşında

Biri medya ilahı, diğeri yolun ortalarında

Ama ikisinin ve her kesin bir ortak yanı varsa

Önce insan olduklarıdır

Hukuk içinde, savcılar ve yargıçlar içinde bu şartlar ve yasalar önemli

Çağdaş hukuk düzeninde de önemli olan budur

Eğer zamanında tüm çabalar, bu yasaların daha çağdaşlarına dönüştürülmesi için TBMM’ ve Milletvekillerine yönelse, adresler doğru seçilse idi, bu olumsuzluklar çoktan değişmiş olurdu.

Elbette yargıçlarımız ve savcılarımızda bu yönde davranırlardı

Sözün özü,

Milletvekillerini halk seçer

Yasaları milletvekilleri yapar

Savcılar ve yargıçlar yürürlükteki yasaları uygulamakla mükelleftirler

Yasalar önünde ırk, din, dil ayırmadan tüm insanlar eşittir

Demokrasiyi içine sindirmiş toplumlara da, yanlış bir yasa yürürlükte ise, bu yanlışlık, ilk kime yapıldı ise, o kişinin ünlü olup olmadığına bakılmaksızın, parlamentolarında tepki gösterilerek, yasalardaki uygunsuzluklar, tüm insanlara zarar vermesin diye düzeltilir.

Yürütme erki, yasama erkinden ayrıdır ve yürütme hiçbir zaman yasama elbisesini giymemelidir

İnsan hakları ancak böyle korunur ve savunulur

www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008