| |
|
Bu ne iki yüzlülüktür?
İlhan Selçuk, siz yazıp çizince mi yüceliyor?
Yoksa siz bu şekilde kendinizi mi yüceltiyorsunuz?
O zaten kendini, dönemin tarihine altın harflerle yazdırmış ve yaşamı içinde tüm dünyadan ve ülkesinden yüzlerce ödül kazanmış bir düşünce adamı keskin bir kalem
Bunlar onun için çok kolay işler
O neme nem baskılar ve işkencelere maruz kalmışta kendi başına bunlara göğüs germiş
Kaleminin mürekkebini boşaltmamış
Siz sahip çıksanız da, çıkmasanız da o her ortamda ve her yaşta dimdik ayakta duracak bir kişiliktir
Şu çelişkiye bir bakın!
Orhan Pamuk
Hırant Dink
Birde İlhan Selçuk
Bunların hepsi bağımsız Türk Mahkemeleri tarafından yargılanmadılar mı?
Hepsi için, yasal tartışma sınırları ve sakıncalar vardı ama kim dinledi?
Birinci ve ikinci olaylarda, dış basın ve AB bürokratları demediklerini bırakmadılar
Mahkeme önlerine kadar koşuştular Tüm yasalarımızı ihlal eden, açıklama ve eylemde bulundular
Son olayda da, sadece iç basında aynı olaylar yaşandı ama, bildik medyanın yarısı karşı çıkarken, diğer yarısı dev yazarımızı savundu
Dış basın ve AB bürokratları ise sus pus!
Ne iki yüzlülüktür, bu ne aymazlıktır?
Ülke yasalarına uymak hepimizin görevidir
Savcı ve hâkimler de bu yasalara göre davranıyorlar
Aksi bir durum bir hukuk devletinde olabilir mi?
Pamuk’a başka
Dink’e daha başka
Selçuk, Alemdaroğlu, Perinçek’e bambaşka tepki
Ama otuz güne dalya diyen bir başka gazeteci Yenerer’e tümden başka tepkisizlik!
Eğri oturup doğru konuşalım ve sonrada, doğru adrese ve kişilere yaptırımlarımızı yönetelim.
İlk önce yargıç, savcıları eleştirmeyi bir kenara bırakalım
Onlar, yürürlükteki yasaları uygulamakla sorumludurlar ve tüm hukuk devletlerinde bu böyledir
Demokratik bir ülkede, toplumun ve medyanın görevi, tanınmış kişilerin başına yasal bir sorun geldi mi?
O kişiye yönelik çare peşinde koşmak değil, tüm insanlar için adil yasalar çıkarmak için çaba harcamak ve yasamayı zorlamak olmalıdır
Buna en güzel örnek, yargılanıp, hüküm yemesine rağmen, Erbakan hapis yatmaması için iktidar oyları ile apar topar çıkarılan, bir kişiye özgü yasa diye de anılan, kanun gösterilebilir
İç ve dış medya ile toplum olarak bizim tartışmamız ve mücadele etmemiz gereken asıl konu
Gözaltı Tutukluluk süresi
Ve somut delillerle ilgili, mevcut yasaları düzeltmek ve çağdaş benzerlerine yükseltme olmalıdır
Hiç İlhan Selçuk’la Vedat Yenerer bir olabilir mi?
Biri seksen, diğeri yarı yaşında
Biri medya ilahı, diğeri yolun ortalarında
Ama ikisinin ve her kesin bir ortak yanı varsa
Önce insan olduklarıdır
Hukuk içinde, savcılar ve yargıçlar içinde bu şartlar ve yasalar önemli
Çağdaş hukuk düzeninde de önemli olan budur
Eğer zamanında tüm çabalar, bu yasaların daha çağdaşlarına dönüştürülmesi için TBMM’ ve Milletvekillerine yönelse, adresler doğru seçilse idi, bu olumsuzluklar çoktan değişmiş olurdu.
Elbette yargıçlarımız ve savcılarımızda bu yönde davranırlardı
Sözün özü,
Milletvekillerini halk seçer
Yasaları milletvekilleri yapar
Savcılar ve yargıçlar yürürlükteki yasaları uygulamakla mükelleftirler
Yasalar önünde ırk, din, dil ayırmadan tüm insanlar eşittir
Demokrasiyi içine sindirmiş toplumlara da, yanlış bir yasa yürürlükte ise, bu yanlışlık, ilk kime yapıldı ise, o kişinin ünlü olup olmadığına bakılmaksızın, parlamentolarında tepki gösterilerek, yasalardaki uygunsuzluklar, tüm insanlara zarar vermesin diye düzeltilir.
Yürütme erki, yasama erkinden ayrıdır ve yürütme hiçbir zaman yasama elbisesini giymemelidir
İnsan hakları ancak böyle korunur ve savunulur |
 |
|
 |
|