Siyaset13 Nisan 2005 00:00

Türk halkına savaş açan ''aydınlar''ın bildirisi üzerine - Arslan Tekin

Ey halkım! Bunları iyi belle!.Boyunlarına "aydın" yaftasını asan birileri ortaya çıkmış ve yalın kılıç Türk halkının iradesine saldırıyor.Ülkeyi bölmek isteyenlere bir kere olsun karşı çıkmayan, bildiri yayınlamayan, çok sıkıştıklarında: "Bu iş terörle olmaz." kabilinden geveleyen "aydınlar", arkalarına Abdullah Öcalan''ın avanelerini, Taşnakçıları, AB''cileri alarak harekete geçtiler. cialis coupons printable link discount prescription drug cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenaclaritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilooxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Öteden beri bu bildiri işbirlikçilerinin zihniyetini temsil eden partilerin aldıkları oy yüzde 1''i bulmamıştır ama kendilerini herkesin üstünde görmekte mahirdirler.

Önceki gün yazımda öfke seli sizi de sürükler, bari susun, dedim.

Ama onlar susmadılar ve halkımıza savaş ilân ettiler.

Başından beri yazdım… Yeni bir mecraya girdiğimizi ve kimsenin artık ortadan yürüyemeyeceğini… Herkes safını seçmelidir.

Halkımız tek bayrak altında toplandı.

Bayrağı reddedenlerin yeri Türkiye değildir… İsterlerse Kandil Dağına, isterlerse Erivan''a, isterlerse Brüksel''e gidebilirler.

Benim ekmeğimi yeyip beni arkadan vuramazlar! Türk milletinin sabrı taşmıştır.

1960''larda kıpırdamışlar, 1970''lerde hızlanmışlar ülkemizi uydu hâline getirmeye adım adım yürüyorlardı.

Halkın öncüleri ülkücüler önlerine dikilmesiydi, "Türkiye" belki yoktu… Şimdi Öcalan''ın, Taşnakçıların peşinde bayrağına sahip çıkan halkımıza kılıç sallıyorlar. Hiçbir ülkenin "aydın"ı halka muhalif olmamış, halkla beraber haksızlığa baş kaldırmıştır.

Bunlar ise halka muhalefet etmişler, "düşman"ın kuyruğuna takılmışlardır. Bu tipleri iyi tanıyın… Sizin kanınızı emenler bu yaratıklardır.

Mutlaka not edin… Türk milletini küçümsemenin, yok saymanın, arkadan vurmanın bedelini ödeyeceklerdir. Bir gün İstiklâl Mahkemeleri onlar için de kurulur! Türkiye Türklerindir!… Bayrak harekâtı, ülkenin birliği ve dirliği için devam etmelidir.
.
Halk muhaliflerinin hedefi.
.
Halk muhaliflerinin bildirisine verecek cevabımız var: Halk muhalifleri diyor ki: Nevruz kutlamaları sırasındaki çeşitli provokasyonlara ve birkaç çocuğun bayrak yırtmaya kalkışmasına tepkiler, devlet katlarından da destek görerek hızla ırkçı-milliyetçi bir düzleme kayıyor.

Trabzon''da, linç teşebbüsüne varan olayları ve saldırganlar yerine saldırıya uğrayan gençlerin gözaltına alınmasını tepki ve kaygıyla izliyoruz. Halkımın bir ferdi olarak diyorum ki: Halkımız, bayrak yırtmaya kalkışan çocuklara değil, gemi azıya almış bölücülere karşı öfkesini ortaya koymuştur.

Bayrak tepelenmesi son damladır.

"Tepkilerin devlet katlarında destek görmesi…" Hangi devlet katı? Hükûmet zevâhiri kurtarmak için çok sonra bir iki söz gevelemiştir; o kadar… Asıl sesi Türk ordusu vermiştir.

Halk muhalifi bildiriciler korkularından "Türk ordusu" diye açık yazamadıkları için "devlet katı" demişlerdir.

Tepkiler ırkçı-milliyetçi bir "düzlem"e (Türkçeye bakın!) kaymıyor, halkın değerlerine sahip çıkılıyor.

Trabzon''da insanlarımızın harekâtı "aydın" yaftalı bildiri işbirlikçilerini fena ürkütmüş… Niye panzerlerle halkın üzerine gidilmedi, diye soruyorlar! Halk muhalifleri diyor ki: Yurttaşların bayrağa saygı duygusu istismar edilerek, uzlaşmazlık hedefinde buluşan Türk ve Kürt aşırı milliyetçiliğinin kışkırtmalarıyla, kitlesel histeriye dönüştürülüyor. Halkımın bir ferdi olarak diyorum ki: İnsanlarımızın bayrağa saygısını kim istismar etmiştir? Açıklayacak yürekleri yoktur! Bildiriciler "Türk", "Kürt" diye ayırım güderek bölücülük yapmışlardır.

Kışkırtıcılar etnikçilerdir.

Bildiriciler de onların bir parçasıdır.

İsimlerini ve tıynetlerini aşağıda verdiğimde bunu çok daha iyi anlayacaksınız. Halk muhalifleri diyor ki: Bir kaymakam, bütün yetkilerini aşarak, yazarlara ve kitaplara karşı linç kampanyası başlatıyor./ Benzeri olayların tekrarlanabileceğinden ve Nazi dönemini hatırlatan bu uygulamanın sorumlusunun derhal görevinden alınmamış olmasından kaygı duyuyoruz. Halkımın bir ferdi olarak diyorum ki: Sütçüler Kaymakamı yetkisini aşmamış halkın sesi olmuş ve sembolik bir emir vermiştir.

Eğer bütün yurt sathında bütün mülkî âmirler halkın sesi olsalardı ve Türk düşmanlarına gereken cevabı anında verselerdi, insanlarımızın harekete geçmesine lüzum kalmazdı.

Ülkeyi yönetenler Türk düşmanlarını cesaretlendirince, insanlarımız da kendilerini koruma ve birliği sağlama ihtiyacı duymuştur. Halk muhalifleri diyor ki: ''Muasır medeniyetler seviyesine ulaşma'' hedefi cumhuriyetin kuruluş ilkesidir./Bu ilkenin günümüzde hayata geçirilmesinin; demokratikleşmek, sivilleşmek, kendi yurttaşlarıyla ve dünyayla barışarak hiçbir yurttaşı ''sözde'' saymayan, hiçbir ülke ve halka düşmanlık beslemeyen bir zihniyet ve hukuka erişmekle sağlanacağına inanıyoruz. Halkımın bir ferdi olarak diyorum ki: Bayrağı yakmak isteyenleri, onların ardındakileri ne saymak gerekir! "Hiçbir ülke ve halka düşmanlık beslemeyen…" sözünü bir açın bakalım… Halk muhalifi bildirici işbirlikçilerin insanlarımızın düşmanlık güttüğünü düşündüğü ülke Ermenistan, halk da Güneydoğu''da yaşayan insanlarımız ve Ermeniler… Halkımın öfkesi bölücülere ve Türk insanını katil gösterenleredir sadece.