Siyaset14 Nisan 2005 00:00

Kışkırtanın adı yok mu? - Mustafa Yıldırım

Mersin'de bayrak yere atıldı, diye yeri göğü inleten devlet yöneticileri, İncirlik'te 90 km çapındaki yurt toprağının Amerikan bayrağının güvenlik alanı olduğunu bilmiyorlar mı? İstanbul, İzmir, İskenderun, Yumurtalık, Antalya, Aksaz/Karaağaç, Ağalar deniz limanlarının, Esenboğa, Atatürk, Çiğli, Antalya, Dalaman hava meydanlarını Ortadoğu, Kafkasya, Asya işgali için silah, cephane, araç, gereç indirecek, bindirecek Amerikan bandıralı (bayraklı) gemilere ve uçaklara açmadılar mı? Bu kararı 1 eylül 2004 tarihli resmi gazetede yayınlanmadı mı?  Ay yıldızlı bayrak oralarda nereye düşmüş oluyor?symbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsrenovation vejle renovation skive renovamicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

Bildiriyi okudunuz. "Birkaç çocuğun bayrak yakması. Gençlerin bildiri
dağıtması."nın kışkırtma sayılmamasını istiyorlar.

"Türk ve Kürt aşırı milliyetçiliğinin kışkırtmalarıyla" diyerek işi
bir yana sıkıştırmaya çalışıyorlar.

İmza sahiplerine bakarsanız aralarında kimler yok ki!

Müslüman azınlık hakları isteyenler, Ermeni soykırımını tanıyın diye
bastıranlar, Ege'ye iyonya deyip, kıyılarında enginlerine dalıp
içkili keyif ederek Rumlarla ayrılık acılarını yazılarına
geçenler. "Sevr zaten yoktu ki" diyenler. Amerikan devletinin
hazinesinden dolar alarak "sivil" toplumculuk oynayanlar.

Olabilir. Onların da bu demokratik ortamda bildiri yayınlama hakları
var! Düşünce özgürlüğü var!

Türkiye üstüne kanlı oyun oynandığı da bir gerçek. Ancak, işi "aşırı
milliyetçilik" diye kesip atanlar, şu "Kürt aşırı milliyetçiliği"
sözüyle neden yetiniyorlar?

Neden açıkça, Türk ulusunun Türkiye'yi federasyona dönüştürmek ve
sonra her bir federasyondan bir bağımsız Kürt, Laz, Rum, Ermeni
devleti çıkartmaya çalışanlardan söz etmiyorlar?

Türkiye'yi kanlı çatışmalara sürükleyenlerin alanlarda Öcalan'a
özgürlük isteyerek PKK bayrakları sallamalarından açıkça söz
ediyorlar mı?

Kıbrıs'ın, Amerika'ya, Yunan'a ve Batı Avrupa'ya teslimini açıktan,
kimi zaman Türkleri aşağılayarak savunmayı, Rumlarla, Amerikalılarla,
Avrupalılarla aşna fişne olmayı bize barış(!) diye kakalamalarını,
işbirliğini, alıp satmayı "bilimsel görüş" ya da "düşünce özgürlüğü"
diye yutturduklarını neden unutuyorlar?

Irak'ta Amerikan destekli bağnaz, aşiretçi, mezhepçi parçalanmış
kukla bir devlet kurulmasının kanlı sonuçları kışkırtma değil mi?


 

Aslına bakarsanız bu imza sahiplerinin çoğunun tuzu kurudur. Başları
sıkıştı mıydı, ver elini Almanya, Amerika, İngiltere, Fransa. Ermeni,
Çerkes, Gürcü, Rum, Laz, Kürt diyasporasının kucağına. .

Ne zamana kadar?

Ta ki yurdumuz Amerikan-AB işgalinde Türk milliyetçiliğinden, dinazor
komünistlikten kurtulana dek.

Bildiri dağıtanlar yaşları yirmiyi geçmeyen delikanlılar, kızlar.
Saldıranlar da öyle! Kanlı tezgahı duyumsuyorsunuz. Peki ama, şu
bildiri imzacıları, bu oyunun arka plandaki yöneticilerini neden
araştırmıyorlar?

Neden yurdumuzdaki tüm yabancı karıştırıcıların, istihbaratçıların,
dernekçilik, vakıfçılık adı altında çöreklenen elemanların sınır dışı
edilmelerini istemezler?
İşlerine gelince aydın(!) ya da büyük bilim
adamı olmuyorlar mı? Yuvarlak sözlerle örtülü kışkırtmacılık
yapacaklarına, biraz da onları araştırıp gerçek aydın olmayı
deneseler olmaz mı?

Yapamazlar! Neden mi? Orasını da bir zahmet siz düşünün!

***

Mersin'de bayrak yere atıldı, diye yeri göğü inleten devlet
yöneticileri, İncirlik'te 90 km çapındaki yurt toprağının Amerikan
bayrağının güvenlik alanı olduğunu bilmiyorlar mı?

İstanbul, İzmir, İskenderun, Yumurtalık, Antalya, Aksaz/Karaağaç,
Ağalar deniz limanlarının, Esenboğa, Atatürk, Çiğli, Antalya, Dalaman
hava meydanlarını Ortadoğu, Kafkasya, Asya işgali için silah,
cephane, araç, gereç indirecek, bindirecek Amerikan bandıralı
(bayraklı) gemilere ve uçaklara açmadılar mı? Bu kararı 1 eylül 2004
tarihli resmi gazetede yayınlanmadı mı? 

Ay yıldızlı bayrak oralarda nereye düşmüş oluyor?


Irak'ta kırmızı çizgiler çizenler, kukla devletin tepesine oturan
Talabani'yi ehveni şer sayan Türk Dışişleri, onu kutlayan yüksek
makam sahipleri. Bu işleri görmezden gel, sonra da, Trabzon ve
Mersin'deki olaylardan ve tepkilerden milliyetçi(!) uyanış sonuçları
çıkar!