Siyaset16 Mart 2008 00:00

Dava Açmanın Nesi Garip? - Ali İhsan Gürcihan

Başka davalar açılınca bu ülkede demokrasi devam ediyor da, siyasilere dava açılınca neden demokrasi açısından ayıp oluyor ve neden demokrasiye engel teşkil ediyor? Yoksa siz siyasiler, demokrasinin en temel kuralı olarak bilinen; - "Herkes kanun önünde eşittir" hükmünü de mi, tanımak istemiyorsunuz ? -Siyasette, yönetimde, ihalelerde, ticarette uygulandığı gibi, hukuki açıdan da, kendinize imtiyazlı ayrı bir sınıf ve zümre muamelesi mi yapılmasını istiyorsunuz? cialis forum link cialis bez receptabuscopan link buscopan plus

Dava Açmanın Nesi Garip?

Ali İhsan Gürcihan

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  15.03.2008
   

Bu ülkenin Başsavcısı, AKP hakkında dava açılmak üzere Anayasa Mahkemesine başvurunca,sanki bu ülkede hiç dava açılmıyormuş gibi , birileri başladı bağrışmaya ;

“Demokrasi için büyük bir ayıp”

“Demokles’in kılıcı tarzı bir tehdit”

“Demokrasinin yerleşmesi önünde büyük bir engel’’……

Demokrat olduğunu iddia eden aydın ve yetkililerimizin bu söylemlerini , demokrasinin alfabesi kabul ettiğimiz Anayasa’mızı açıp bir daha okuyarak hep beraber değerlendirelim;

  1. Bu ülke demokratik, laik ve sosyal bir HUKUK DEVLETİ değil mi ?

  2. Yargı yetkisi, Türk Milleti adına BAĞIMSIZ MAHKEMELER’ce kullanılmıyor mu ?

  3. Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idari makamları ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan TEMEL HUKUK KURALLARI değil mi ?

  4. Yüksek mahkemeleri, YARGI’nın ,yani demokratik düzenimizin birer parçası olarak kabul etmiyor muyuz ?

O zaman ayıp bunun neresinde.

Demokratik bir ülkede dava açmanın garipsenecek tarafı nedir ?

Bu davayı Millet İradesine karşı yapılan bir darbe gibi göstererek, demokratik ve hukuki bir işlemi keyfi bir işlem durumuna sokmanın amacı nedir ?

Bu davanın,vatandaşımızın ortaya koyduğu siyasi iradeye karşı değil, tam tersine bu iradeyi istismar ederek,suç teşkil eden söylem ve eylemlerde bulunanlara karşı açıldığı ortada olmasına rağmen, mağdurları oynamak ve halkı tahrik etmek maksadı ile çok ustaca saptırıldığı da görülmektedir.

Bu söylem ve davranışları gerçek anlamı ile okursak açıkça denmektedir ki ;

‘’Nasılsa halkın oyunu aldık,millet iradesi bize teslim edildi. Yasalar ne derse desin,kim ne söylerse söylesin biz inandığımızı,bildiğimizi yaparız . Arkamızda bu halk desteği olduğu sürece bizi kimse de yargılayamaz.’’

Uygulamada,esas olarak gücünü HUKUK’tan aldığına inandığımız Demokrasi anlayışı bu mudur ?

Hukukun işlemediği bir ortamda demokrasiden bahsedebilir miyiz ?

Siyasi olarak elde edilen oy desteği, işlenen suç karşısında hukukun uygulanmasına bir kısıtlama veya hoşgörü getirme hakkına sahip midir?

Başka davalar açılınca bu ülkede demokrasi devam ediyor da, siyasilere dava açılınca neden demokrasi açısından ayıp oluyor ve neden demokrasiye engel teşkil ediyor?

Yoksa siz siyasiler, demokrasinin en temel kuralı olarak bilinen;

- "Herkes kanun önünde eşittir" hükmünü de mi, tanımak istemiyorsunuz ?

-Siyasette, yönetimde, ihalelerde, ticarette uygulandığı gibi, hukuki açıdan da, kendinize imtiyazlı ayrı bir sınıf ve zümre muamelesi mi yapılmasını istiyorsunuz?

Bazı aydınlarımızın ve sözüm ona yabancı otoritelerin de ifade ettiği gibi,Batı Ülkelerinde artık bu devirde parti kapama olaylarına rastlanmamaktadır.

Evet doğrudur.

Yasama ve Yürütme faaliyetlerini anayasa’larına ve rejimlerine saygı içerisinde yürüten, fikir özgürlüğü ile eylem arasındaki farkı bilen siyasilerin olduğu batılı ülkelerde, yargı’ya bu anlamda pek iş düşmemektedir.

Ancak demokrasiyi istismar ederek çizgi dışına çıkmaya hevesli siyasilerin bulunduğu ülkelerde ise, yargının,gerektiği zaman ülke adına üzerine düşeni yapması da bizzat demokrasinin bir gereğidir.

Demokrat geçinen bazı aydınlarımızın ifade ettiğinin aksine; bahsi geçen demokrasi ayıbını, onu korumak zorunda olan yargı değil, bizzat demokrasi’yi istismar ederek anayasal çizginin dışına çıkanlar işlemektedir.

Bu nedenle, yargının özellikle suç işleyen siyasiler hakkında dava açması, demokrasinin bir gereği ve demokrasimizin de sağlıklı işlediğinin bir göstergesi olarak düşünülmektedir.

Ancak içerisine girilen bu çok önemli ve hassas süreci de; tek taraflı sevinerek, öç alarak geçirmek yerine, hepimiz adına çok yönlü düşünerek, akılcı ve ölçülü davranarak, demokrasiyi de, cumhuriyeti de beraberce yücelterek değerlendirilmemiz gerekmektedir.

Sürecin iyi yönetilmemesi halinde ise; bu son gelişmelerin, ülke adına daha tehlikeli durumlar ortaya çıkaracağı ve telafisi zor kayıplara neden olacağı da unutulmamalıdır.

Hangi düşünce ve inanışta olursa olsun, hepimiz açısından çok önemli ve hassas olan bu dönemde ülkemizin geleceği adına son bir söz olarak ifade etmek gerekirse ;

‘’ BU ÜLKENİN ; DEMOKRASİYİ İSTİSMAR EDEREK, CUMHURİYET DEĞER ve KAZANIMLARINI HARCAYAN yada SUSKUN KALAN DEMOKRATLARA DEĞİL, CUMHURİYET ADINA TARAF OLAN ve ONA SADAKAT GÖSTEREN GERÇEK DEMOKRATLARA İHTİYACI HER GEÇEN GÜN DAHA ARTMAKTADIR. ’’


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008