Siyaset1 Mart 2008 00:00

Güvenmenin Sonu Bazen Hüsrandır! - Ali İhsan Gürcihan

Bu ülkenin değerlerine sahip çıkmanın heyecanı ile kendilerini eleştiren garibanlara karşı aslan kesilip onları bir şekilde süründüren otoritelerin, her nedense AB’yi, ABD’yi arkasına alarak bu ülkenin kırmızı çizgilerini ve bizzat egemenlik haklarını hiçe sayanlara karşı aslan kudreti ile karşı koymak yerine bir koyun uysallığı ile davrandıklarını üzüntü ile izliyoruz. Hüsrana uğradığımız şu günlerde, artık hepimiz bilmeliyiz ve anlamalıyız ki; bu asırda bireysel liderliklere güvenip irademizi onlara teslim etmek yerine, demokratik ortam içerisinde TOPLUMSAL İRADE GÜCÜMÜZ’ü sağlıklı bir şekilde oluşturmak ve onu sadece seçimlerde sandık başında değil, hayatımızın her kesitinde ve her alanda etkin olarak ortaya koymak zorundayız.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie

Güvenmenin Sonu Bazen Hüsrandır !

Ali İhsan Gürcihan

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  02.03.2008
   

İnsanlar inandıkları değerlere sahip çıkmak için, özellikle çaresiz ve güçsüz kaldıkları noktada, çözüm ve çıkış yolunu bulabilmek için, kişiliğine güvenebilecekleri ve güçlü olması gereken insanlara bel bağlarlar.   

       Sahip oldukları maddi ve manevi güç nedeni ile, toplum adına sağlıklı bir duruş göstermesi beklenen bu güvenilir şahıslar; gerçekten güvenilmeye değer insanlar ise, medyatik olmaya çalışmaksızın  sessiz ve mütevazı bir kahraman olarak üzerlerine düşeni samimiyetle yapmaya çalışırlar.

       Kendilerine bel bağlanan bazı insanlar ise; üzerine düşen gerçek iş ne ise onu yapmak yerine, popülist yaklaşım ve gösterişli hareketlerle ve basının da katkısı ile belli bir süre için kamuoyunun beğenisini kazanabilir, hatta kurtarıcı rolüne bile soyunabilirler.

       Görüntüde ilahlaşan sözüm ona bu tür liderlerin, sorunlara çözüm getirmesi ve gereken doğru duruşu göstermesi beklenirken, bizzat kahramanın kendisinin aciz, seviyesiz ve  iradesiz bir duruma düşmesi ya da gerçekten böyle olduğunun anlaşılması, insanları hüsran ve hayal kırıklığına uğratır.

        Tarih, siyasi ve askeri alanda ilah gibi paye verilen bazı yetkililerin, kendisine gerçek ihtiyaç duyulduğu durumlarda ortaya çıkan yetersizlikleri nedeni ile bir balon gibi nasıl söndüğünü gösteren nice olumsuz örnekler ile doludur.

İçerisinde yaşadığımız bu dönemde de maalesef ;

Toplumsal beğeni kazanabilecek çıkışlar yaparak güvenilir gibi gözüken kişilerin, esas ihtiyaç anında olması gereken bir irade ve duruşa sahip çıkamadığını görmekten üzüntü duyuyoruz.

Dürüstlüğü dilinden düşürmeyerek, ahlaki zafiyet gösterenlere tavır koyarak ve gerekeni yaparak, sözüm ona güvenilir biri gibi gözükmeye çalışan kocaman insanların, kendi yaşantılarının ahlaki değerlerle hiçbir ilgisi olmadığını hayretle izliyoruz.

Söylemleri ve basın önündeki tavırları ile sözde halkının sıkıntısını paylaşan güvenilir bir lider görüntüsü vermeye çalışanların; paylaşmayı bırakın, kişisel varlıklarını zenginleştirmek için halkın elinden neler kapmaya çalıştıklarını, lüks yaşantıları ve saltanatları için devlet kasasından neler harcadıklarını, halkla mutluluğu ve zenginliği değil sadece sıkıntı,üzüntü ve derdi paylaştıklarını görüyoruz.

Şehit Cenaze törenlerinde eziklik ve üzüntü görüntüsü içerisinde şehitlerimizin kanı üzerine ve gelecek adına söz vererek güven tazelemeye çalışan sorumluların, yurt içerisindeki günlük yaşantılarını ve özellikle yurt dışı gezilerini izlersek, şehitlerin acısını cami avlusundan çıkar çıkmaz unuttuklarını, gerçek acıyı ana, eş, çocuk, baba ve kardeşler dışında pek kimsenin hissetmediğini,ateşin sadece düştüğü yeri yaktığını çok açık bir şekilde yaşıyoruz.

Bu ülkenin değerlerine sahip çıkmanın heyecanı ile kendilerini eleştiren garibanlara karşı aslan kesilip onları bir şekilde süründüren otoritelerin, her nedense AB’yi, ABD’yi arkasına alarak bu ülkenin kırmızı çizgilerini ve bizzat egemenlik haklarını hiçe sayanlara karşı aslan kudreti ile karşı koymak yerine bir koyun uysallığı ile davrandıklarını üzüntü ile izliyoruz.

Hüsrana uğradığımız şu günlerde, artık hepimiz bilmeliyiz ve anlamalıyız ki; bu asırda bireysel liderliklere güvenip irademizi onlara teslim etmek yerine, demokratik ortam içerisinde TOPLUMSAL İRADE GÜCÜMÜZ’ü sağlıklı bir şekilde oluşturmak ve onu sadece seçimlerde sandık başında değil, hayatımızın her kesitinde ve her alanda etkin olarak ortaya koymak zorundayız.

Sorunlarımızın çözümünü,bundan böyle bireylerin tekelinden kurtarıp toplumsal ağırlıklı yaklaşımlarla halledeceğimiz umudu ile;

‘’ Bu milletin egemenlik hakkını gereği gibi kullanamayarak, ya da anlayamadığımız nedenlerle böyle bir görüntü oluşmasına meydan vererek , bizi sürekli hüsrana uğratanlara kızıyorum ve yazıklar olsun diyorum.’’


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008