Siyaset28 Şubat 2008 00:00

2B'yi Tersten Okumak - Hasan Salih Gündüz

Lâkin DTP’ye ve Kürtçü ağızlara yönelik idarî soruşturmaların sümenaltı edildiği, yasal girişimlerin ise yetersiz ya da sonuçsuz kaldığı izlenimi doğuyor. Peki efendim, mesela ben, Egeli vatandaş Hasan Salih olarak ekibimi kurup bir “siyasi hareket” başlatsam ve manifestomda desem ki: " Biz Egeliler, yıllardır Türkiye ekonomisini sırtladık, Marmara’dan sonra bu ülkenin en çok vergi verip üretim yapan bölgesi olduk. Bizler şehirlerimizde polis araçları alımını, okulların, hastanelerin vs. yapım ve donanım masraflarını bile kendimiz üstlenmeye mecbur kalırken, bunlar yetmezmiş gibi verdiğimiz vergiler hep diğer yörelere kaynak olarak aktarıldı. Bölge insanı olarak artık hakkımız olanı istiyoruz, özerklik talebimizi ilan ediyoruz," desem…discount drug coupons site printable coupons for cialisescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilo

2 B'yi Tersten Okumak

Hasan Salih Gündüz

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  28.02.2008
   

Başlıktan yola çıkarak yaptığınız tahmin yanlış.

Orman vasfını yitirmiş arazilerin de birilerine peşkeş çekilmesi -politik lügatte “imara açılması” deniyor- meselesinden bahsetmeyeceğim.

Memleketimizde soğuk savaş yaşanırken ve muhtelif kriz beklentileri büyük başların üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanırken, müzmin sorunlarımıza farklı bir açıdan ve ters mantıkla bakalım dedik. Konumuz başörtüsü ve bölücülük...

Başörtüsü artık sorun olmaktan çıkmıştır, diyemeyiz. Çünkü söz konusu anayasal düzenlemenin akıbeti belirsizken, bazı kesimlerde yetersiz bulunmakta ve % 47 baskısı şahince söylemlerle kendisini göstermektedir.

Üstelik üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasının sorunu çözeceğini sanan kesimler ise asıl büyük meseleyi görememektedir. Zira Millî Görüş ekolü ve cemaatler İslam’daki “irşâd” kavramının sadece şer’î manasını esas alıp, addolunan vazifeyi hayatın her alanına uygulamakta ısrarlıdır.

Ayrıca…

Erbakan Hoca’nın kazan kaldıran çocukları kansız yolu seçmişlerdir ama intikam hissiyle yanıp tutuşanlar siyasî kan davası gütmekten henüz vazgeçmemiştir.

Bendeniz başörtüsünün İlâhî bir emir olup olmadığına dair yorum yapacak değilim. Haddime olmadığı gibi üstüme vazife de değildir.

Kadının yüz, el ve ayakları haricinin vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde örtülmesi namus ve edebin gereği olarak emredilmiş. Genel kanaat ve yorum bu yönde…

Gelenek de ortada…

İyi ama kadında güzellik ve zarafet asıl yüz, el ve ayakta tezahür etmiyor mu? Bu bana mantıksız ve çelişkili geliyor. Keza ne diyordu şair:

“Ellerinden belli olur bir kadın.”…

Buna mukabil erkeğin sadece göbeği ile diz kapağı arasının örtülmesi, diğer yerlerin avret mahalli kapsamına girmemesi ne kadar adaletlidir? Bir erkeğin saçı, kas yapısı ve omuzları mesela, kadın açısından cezbedici ziynetler olamaz mı? Edep ve namussa mesele, mahremiyet ve tesettüre bir de bu açıdan yaklaşalım.

Buyurun düşünün ve bir zahmet sakince tartışın. Meseleyi yarı şaka yarı ciddi ele aldım, çünkü tırmandırılan gerginlik beni çok endişelendiriyor.

Zira bu süreçte, kısa etekli ve kot pantolonlu kızlara kezzap atma ve lüks bir alış veriş merkezinin orta yerinde namaz kılma türünde provokatif olay ve haberleri alt alta koyduğunuzda, kamuoyu oluşturup kamplaştırma çabalarının bir benzerini görüyor gibiyiz.

Ne hikmetse böyle zamanlarda hemen İran gündeme getirilir…

Hakeza, ABD’nin üst düzey komuta kademesi ve bakanlarıyla gerçekleşen içeriği belirsiz görüşme trafiğine Dick Cheney’nin -ki kendisi Başkan Yardımcısı, dikkatinizi çekerim- beklenen ziyaretini de eklersek, sınır ötesi operasyon haricinde “bazı bölgesel konuların” masada olduğu ihtimali kuvvetleniyor.

Benim aklıma, anladığınız üzere, İran-Türkiye ilişkileri ve NATO saldırısı geliyor.

Şimdi, bu manzaraya baktıktan sonra endişelerimi daha iyi anlıyor ve paylaşıyorsunuzdur umarım.

Gelelim bölücülüğe…

PKK terörü günümüze kadar bir tedhiş hareketi olarak başımıza bela olurken, ABD’nin istihbarat yardımı ve operasyon izni sonucunda kısmî tasfiye sürecine girilmiştir. Çünkü Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılma sürecinde ülkemize verilen görev icra edilmeye başlanmıştır. Türkiye’nin Afganistan’da “artık” operasyonel rol oynaması istenmektedir. Irak da sırada…

Fakat bu gidişatta etnik ayrıklığın militarist yönü dizginlenirken siyasal yönü açıkça desteklenmektedir. 20 yılı aşkın süredir plânlı olarak sürdürülen milletleştirme sürecinin Kavuklu Arkası, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde özerklik, konfederasyon ve hatta federasyon niyetlerini açıkça ve de pervasızca beyan eder hâle gelmiştir.

Lâkin DTP’ye ve Kürtçü ağızlara yönelik idarî soruşturmaların sümenaltı edildiği, yasal girişimlerin ise yetersiz ya da sonuçsuz kaldığı izlenimi doğuyor.

Peki efendim, mesela ben, Egeli vatandaş Hasan Salih olarak ekibimi kurup bir

“siyasi hareket” başlatsam ve manifestomda desem ki:

" Biz Egeliler, yıllardır Türkiye ekonomisini sırtladık, Marmara’dan sonra bu ülkenin en çok vergi verip üretim yapan bölgesi olduk. Bizler şehirlerimizde polis araçları alımını, okulların, hastanelerin vs. yapım ve donanım masraflarını bile kendimiz üstlenmeye mecbur kalırken, bunlar yetmezmiş gibi verdiğimiz vergiler hep diğer yörelere kaynak olarak aktarıldı. Bölge insanı olarak artık hakkımız olanı istiyoruz, özerklik talebimizi ilan ediyoruz,"

desem…

Aynen yakın geçmişte AB üyesi İtalya’da “siyaset yapan” ancak sonunda alaşağı edilen zengin Po’lu Padania Partisi gibi…

Ben de bu ve benzeri bahanelerle özerklik istesem ya da en azından bölgesel ayrımcılık yapsam başıma neler gelir acaba? Herhalde en iyi ihtimalle Ergenekoncu iddiasıyla -önce masada sonra evimde- derdest edilirim, en kötü ihtimalle ise seçkin akredite medya tarafından hedef haline getirilirim.

Ama Ege’nin insanı bunu yapmaz, çünkü biz varlık sebebimiz olan devletimizi velinimet biliriz.

Çok şükür el âlemin kuklası olacak kadar da ahmak ve hain değiliz.

Buyurun gözlerinizi açın ve bir zahmet düşünmeye çalışın.

İşte, “Türkiyeli” türedi aydınlarımız ve “emir eri” küçük siyaset adamlarımız, kronik sorunlarımız başörtüsü ve bölücülüğe bir de bu açıdan bakarlarsa çok iyi ederler.


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008