Siyaset25 Şubat 2008 00:00

Peygamber Ocağından AKP Sakalığına : O. Doğu Silahçıoğlu

AKP VE AVANESİ İLE AYNI YERDE BULUŞMA AKP ve avanesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasası'nın "değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez" hükümlerine saldırmaktadırlar. Bu konuda da ABD'nin kucağındaki hocalarından da "Lojistik ve Moral" desteği almaktadırlar. Peki, siz nereye saldırıyorsunuz? T.C. Anayasası'nın 3ncü maddesindeki "İstiklal Marşı"na...discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenadiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Peygamber Ocağından AKP Sakalığına : O. Doğu Silahçıoğlu

Cem Yaren

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  25.02.2008
   

Uzun süredir yazılarını okur, hemen her seferinde "yutkunur"dum. Ama artık yutkunmak mümkün değil.

Kaale alınırlığını ve hatta varlığını Türk Silahlı Kuvvetleri'ne borçlu olan bu ve bunun gibilerinin konuştuklarını "ağızlarından" konuşmaları gerekir. Hele böylesine kritik dönemlerde.

Bu ve bunun gibilerin yaptıkları, bilerek ya da bilmeyerek AKP'nin değirmenine su taşımaktır.

Hem de "bıkmadan-usanmadan". Sakalığı bilmeyerek yapıyorlarsa, ortada aldıkları eğitim ve yaşam tecrübeleri ile uyumsuz bir durum vardır; bu ancak "bunaklık" ile mümkündür. Bilerek yapıyorlarsa, bunun karşılığını siz okurlarımın "insafına" bırakıyorum.

Anlayamadığım, gündemde "Vakıf Yasası" gibi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Türk Milleti'nin ve Türk Vatanı'nın varlığını ve bekasını açıkça tehdit eden "özel bir durum" varken, İstiklal Marşı ile uğraşmak niye? İstiklal Marşı'nı hedef göstermek niye?

Bir de ilkelerden bahseder durursunuz... Bu nasıl ilkelilik !?

Dahası, yazı yazdığınız gazetenin de "Vakıflar Yasası" pek umurunda değilmiş gibi görünüyor; peki ya sizin? Yoksa "ekalliyetler" size de mi "eşşek dili" yedirdi ?..

Silahçıoğlu Efendi, bilmem farkında mısın ama sadece kendi fikirlerini açıklamıyor, Türk Silahlı Kuvvetleri düşmanlarının eline de "koz" veriyorsun. Emeklisin, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sözcüsü de değilsin; ama Türk Silahlı Kuvvetleri'nden general rütbesiyle emekli olmasan, acaba başka hangi niteliğinle yazı yazabilirsin?

ŞAŞKIN ÖRDEK

Canın sıkıldıkça, hiçbir eğitimin ve birikimin olmayan bir sahaya burnunu sokuyor; Kur'an-ı Kerim'den sureleri ve ayetleri "batak" düşüncelerine malzeme yapıyorsun.

Soruyorum Efendi, bu davranışlarınla kime ve niçin hizmet ediyorsun?

Yıllarca "Kara Kuvvetleri Komutanlığı Süngüleşme Talimatı ST 23-25 Süngüleşme"de kısa ve uzun hamlenin başlangıcında vaziyet alırken "Allah !" nidasını askerlerine neden kullandırdın, kendin neden kullandın?

Yoksa kullandırmadın, kullanmadın mı? "Allah" yerine, "yeahhhh!" mı dedin?

"Şehitlik", "gazilik" gibi kutsal değerleri de mi reddediyorsun? O zaman söyler misin, "sen kimsin" ve "sen nesin"?

Okurlarım hatırlar, geçen yıllarda "Ne kadar Türk'üm" başlıklı bir yazı yazmıştım.

Ben Türklüğü'mün boyutunu savaşlarda sülalemin verdiği "şehitler", "gaziler" ve "kayıplar" ile kıyaslamıştım. Demek, size göre yanlış yapmışım (!)

Bu yanlışı sadece ben değil, bugüne dek "şehit" ve "gazi" olanlar da yapmış. Ben "şehitlik" ve "gazilik"ten bahsetmedim diyebilirsiniz ama bakın neler yazmışsınız:

"İstiklal Marşı'nın 10 kıtasına 'Hakk, ezan, cennet ve iman' gibi sözcüklerin ustalıkla yerleştirilmiş olduğunu da mı yazmadınız?

AKP VE AVANESİ İLE AYNI YERDE BULUŞMA

AKP ve avanesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasası'nın "değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez" hükümlerine saldırmaktadırlar.

Bu konuda da ABD'nin kucağındaki hocalarından da "Lojistik ve Moral" desteği almaktadırlar.

Peki, siz nereye saldırıyorsunuz? T.C. Anayasası'nın 3ncü maddesindeki "İstiklal Marşı"na...


Hani siz Kamalist'tiniz?

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün de yakın gözetim ve denetiminde seçilmiş "İstiklal Marşı"na saldırırken, ATATÜRK'ün sizin gördüklerinizi görmediğini mi iddia ediyorsunuz?

Siz neymişsiniz de bizim haberimiz yokmuş...

Acaba, aşağıda aktardığımdan haberiniz var mı?

"Komisyonun çalışmalarını yakından takip eden ATATÜRK, bu seçimi uygun bulmamıştı. İstiklâl Marşının uzun olmasında mutabakatını söyleyerek okunduğu ve çalındığı zaman, herkesin uzun uzun ayakta tutulmamasının elbette doğru olmadığı, ancak Marşın İstiklâl davamızı anlatışı cihetinden, büyük mânası olan, bilhassa şu mısralarının marşdan çıkarılmasının doğru olmadığını söylemiştir.
'Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet
Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl'

ATATÜRK:
- Benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim vecizeler, işte bunlardır, demiştir."


Eğer, okumadıysanız size daha kapsamlısını da gönderebilirim...

Ancak, benim bildiğim bir taife var ki, siz de tam onların göbeğinde duruyorsunuz.

Kamalist gibi görünerek, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e saldıranların merkezinde.

Siz, İngilizlere "Atatürk'ü Türkiye'den sileceğim" sözü vererek üzerinde Atatürk resimleri bulunan Türk Liralarını, pulları Londra'daki Kraliyet Merkez Bankası'na göndererek imha ettiren "Paşa Baba" taifesindensiniz ve belki de oradan ziftleniyorsunuz.

Ve açıkça söylüyorum ki ben, sizi ve sizin gibileri AKP'den de, ABD'deki hocadan da daha tehlikeli ve zararlı buluyorum.

LAWRENCE'İN YOLUNDAKİ OSMAN

Silahçıoğlu Efendi, Türklerin İslamiyeti zorla ve katliamlar sonucu kabul edebildiğini yazan birinin "Türklük"ten bahsetmesi, Nihal Atsız'dan söz etmesi anlaşılır gibi değildir.

"Türk - İslam, doğası gereği birlikteliği mümkün olmayan iki öğreti" olduğunu iddia eden birine benim saygı duymam, mümkün değildir.

Mütekait Efendi, hadi diyelim ki "İslam" bir öğreti, ki değildir, "Türk" de mi öğreti?

Fikirlerinizi açıklayabilirsiniz, ama "kutsal kavramlar"a saldıramazsınız, hakir göremezsiniz.

21 Şubat 2008 tarihli yazınızın tamamını okuyan, bu yazının sizin değil de T. E. LAWRENCE'in kaleme aldığını, ya da onun görev yaptığı tarihlerdeki "Psikolojik Harekat" unsurlarından biri olduğunu ister istemez düşünecektir.

Bir başka yazınızda

"Kuran ve Yaşam-", Maide Suresi'nin sadece 33'ncü Ayeti'ni alıp yazınıza taşıyor ve bunun üzerinden "zavallı" hükmünüzü tesis ediyorsunuz. Peki, o Ayet'i Kerime'nin bir öncekini niye bir kenara koyuyorsunuz?

İşte Maide-32

"Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler."


Şimdi de Maide-33

"Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır."

KAMALİZM'DEN Bİ HABER ZAVALLILAR

1924 Anayasası'nın Başlangıç Kısmı, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kaleme alınmıştır.

Bu metnin içinde bir cümle vardır ki Kamalizm'in direğidir. (Kamalizm de nereden çıktı demeyin sakın, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK imzalarında "Kemal"i değil, "Kamal"ı kullanırdı.)

1924 Anayasası'nın ruhu olan bu cümle neydi:

"Bu Anayasa Antikapitalist ve Antiemperyalist"tir.

Haydi Efendi! şimdi başını iki elinin arasına al ve düşün bakalım: "Antiemperyalist", "Antikapitalist", "Mazlumun ve masumun, Hakk'ın ve haklının" yanında yer almayan Türk olabilir mi? Müslüman olabilir mi?

Peygamber Efendimiz "İslam güzel ahlaktır" dememiş midir?

"Ben Adalet üzre gönderildim"

dememiş midir?

Bu şartlar altında hala Türk ve islam'ı uzlaşmaz, uyuşmaz olarak düşünmek mümkün mü?

"Güzel ahlakı" savunmayan, "adalet"ten bi haber olanın Türk olması mümkün mü?

Türklük sizce sadece irsi bir vasıf mıdır?

Eğer Türklük sadece "irsi" bir özellik olsaydı Atatürk "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk denir" der miydi?


Evet Efendi, Soros çocuklarının gazetesindeki tescilliler ve benzerleri, sen ve senin gibilerden gıdalanarak "Kemalist PKK'lılar"dan bahsedebilmektedirler;

Sorospu çocuklarının vakfı, "'şehitlik' ve gazilik' kavramları kaldırılmalıdır" diyebilmektedirler.

SON SÖZ

Yazılarımda sen ve senin gibileri "muhatap" almam, aslında benim için bir zuldür. Ama, Kur'an-ı Kerim'e, İstiklal Marşı'na dil uzatmaktan bıkmayan birine de gereken cevabın mutlaka verilmesi gerekir.

Ben Elhamdülillah Türk'üm, Elhamdülillah Müslüman'ım. Ama öncelikle Elhamdülillah "yaradılanların en şereflisi" insanım.

Son söz olarak sormak istiyorum efendi; bu yazdıklarının ve yaptıklarının Danimarka'da Hazret-i Muhammed Mustafa Efendimiz'le dalga geçen karikatürleri yayınlayanlardan ne farkı var?

Hadi Almanya'daki kundakçı Nazi'lerin ve Danimarka'daki kışkırtıcıların düğmesine "birileri" bastı; peki ya senin düğmene?

Ne diyordu Farabi:

"Kökten görmeler, makamlarını şerefleri ile şereflendirirler; sonradan görmeler ise makamları ile şeref bulurlar"

Görevde de olsalar, emekli de olsalar bu özellikleri sürer gider...


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008