Dün, bizim Türkhaberler'de şu haber yer aldı:
".....MAHKEME, ÖZKAN'I HIRSIZ SAYDI
Araştırmacı-Yazar Hakkı Öznur'un çeşitli eserlerinden kaynak göstermemek suretiyle alıntıya başvuran Tuncay Özkan'ın intihal yaptığı Yargıtay'ca onandı... Tuncay Özkan, Öznur'a 7 bin YTL ödeyecek" |
***
Ben de bu konuda, 2007'nin son günlerinde yayınlanan SEÇKİN SINIF YALANLARI adlı kitabımda şunları yazmışım:
***
Edebiyat dünyasında intihal ya da ÇALINTI örnekleri…
Bu kadar çalıntı roman, şiir ve de öykü…
Kendi insanlarını hançerleyen istihbarat örgütleriyle ilintili bu kadar yazar, gazeteci ve tarihçi…
Bunları 'dün' içinde söyleyemeyen ağabeylerimiz 'zaman sorumluluğu'na sığınıyordu ve onlara göre 'zamanı' gelecekti...
Çoğu, büyük çoğunluğu öldü; hırsızlıklar, ihanetler edebiyatımızın yüzkarası olarak duruyor!
Şimdi gelelim hırsızlıklara ve bunların küçük bir bölümüne (!) yüzeysel ve küresel olarak bakalım…
***
*Don Pedro'nun 'İstanbul'a zorunlu bir seyahat'i ile Orhan Pamuk'un Beyaz Kale’sini bırakalım bir kenara, onu yazının sonunda anlatacağım...
*"ENTRİKALAR SAVAŞI" ve "CIA KÜRTLERİ", KÜRT DEVLETİ'nin TARİHİ; Tuncay Özkan'ın değil mi?
Peki bunlardan önce yayınlanan HAKKI ÖZNUR'un kitabı " CAHŞLARIN SAVAŞI" neyi anlatıyor?
*Kerem Alışık'ın babası Sadri Alışık için yazdığı " MEKTUP", Murathan Mungan'ın "YALNIZ BİR OPERA" sı değil mi?
*"SCHRÖDİNGER'in kedisi" Lale Müldür'ün mü, Alev Alatlı'nın mı, Schrödinger'in mi?
*Daniel Defoe'nun ROBİNSON'u, İbn-i Tufeyl'in HAY BİN YAKZAN'ı denilmez mi?
*Umberto Eco ve Salman Rushdie hangi tarihi kaynaklardan yağma yaptılar?
*Bob Dylan'ın AŞK VE HIRSIZLIK şiiri nereden apartma?
*Borges'in "GİZLİ MUCİZESİ" ni Ahmet Karcılar, " GÜLDEN KALE DÜŞTÜ " yapmadı mı?
*Altan'ın ALDATMAK'ının kökü , omurgası hâlâ tartışılmıyor mu?
*Kİ RAZE'yi kim yazdı ; 1923'te Panait İstrati mi (Kira Kiralina), 1990'larda Ann Chamberlin mi ( Safiye Sultan'da) yoksa 2000’lerde Çetin Altan’ın eşi Solmaz Kamuran mı?
*Cevat Fehmi'nin BUZLAR ÇÖZÜLMEDEN'ini 100 yıl önce GOGOL "Müfettiş" diye yazmamış mı?
*Emre Kongar'ın HOCA EFENDİ'nin SANDUKASI, kimin elyazması idi?
*Gebze Kütüphanesi'nden kayıp bir kitap var, el yazması...O gün kim girmiş kütüphaneye? Sonra, aylar sonra ne çıkmış ortaya...
*Mustafa Kemal’in çok sevdiği DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ marşı hangi ülkeden, kim tarafından aşırma?
***
Fethullah Gülen´in kitabıda çalıntı (*)
Ve bir ek daha;
Yazar Murat Bardakçı , Fethullah Gülen'in makalelerden oluşan
''Buhranlar Anaforunda İnsan''
adlı kitabının ilk kısmının, eski Başbakan Şemsettin Günaltay 'ın 1951 yılında yayımlanan ''Zulmetten Nura'' adlı kitabıyla aynı olduğunu belirtti.
Bardakçı, Hürriyet gazetesindeki yazısında, Gülen'in son kitaplarından ''Buhranlar Anaforunda İnsan'' ı okumaya başladığını, kitabın ilk sayfalarından itibaren ''Ben bu cümleleri bir yerden hatırlıyorum'' dediğini belirterek şöyle dedi:
''Gülen'in kitabının ilk kısmı İsmet Paşa'nın ve tek partili dönemin son başbakanı olan Günaltay'ın Türk toplumunun düşünce yapısını derinden etkileyen 'Zulmetten Nura' isimli kitabı ile neredeyse kelime kelime aynı.''
Gülen'in Günaltay'ı n kitabının
"Tanzimatçılık devri ve netayici (sonuçları)"
başlıklı bölümünü günümüz Türkçesine uyarladığını ve makalenin adını
"aydınlık kapıya doğru"
biçiminde değiştirerek kendi adıyla yayımladığını belirten Bardakçı şöyle devam etti:
''Ama yayın sırasında bazı değişiklikler olmuş, mesela Günaltay'ın makalesinde geçen Türk sözü, Gülen'de her nedense mümin halini alıvermişti. İşin daha da garip tarafı, bütün bunlar olup biterken Günaltay'ın adının Gülen'in kitabında bir defa olsun geçmemesi.''
İki kitapta aynı olan bölümler şöyle:
Günaltay'ın kitabından: ...
Her millet kendi ruh ve kabiliyetiyle mütenasip teşkilat ister. Milletlerin teşkilat-ı idariyye ve ictimaiyyeleri asri ihtiyaçlarının, ruhi temayüllerinin mevludu değil midir?
(Sayfa 158).
Gülen'in kitabından: ...
Her millet kendi ruh ve kabiliyetine uygun, kendi düşünce ve inancı çizgisinde müessese ve teşkilat ister. Rica ederim, milletlerin idari ve içtimai teşkilatları, maarif ve düşünce akımları, asrın ihtiyaçlarının ve milletin ruhi temayüllerinin neticesi değil midir? (Sayfa 2).
Günaltay'ın kitabından: ...
Muhtelif milletlerin tarz-ı ıslahat ve tanzimatlarını teşrih eden sahaif-i tarih tedkik edilirse görülür ki bir milletin hayat-ı içtimai ve siyasiyesini tanzim, terbiyesini tekeffül, rehberliğini deruhte etmiş olanlar, kavanin-i tabiiyyeye teşvik-i hareket hususuna ne kadar gayret göstermiş, milletlerin ruhuna, asri ihtiyaçlarına ne kadar derinden nüfuz etmişlerse mesailerinden o derece feyyaz semereler istihsal etmişlerdir. (Sayfa 159)
Gülen'in kitabından: ...
Dünden bugüne, muhtelif milletlerin ıslahat tarzları ve inkılapları araştırıldığında görülür ki, bir milletin içtimai ve siyasi durumunu tanzim, terbiye ve yükselmesini deruhte ve rehberliğini yüklenenler, hareketlerini fıtrat kanunlarına uydurma hususunda ne kadar titizlik göstermiş; milletlerin ruhuna ne kadar vâkıf olabilmiş ve çağın getirdiği ihtiyaçlara ne kadar nüfuz edebilmişlerse çalışmalarında o derece semereli olmuş ve milletlerine de o nispette ölümsüzlük vaat edebilmişlerdir.
(Sayfa 3).
(*) Kaynak : Hürriyet ve Cumhuriyet gazeteleri 13 Aralık 2004
***
İşte bir başka özel ek;
Yıl 1961; Fuad CARIM; "İstanbul'a zorunlu bir seyahat" adlı romanı çeviriyor...
Roman, Don Pedro ( Pedro de Urdemalas) adlı bir gemiciye ait.
1 Mart 1557'de ŞARLKEN'in oğlu KRAL FİLİP'e bu el yazması hediye ediliyor...
Ardından da unutuluyor... ( Krallar kitap okumaz ya) İşte BEYAZ KALE bundan doğuyor...
Sözün özü:
Yaklaşık 30 – 35 şiirden oluşan tek kitabı 40 baskı yapan, o tek kitapla ünlü olup bir daha kitap yapamayan, üretemeyen “apartmacı” ozanlar da var bu ülkede…
***
Enver Gökçe’yi, saygıyla, sevgiyle anıyorum bu bölümün sonunda….
***
Refik Durbaş, 22 Şubat 2001’de Cumhuriyet’in KİTAP ekine şunları söylüyor;
“ İ
lhan Selçuk bir gün şunu sormuştu bana;
"Bir mı sra var 'yakana kan gülleri takayım / bir o yana bir bu yana.’ Bu mısra Enver Gökçe'de de var, Ahmed Arif'te de var; Hangisine ait bu mısralar"
diye…
Kim kimden çalmış
" Aslında bu, bir halk türküsü... Aynı dönemde yazmışlar. İkisi de kullanmış dedim.”
***
Şimdi burada biraz soluklanıp bir iki unutulmuş habere bakalım…
Kaynaklarından hafızamızı tazeleyelim:
TÜRKAN ŞORAY’ın ROMANI…
Kemal Uzan’ın Yeni İstanbul gazetesi 70’li yıllarda hamleye hazırlanır. Gündemde ünlü bir ismin yazdığı romanı yayınlamak vardır.
Cihat Baban, gazetenin yazı işleri müdürü Erol Dallı’ya;
“Git Türkan Şoray’a teklif et!” der.
Dallı, Şoray’ın yazamayacağını söyleyince de;
“Kitabını yayınlatamayan tonla adam var. Birinden romanını alır, Türkan’ın adını koyarız”
diye ekler…
***
Dallı, Rüçhan Adlı ( Şoray’ın o zamanki işadamı sevgilisi) ve Türkan Şoray ikilisiyle isim kullanmla karşılığı 10 bin liraya anlaşır. Cumhuriyet gazetesinde düzeltmen olan Adnan Özyalçıner’den de yazdığı romanı 5 bin liraya alır…
İşte böylece yıllarca hafızalardan silinmeyen BURUK ACI romanı, filmi ve şarkısı ortaya çıkar. Şarkının sözleri de yine Şoray’ın değil, Sennur Sezer’indir…
Öykünün sonunda,
“Kemal Uzan, yazar Özyalçıner’in de Şoray’ın da parasını ödemez. Erol dallı mahçup olmamak için bu parayı maaşından verir”
desek şaşırmazsınız değil mi!
|